13 Eylül 2006

ÇODAROĞLU’DAN ÇAVDAR’A ve KÜÇÜK HIRKA' da SÜLALE İSİMLERİ



ÇODAROĞLU’DAN ÇAVDAR’A ve KÜÇÜK HIRKA' da SÜLALE İSİMLERİ

Çorum -Alaca'nın Yozgat sınırında son köylerinden olan Küçük Hırka köyünde doğanların birçoğu hala aynı köyde yaşamaktalar.
Ancak özellikle 1960 sonrası sosyo - ekonomik gelişmeler nedeniyle Çavdar soyadını sürdüren emmidaş gençler; başta Ankara ve yurdun bir çok yerine, yurt dışında ise özellikle Fransa olmak üzere dünyanın bir çok yöresine dağılarak oraları mesken tuttular.
Köyümüzde bir kaç sülale vardı.
“Codarlar”..
“İmam evi...” 
“ Şahbazlar”. 
“Danlılar”.. 
“Guburlar”... 
“Buzağcılar”..  
"Zaimoğlu" 
ve
Aynı sülaleden olup da ev isimleri ile anılanlarda vardı.
Coddular-Kırdıklar-Ellüçler -Korülünün ev
ya da
“Kamilin ev”
“Mamalının ev ..”
“ Hacıeyibin ev” gibi..
Bu evlere; “Mamalıgil”,
” Hacısülükgil” ,
“Şerifinhüseyingil” şeklinde de söylenir..
Bizim sülaleye “Codarlar” denirdi.Yakın zamanlara kadarda öyle sürdü.
 Sadece halk arasnda mı?.
Elbette, hayır.
Alaca'ya “Hüseyinağbat” deniği zamanlarda bizim sülaye         “Codarlar”  denilegelmiş. Bu durum o dönemin mahkeme kayıtlarına da öyle düşmüş.
Elimizdeki en eski belgede ki Çorum “Şeriye Siciline” işlenen ve ilerde resmi sunulacak olan 2 Şaban 1234tarihli (rumi- 1817 miladi takvim)mahkeme kaydına göre “Codar” sülale ismi resmi belgelere işlenmiş. 
Her nedense soyadı kanunu ile bazı sülale isimleri gibi bizim sülale ismi de değişmiş. 
Soyadı kanunu çıkınca, bizimkilere de Çavdar soyadı verilmiş. “Codar” diye kaydetmemişler, Çavdar diye yazmışlar. 
Belki yazan memur anlamamış.. Belki de ilk kez böyle bir kelimeyi ilk duyduğu için daha aşina olduğu bir kelime ile değiştirmiş.
Bizim sülale Çorum'dan  gelerek 
Büyük Hırkaya
Küçük Hırka ve
Derbent'e yerleşmişler..
Küçük hırkaya yerleşenlere Çodarlar/çodaroğulları dendiği gibi
Büyük Hırka'ya yerleşenlere  ki bu gün (Takavitler) diye bilinen aileye de " Köroğulları " denmiş.
Fakat, soyadı verilirken onlara da - Tıpkı çodarlaraın başına gelen gibi -   sadece "KÖRé soyadı verilmiş
Bu gün orada yaşayan yada oradan dağılan sülalemizin soyadı , "KÖR" olarak geçmekte ..
Derbent deki sülale ise CODDUlar diye anılıyor

 Bu değişiklikte

SOYADI KANUNU'nun 3. maddesindeki  "Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle" soyadı verilmez hükmünün etkili olduğunu düşünüyoruz
 "SOYADI KANUNU. Kanun No : 2525. 
MADDE 1 – Her Türk, öz adından başka soyadını da taşımaya mecburdur.
MADDE 2 – Söyleyişte, yazışta, imzada öz ad önde, soy adı sonda kullanılır.
MADDE 3 – Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç soy adları kullanılamaz."
Bizimkilerde bu değişikliğe  oralı olmamış nasıl olsa lazım değil diye..
Çünkü zaten “Codarlardan falanca” diye çağırıyorlar .. 1970’lere kadar kimse "çavdar " soyadı ile kimseyi tanımaz, uzak diyarlardan gelen mektuplarda bin bir şahitlikle ilgili soyadını taşıyana verilirdi.
Benim küçüklüğümde askere giden bir gencimizden mektup gelince, "Çavdar" soyadı yazıldığı için “Bu kim ki?” diye çok ararlar, hatta burada böyle biri yok zannına kapılırlardı. Çünkü herkes “Codarlardan”, “İmamevinden”,” Danlılardan”, “Buzağcılardan” filancanın oğlu diye biliniyordu.
Aynı şekilde;
İmamevi’en mensup kişiler “Yazıcı”,
Guburlar’a ise “Aykaç” soyadı verilmiş.
Buzağcılar, “bozacı’”ya,
Mamalanın ev, Karakaya’ya dönüştürülmüş.
Şahbazlar, Şahin..
Paklagözlere Kaya, köyün kömürocağı diye bilinen yerinde oturanlara ise Kömürcü soyadı uygun bulunmuş..
Codarlar, bölgeye Çorum’dan gelmişler.
Buzağcılar, Yozgat’ın Külhüyük -kulüyük-köyünden gelmişler.
http://kulhuyukkoyu.tr.gg/)  Çok sonraları gidip emmidaşlarını buldular. Yakın zamana kadarda irtibatları vardı.Buzağcılardan her nedense Şerifin Haseyin’in ev  soyatlarnını değiştirdi. Şimdi Öztürk soyadını taşıyorlar..
...............


Cuma, 22:48 · 

https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=177865175691034&id=522065491146743&comment_id=643027


Buzağcılar, Yozgat’ın Külhüyük -kulüyük-köyünden gelmişler.

http://khirka.blogspot.com/2006/09/odaroludan-avdara-ve-slale-isimleri.html

http://khirka.blogspot.com/


Ismail Özbay SA Daha önce de yazışmıştık. Ben izmir deyim. Buzacılar diye adlandırdığınız aileden burda esnaf olan mustafa bey var.. İhtiyar delikanl(emekli müstahdem) msn de vardı face yok şimdilerde... Telfonla görüşmüştük... Onların verdiği bilgiler çerçevesinde bizim köylülere sordum.. Fransada buzacılardan akrabaları ve akrabalarınız varmış. Onlar bizim köye akrabalarını ziyarete gelirlermiş.... Anlattılar.. Sizin buzacılardan iki-üç kişi 1960 larda bizim köye amcazadelerini ilk defa bir düğün vesilesi ile ziyarete gelmişler. Böylece ilk temaslar sağlanmış. Daha çok şimdilerde Fransada olanlar ziyaretlere geliyorlarmış. Bizim köyde ÖCALLAR var. Sizin köye bizim köyden gelen buzacı onlardanmış. Muhtarlık yapan Hayrullah ve Mustafa ÖCAL kardeşlerin babaları ile sizin köye gelen buzacı kardeşmiş... Asıl dedeleri fakih diye adlarılan zat ; Kanuni devrinde köyümüz YÖRÜKLÜKTEN(YÜRÜKLÜKTEN) TÜRKMANLIĞA(YERLEŞİKLİĞE) geçirilince şimdiki tanımı ile imam olarak tayin edilmiş.... Dolayısı ile ÖCALLAR, O sülalesi FAKİHLER (fakıgiller) diye bilinir.... Sizin buzacı bu aileden. Ama şimdiki buzcıların gençleri onlardan çok onların kızlarından olan yeğenleri Bilal ÖZBEK'le irtibat halindeler.... Selamlar..

ecati Çavdar İhtiyar delikanlı benim eniştem...
.....................
 Danlılar, bizim köyümüzün tam doğusunda Alaca, Zile , Çekerek üçgeninde Danlı dağlar var. Zannediyorum oradan geldiklerinden kendilerine Danlılar denmiş.
Bu köklü sülalelerin her birinin ayrı adetleri, hayata bakışları, farklı konuşma ağızları ve yemek tarzları var.
Mesela:
Danlıların pilava “pilov” demesi.. Ve un çorbasına “Codarlar hellesi “ denerek özelleştirilmesi gibi ..
Nasıl  ki Karabayır, Codarlardan sorulur idi ise,
Elmalı da Buzağcılara aitti.
Köyümüzde diğer sülalelerin aksine Karabayır denen ve köyün durumuna göre güney olduğu için daha az karla kaplı dönem geçiren meralarda sadece bu sulaleye ait komler vardı.
Güz mevsiminde “Koç katımı” ile Codarların sürüleri Karabayır’daki komlere giderdi. Sülalenin erkekleri komlerde nöbetleşe kalarak sürü taa koyunların yavru yaptığı , havaların iyice isındığı  döneme;  “Hıdırellez”e kadar kekik kokulu Karabayır’da kalırdı. Başka hiçbir sülalenin hayvanları bu şekilde köy harici bir yerde barındırılmazdı. Daha sonra diğer sülalelerin sürüleri gibi Codarların sürüleri de gece köydeki ahırlara getirilir, gündüzleri gübrelenecek bir tarlada istirahat ettirilirdi. Köy kadınları hayvanlarını gündüz yazıda gübrelenmek üzere tutulan tarlaya giderek sürülerden süt alırlar, kuzuları burada emzirirlerdi.


ÇODAROĞLU’DAN ÇAVDAR’A
Çorum merkez ya da merkeze yakın yerleşim yerinden çıkan üç kardeş gelip Çorum -Alaca'nın Büyük Hırka köyü ile  Küçük Hırka köyü ve Yozgat'ın merkeze bağlı Derbernt -Devret-köylerine yerleşmişler. Oralarda çoğalmışlar. . Belki de bundan iki yüz elli yıl öncesinde hayvancılık yaparak yaylalarda geçimini sağlayan Codarlar, rakımı 1000-1400lerde olduğu için hayvancılığa müsait ve serin bir yayla olan bölgeye yerleşmeyi tercih etmiş. Bu köylerde yaşayan emidaşlara farklı soyadı verilse de hala kendilerine köylerinde ve çevrede "codarlar-coddular" diye tanımlanır. Öyle bilinir. Ben kaynakları tam olarak bulamadım ama “Codarların” bir Türkmen boyu olduğu ve Kızılırmak yayı çevresinde yerleştikleri söyleniyor.. Codarlar genel olarak Kızılırmak yayı çevresine yerleşmiş türkmmenlerin “codar” kolundan. Çorum, Çankırı, Sivas ,Kırşehir ve Ankara gibi Kızılırmak’ın geçtiği alanlar da yer yer “codarlara” rastlandığı belirtiliyor.
Mesela  tesadüfen Ankara'da karşılaştığım şu meşhur son Osmanlı Ankara Müftüsü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi’nin köyü olan Ankara’nın Beynam Köyü kaynaklı (Ankara’da  kızılay’da kırtasiye işi yapan- Karddeşler kırtasiyenin sahibi-   Nevzat Çavdar bey) bir Çavdar soyadlıya sorduğumda; “Aslında bize Codarlar deniyor. Bize de Çavdar soyadı verilmiş. Neden bilmiyorum. Fakat hala bizlere Codarların Nevzat denirse daha rahat tanınıyoruz ” demişti.
Onun içinde bazen lazım olduğunda sülale ismimiz “çodaroğlu’’nu kullanıyorum. İsim olarak da “Necati”, “kurutulan” anlamına geldiği için kurtulanlardan olur muyuz?
Bilmiyorum.
Fakat bazı yazılarımda "Kurtuluş Codaroğlu" isim ve sayadını mahlas olarak kulanmaktayım.
Her ne kadar “codarlar”, bir sülale adı ise de sülalede adı “Codar” olan birisi var.. Osmanlı döneminde iki çocuktan birisi askere alınırmış. Baba hangisini dilerse onu gönderirmiş. Büyük babam Hacı Mehmet (coddu) ile Kuzubaba diye de bilinen ağbisi Ahmet emimin babaları Köyde 36 yıl muhtarlık ve Çorum'da İl Genel Meclisi üyeliği yapan Arif Kağnın dedesi Arif dedenin iki çocuğu vardır. Birisi Osman diğeri Codar.
CODAR, KÖYE KÜSER, ASKERDEN DÖNMEZ
Arif ağa büyük oğlu Osman’ı değil de küçük oğlu Codar’ı askere gönderir. Codar, bu duruma küser ve askerden gelmez. Zaten çoğu zamanda askerden gelinemez de. Çok uzun zaman geçince artık Codar öldü zannedilir. Ancak Belli bir zaman sonra Codar, deve keranı ile köyüne gelir. Sokunun yanında bir kızla konuşur. Babasını, ağbeyini ve başkalarını sorar. Küçük kız, bildiğini anlatır. Babası, ağabeyi öbür aleme intikal etmiştir.. Kendisini tanıtmaz.. Geçer gider geldiği kervanla Codar ..
Ancak ileriki zamanlarda uğradığı bir köyde, ben filancayım diye kendisini tanıtarak”Yeğenimle konuştum ancak beni tanımadı “ der. Bu haber ne zaman tekrar köye döner bilinmez. Yeğenleri atlılar takar peşine.. Ancak ne iz vardır, ne Codar. Gecip gitmiştir mechule.. Belki de askerde kaldığı yere.. O gitti hala gider. Fakat ismi kalmış yadigar.. O nedenle onunda dede ismi olması muhtemel olan Codar’ın adı sülale ismi olarak sürer gider. Taa ki son codar ferdi yer yüzünden silinene kadar..
--------xxxxxxxxxxxxxxxxxx----------------


1) Kara Hisar- Demürlü Yöresinde “OĞUZ BOYLARI”,
2) “Çorum, Kırıkale, Kırşehir, Yozgat ve Çankırı Yöresi”
3) “ Orta Anadolu halk Kültürü”
4)“ Orta Anadolu Halk Kültüründe Deyimler ve Hikayeleri” Ve “Tarihi, Kültürü ve İnançları ile Sungurlu” isimli kitapları kaleme alan değerli hemşehrimiz, araştırmacı yazar İsmail Uçakçı bey köyümüze, yöremize ve Çavdar’ın Obası’na katkı için aşağıda dikkatinize sunulan bilgileri gönderme lütfünde bulundular. Kendisine teşekkürlerimizle bu bilgileri aynen yayınlayarak ilgilerinize sunuyoruz.


1) DULKADIRLI BEYİNE DİRLİK İÇİN VERİLEN VARSAK BÖLGELERİ;
Hüseyin-Abâd Kazası (Alaca); Tespit edebildiklerimiz; “Perçem, Hırka, Yatankavak, Sofular, Kavurgalı, Üçargun, Hatip, Tahir, Saruhocalı Mezraları”dır. Hırka Aşireti; Bu aşirete mensup taifelerin yörede yaygın olarak bulunduğu "Hırka Baba" adlı dağ, türbe, köy ve mevki adlarından anlaşılır. Alaca İlçesi idari sahasında kurulmuş Büyükhırka, Küçükhırka Köyleri mıntıkasında bulunan "Hırka Dağı ve Türbesi" ne adını vermiş oymaklar; Hacıbektaş İlçesi idari sahasında bulunan “Hırka Dağı-türbesi” ne adını vermiş oymaklar ve Kırşehir İl sınırları içerisinde kurulmuş "Hırka Köyü" ne adını vermiş oymağın bu aşirete bağlı olduğu anlaşılıyor. Çepni bölgelerinde yaygın olarak yaşadığı anlaşılan aşiretin bu boya bağlı olacağı büyük ihtimallerdendir.
Büyükhırka Köyünde yaşayan taifelerden bir uzantınınSungurlu İlçesi Sarıkaya köyünde yaşayan Eminlersülale, Uçakcı soyadı almış oymağa iç güvey girdiği ve soyadı kanununda “Demirparmak” adı aldığı bilinir.
Ayrıca, Hırka Aşiretine mensup bir beyin İskilipkazasında “Hırka-i saadet” adıyla bir camii yaptırdığı 1854 yılı kaynaklarından anlaşılmaktadır.
2) ÇAVULDUR BOYU Adının manası , “Namuslu, şanlı şöhretli” anlamına gelir. Eski Türk kaynaklarında “Çavundur, Çuvaldar, Çav, Çavdur, Çavdar, Çavgın, Çandır, Çavdır” adlarıyla kaydedilir.Sembolü, Kartal türü kuşların en büyüğü olan “Buğdayık kuğu” dur.
Çavdar Aşireti; Ordu Mesudiye, Kütahya Emet, Burdur Gölhisar yörelerinde kaza kurmuş olan aşiret üyelerinden bazı taifelerin tarihte, yörede “Kafirkıran, Sülaymanfakılı, Hasantimurcu Mezraları”nda yaşadıkları belirtilmektedir.Ayrıca, Alaca İlçesi Küçükhırka Köyü ve Sungurlu İlçesi Körkü Köyünde “Çavdar” soyadı almış oymakların adlarınını bu aşiretten aldığı söylenebilir.Çavgın Aşireti; Çavuldur adından bozulmuş olduğu düşünülmekte ve bu adla Yozgat İli Sarıfatma Köyünde bir sülalenin yaşadığı görülmektedir.
Çandır Aşireti; Türkmen Aşiretlerinden olan Çandırların, Türk yurdu olan Semerkand ve Buhara dolaylarında pek çok yerleşim yerine adını verdiği bilinir. Boğazkale İlçesi idari sahasında bulunan EmirlerKöyünde yaşayan Çandır soyadı almış oymak üyeleri ile Yozgat İli ve Kalecik İlçesi idari sahasında kurulmuş“Çandır” adlı yerleşim yerlerini kuran kişilerin bu aşirete bağlı olduğu söylenebilir. Yörenin İskanı ve Aşiretlerinin şeceresini konu eden; 1) Kara Hisar- Demürlü Yöresinde “OĞUZ BOYLARI” “Çorum, Kırıkale, Kırşehir, Yozgat ve Çankırı Yöresi” Adlı kitabımızı, “ Orta Anadolu halk Kültürü” Adlı Kitabımızı “ Orta Anadolu Halk Kültüründe Deyimler ve Hikayeleri” Adlı Kitabımızı,Ve “Tarihi, Kültürü ve İnançlarıyla Sungurlu” Adlı Kitabımızı Gördünüz mü? Selamlar.
....................................
Kimden: iucakci
01:28 (18 saat önce)
kime : Necati Çavdar
tarih: 11.Eyl.2008 01:28
konu: Bilgilendirme
/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

kimden: Jack Cenk Cavdar

kime: necaticavdar@gmail.com
tarih:21 Mart 2010 01:53

konu: ÇAVDAR

Slm Necati Bey,

ÇAVDAR ailesinin asiretleri nerden gelme oldugunu biliyormusunuz ? Belge ve ne kadar geriye kadar tarihi var ÇAVDAR ismi.
Ben aile 4 nesil geriye gittim, son tarih 1882 istanbul dogumlu Ali Neset ÇAVDAR, babasini adi Mustafa ÇAVDAR imis, ama nerde dogdunu suan daha belgeleri gelmedi elime.
Gerisini Fatihten arastiracam, ama sizdede bilgiler varsa lutfen bana bildirin, tessekkurler.
Saygilarimla
Erhan Çavdar

--
Necati Çavdar'dan Cevap:
Kime: Jack, bcc: cavdarbjk, bcc: tugba, bcc: cavdar, bcc: ensarseniviyor.
kimden: Necati Çavdar
kime: Jack Cenk Cavdar
tarih: 21 Mart 2010 02:41
konu: Re: ÇAVDAR
gönderen: gmail.com

Erhan bey,
Benim soyadımda ki "Çavdar" bilgisizlik katline uğramış.
 Zira, bize "Codarlar" derler..
 Bu gün de hala "codarlar" diyorlar.
 Hele hele Eskiler "çavdar" soyadımızı bilmez hep "Codarlar" dan falanca derlerdi..
 Çevrede yeni soydımızla yeni yeni biliniyoruz.
 Ve tüm codarlara "çavdar" soyadı verilmiş. Zannediyorum, soyadı yazmak için gelen memur; kültürsüzlüğünü, köksüzlüğünü yansıtarak daha bilinen "Çavdar" kelimesini deftere yazmış.
 Çavdarlar'a gelince Kızılırmak yayı boyunca Sivas, Kayseri,Kırşehir,Ankara, Çankırı Çorum civarlarında rastlıyoruz..
 Konuyla ilgili olarak bendeki belge ve bilgileri,
 www.khirka.blogspot.com
 adresine koydum..

Selamlarımla
GÖNDEREN NECATİ ÇAVDAR ZAMAN: 9/13/2006 04:54:00 PM  
////////////////////////////////////////

Oğuzlar'ın Çavuldur Boyu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 06:53

ÇAVULDUR (Çavundur)

Bu boyun adı XVI. yüzyılda Anadolu'da umumiyetle Çavundur şeklinde söyleniyor. Bunun yanında kelimenin eski şekli ile (yani Çavuldur) birçok köy olduğu gibi, Çavdur şeklinde bazı köylere rastgelinmektedir. Mezkur yüzyılda bu adlarda Anadolu'da 21 yer adı görülebiliyor.

Danişmend-name'de Anadolu'nun fatihlerinden Çavuldur Çaka adlı bir beydeki bahsedilir. Zahir-i Nişaburi nin Selçuklu tarihinde, Anadolu'yu fetheden Sultan Alp-Arslan'ın kumandanları arasmda Emir Çavuldur adı da geçiyor. Bu müellife göre, Emir Çavuldur, Artuk, Saltuk, Mengücük ve Danişmend ile Malazgirt savaşında bulunmuş ve Anadolu'da Maraş ile Sarus (Sarız) bölgelerini fethetmiştir. Bu kayıtlara dayanarak Çavuldur boyuna mensup Çaka adlı bir beğin Anadolu'nun fethinde mühim bir rol oynamış olduğunu kabul edebiliriz. Hatta, mezkur eserlerde ondan bahsedilmesi, Çavuldur Çaka'nm adı unutulmayan ünlü beylerden biri olduğunu gösteriyor. Danişmendnamedeki Çavuldur Çaka'nın aslında Anna Komnena'da XI. yüzyılın sonlarına doğru İzmir yöresinin hakimi olarak anılan Çaka'yı ifade etmesi, her halde "limansızdır" denilemez.

Bununla beraber Çavuldurlar, bizim Oğuz boylarına alt yer adları cedvelinde 18. sırada yer aldıkları gibi, yine Anadolu'da onlara ait kalabalık nüfuslu oymaklar da görülemiyor. Bu boya mensup mühim bir kolun batıya göç etmiyerek Marıgışlak yarımadasında kalması, Anadolu'daki Çavuldur varlığının zayıf bir durumda görünmesinde şüphesiz mühim bir amildir. Fakat asıl amil olan husus, bu boyun, bazı boylar gibi, nüfusunun azlığıdır. Hazar ötesi Türkmenlerinin çoğunun mensup bulunduğu Salurlar'ın İran ve Anadolu'ya, kalabalık kümelerinin geldiğini biliyoruz.

XVI. yüzyılda bu boya mensup bir oymak Boz-Ulus arasında görülmektedir. Bundan başka aynı adda çok küçük bir oymak da Çorum sancağında yaşamaktadır.

1. Boz-Ulus: 

Defterlerde adı Çavundur imlası İle yazılan bu oymak H. Selim devrinde iki kola ayrılmıştır. Duyar Kethuda'ya bağlı birinci Çavundur kolu 174 vergi nüfuslu, Pir Ahmed Kethüda'nın idaresindeki ikinci kol da 50 vergi evli idi. Bundan başka Boz-Ulus'un büyük oymaklarından biri olan Oğul-Beglü obaları arasında da Çavundur adlı bir oba vardır. Bu obanın adını, kethüdası Veli'nin babası Çavuldur'dan aldığı anlaşılıyor. Mamafih bu husus Oğul-Beğlü oymağının Çavundur boyu ile kabilevi bir bağı olduğunu gösterebilir.

2. Çorum: 

Çorum'da yaşayan küçük Çavundur oymağına gelince bu oymağın Osmancık kazasına bağlı Akça-Su köyünde yerleştiği görülüyor. Bu Çavundur oymağı ile birlikte aynı köyde oturan adil ve Habil adlı oymakların da bu Çavundur oymağı ile akraba olmaları mümkündür.

3. Hazar-ötesi Türkmenleri: 

Yukarıda kalabalık bir Çavuldur kolunun Mangışlak yarımadasında kaldığını söylemiştik. Eba'l Gazi'ye göre Şah-Melik'in öldürülmesi üzerine Oğuzlar dağılmaya başlamış ve bunun sonucunda onlardan büküme Kılıc, Kazan ve Karaman beylerin başlığında Mangışlak'a gitmiştir. Bu küme arasında her boydan oymaklar vardı. Fakat çoğu (köpregi) Eymür, Döğer, İğdir, Çavuldur, Karkm, Salardan idi.

Birinci Bölümde Seyhan boylarındaki Oğuz elinden bahsederken X. yüzyılın başlarında yine bir kardeş kavgası yüzünden Oğuzlardan bir kümenin o zamana kadar ıssız bir yer olan Styah-Kuh (Mangışlak) yarımadasına göç ederek orada yurd tuttuğu söylenmişti. Bu vakıa Ebu'l-Gazi'nin anlattığı rivayetin esası olabilir.

Mangışlaktaki Çavuldurlara son asırlarda Çavdar denilmektedir. Bunların diğer Türkmen boylarına mensup kollar ile birlikte Mangışlakta rahat bir hayat sürmedikleri görülüyor. XVI. yüzyılda yarım ada Mangıtlar tarafından istila edildi ve kalabalık Salar boyu oradan çıkarıldı. Daha sonra burası Kalmaklar'ın hücumuna uğradı. Kalmaklar Çavdar, İğdir ve Soynacıların bir bölüğünü Kuzey-Kafkasya'ya götürdüler. Bunlar orada varlıklarım zamanımıza kadar devam ettirdiler. Mangışlakta kalan Çavdar, İğdir ve diğer oymaklara mensup kollar ise XIX. yüzyılda Kazaklar tarafından buradan çıkarıldılar2. 1863 yılında Çavuldurlar, Aral gölünün güney kıyısı ile Kara-Boğaz arasında oturuyorlardı.

O zaman 12.000 çadır tahmin edilen Çavdarlar şu obalardan meydana gelmişti: 

Abdal İğdir, Esenlü, Kara-Çavdur, Bozacu, Buruncuk, Şeyh.

Kaynakça
Kitap: OĞUZLAR
Yazar: Faruk SÜMER
http://www.turktoresi.com/viewtopic.php?f=55&t=2002
/////////////////////////////////

24 Oğuz Boyu


24 Oğuz Türk Boyu


Soyumuz, Oğuz Han‘dan gelmektedir. Atamız Oğuz Han‘ın “Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han” adlarında 6 (altı) tane oğlu vardır. Oğuz Han’ın her oğlunun da dört tane oğlu vardır. İşte Atamız Oğuz Han’ın altı oğlundan olan 24 tane torunu, bugünkü “24 Oğuz Boyu“nu meydana getirmiştir. Bütün dünyaya yayılan Oğuzlar, bu 24 boya dayanmaktadır.
Şimdi bu boy adlarının ne anlama geldiklerini ve bu boyların nerede yaşadıklarına bakalım:
Boz-Oklar: Dış Oğuzlar da denip, Sağ kolu teşkil ederler.
1. Gün-Alp/Gün-Han: Sembolü şâhin. Oğulları:
a) Kayıg/Kayı-Han: “Sağlam, berk” anlamındadır. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hâkim olan Osmanlı sülâlesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gâzi ve her biri birer müstesnâ şahsiyete sâhip, çoğu dâhî, cihangir, kumandan, şâir ve sanatkâr olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kâfidir.
b) Bayat: “Devletli, nîmeti bol” anlamındadır. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’da Kaçarlar, Horasan’da Kara Bayatlar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenlerinin çoğu, bu boydandır. Dede Korkut kitabını 1480’de Hicaz’da yazan Tebrizli Hasan ve meşhûr şâir Fuzûlî bu boydandır.
c) Alka-Bölük/Alka-Evli: “Nereye varsa başarı gösterir” anlamındadır. Türkiye ve Âzerbaycan’daki Alaca, Alacalılar adı taşıyan yerler bu boyun hatırasıdır.
d) Kara-Bölük/Kara-Evli: “Kara otağlı (çadırlı)” anlamındadır. Karalar ve karalı gibi coğrafî yer adları bunlardan kalmadır.

2. Ay-Alp/Ay-Han: Sembolü kartal. Oğulları:

a) Yazgur/Yazır: “Çok ülkeye hâkim” anlamındadır. Ab-Yabgu devrindeki Yenibent Yabguları, Batı Türkistan’daki Cend Emirleri, Kara-Daş denilen Horasan Yazırları, Ahıska’dan aşağı Kür boyundaki Azgur-Et (Azgur Yurdu) Kalesi, Kürmanç Kürtlerinin Azan Boyu, Toroslardaki Gündüzoğulları Hanedanı bu boydandır.

b) Tokar/Töker/Döğer: “Dürüp toplar” anlamındadır. Yenikentli Vezir Ayıdur, Harput-Diyarbakır-Mardin hâkimleri, Artuklular, Sincar-Siverek, Suruç arasında hâkim eski Caber Beyleri, Memluklar devrinde Halep Döğeriyle Hama Döğerleri, bugünkü Mardin-Urfa arasında yirmi dört oymaklı Kürt Döğerleri, Hazar Denizi doğusundaki Saka Boyu Takharlar; Şavşat’taki Ören kale, To-Kharis ve Malatya’nın Tokharis bucağı, Dağıstan’daki Digor ve Kars ve Arpaçay sağındaki Digor kazası bu boydan hatıradır.

c) Totırka/Dodurga/Dödürge: “Ülke almak ve hanlık yapmak” anlamındadır. Sivas doğusundaki Tödürgeler bu boydandır.

d) Yaparlı: “Misk kokulu” anlamındadır. Zaza Çarekliler ve misk ticareti yapan Yaparı Oymağı bu boydandır. Yaparı Oymağının Akkoyunlu ve Giraylı camilerinin mihrap duvar harcına bu güzel ıtriyattan kattıklarından hâlâ hoş kokmaktadır. Diyarbakır ve Kırım’da hatıraları vardır.

3. Yıldız-Alp/Yıldız Han: Sembolü tavşancıl. Oğulları:

a) Avşar/Afşar: “Çevik ve vahşî hayvan avına hevesli” anlamındadır. Hazistan Beyleri, Konya’daki Karamanoğulları, İran’daki Avşarlı Nâdir Şah ve hanedanı, Ürmiye ve Horasan Afşarları bu boydandır.

b) Kızık: “Yasakta pek ciddi ve kuvvetli” anlamındadır. Gaziantep, Halep ve Ankara çevresindeki Kızıklar, Doğu Gürcistan’da ve Şirvan batısındaki ovaya Kızık adını verenler bu boydandır.

c) Beğdili: “Ulular gibi aziz” anlamındadır. Harezmşahlar, Bozok/Yozgat-Raka/Halep çevresindeki Beğdililer, Kürmanç Badılları bu boydandır.

d) Karkın/Kargın: “Taşkın ve doyurucu” anlamındadır. Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindeki Kargunlar, Doğu Anadolu ve Âzerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karların suları ile kopan sel ve su kabarmasına da Kargın/Korkhun denilmesi bu boyun adındandır. 

Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler.

1. Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:

a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” anlamındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir.

b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” anlamındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır.

c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” anlamındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir.

d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” anlamındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır.

2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:

a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” anlamındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır.

b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” anlamındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır.

c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” anlamındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır.

d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” anlamındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır.

3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:

a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” anlamındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır.

b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder anlamındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden (622-623 yılları arasında Medîne’ye varan), Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır.

c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” anlamındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh (1072-1092) devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir.

d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” anlamındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır.

Türkçe, Edebiyat, Türk

Oğuzlarla ilgili diğer bilgiler: Oğuzlar, Oğuz Boyu Bugün; Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir.

Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler de vardır. Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” mânâlarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir.

İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar. Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti. Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı. Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını (armalarını) göstermişlerdir. Buna göre, Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün Türkiye’de yirmi dört Oğuz boyuna ait işaret ve yer adlarına çok rastlanmaktadır.

Oğuz adına ilk defa Yenisey Kitabelerinde rastlanmaktadır. Barlık Irmağı yöresinde bulunan bu kitabelerde; “Altı Oğuz budunda” sözü yer almaktadır. Öz Yiğen Alp Turan adlı bir beye ait olan bu kitabelerin yazıldığı devirde, Oğuzlar, Göktürkler’in hakimiyeti altında altı boy hâlinde Barlık Irmağı kıyılarında yaşamakta idiler.
http://turk-alemi.blogspot.com/2014/08/24-oguz-boyu.html
//////////////////////////////
Otomatik alternatif metin yok.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

selamın aleykum akrabalarım
ben trabzondan asım çavdar burdaki bilgileri okudum ilgimi çakti sanıyorumki bizlerde aynı boydan gelmekteyiz bana myl atarsanız sevirim bizim osmanlıda kimlere baglı oldugumuzu islam alaminde hangi kola dayandıgmzı bilmek isterim şimdiden teşekürler
asım çavdar
ac18@outlook.com

Necati Çavdar dedi ki...

Ve aleyna aleyküm SELAM, Asım bey
İlginiz için teşekürler..

Evet soydadımız Çavdar
Ancak esas sülale adım ız CODARLAR

Zannediyorum.
Soyadı verilirken ya bilerek yada bilmeden CODAR değilde ÇAVDAR yazmışlar..
Yakın zamanlara kadar soyadımız ÇAVDAR olmasına rağmen pek bilinmez COADRLAR dan filanca diye çağırılırdı
O yüzden bizdeki ÇAVDAR rast gele bir soyadı..
Esası , geçmişi yok..
Selamlarımızla
Necati Çavdar