31 Ocak 2019

Küçükhırka ve Büyükhırka köylerinde Dere ve Pınarlar.. " ARİNNA KENTİ’NİN SULARI, SU YAPILARI VE ALACA HÖYÜK"


Aşağıkaranlık Deresi, Almalı Deresi, Ar Deresi, Aygır Deresi, Bağçak. Deresi, Balkaya .... kuzeybatısındaki Küçükhırka ve Büyükhırka köyü çevresinde (Harita.



http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/10/2185/22655.pdf


ARİNNA KENTİ’NİN SULARI, SU YAPILARI VE ALACA HÖYÜK
ARİNNA KENTİ’NİN SULARI, SU YAPILARI VE ALACA HÖYÜK
Hatçe BALTACI O G LU





Hatçe BALTACI O G LU,  HİTİT lerle ilgili  "ARİNNA KENTİ’NİN SULARI, SU YAPILARI VE ALACA HÖYÜK" konulu araştırmasında 
Küçük Hırka ve Büyük Hırka köyü 
Pınarları na da yer vermiş.
:::::::::::::::::::::::::::::::

ARİNNA’NIN VE ALACA HÖYÜK’ÜN SU KAYNAKLARI Tabletlerde, ideografık olarak P\J-na6 ya da eski okunuşu ile TÜL-ra/7, bazı bilim adamlarına göre Arinna8 şeklinde, yazılışlarının taşıdığı anlam dışında, Arinna’da pınar(lar) bulunduğuna ilişkin doğrudan bir bilgiye bugüne kadar rastlanmamıştır. Bununla birlikte Arinna'da pınarların varlığı kabul edilse bile, bu durumun Arinna’ya özgü olmadığı tabletlerde belgelenmektedir. BEL MADGALTI auriyas ishas (Sınır Kent(ler) Valisi) yönergesinde “kentte (kent yakınında) arkasında hangi pınarlar (varsa), o pınar(lar) için kurbanlar saptanmış ise, onları sunsunlar”9 bilgisinin yönergede konu edilecek kadar önemsenmesi, Sınır Kent(ler) Valisi'nin yönetimindeki bölge(ler)de yer alan çeşitli kentlerde (genel anlamda) pınarların bulunduğunu göstermektedir. Metinlerde, Arinna’nm dağlarından ve ırmaklarından söz edilmekle10 birlikte bu durum da Arinna’ya özgü değildir. Tabletlerden, çeşitli kentlerde ve bu kentlerin yakınlarında su kaynaklarının bulunduğu öğrenilmektedir. Kral, nuntarriyasha- bayramı ile  ilgili yolculuğunda, Tahurpa kentine girmeden önce, ırmak kenarında dinsel tören yapmaktadır11. Aynı bayramda kral Arinna’da töreni sürdürürken, kraliçe Tahurpa’da Arinna’nın Güneş Tanrıçasını ve Mezulla’yı kutsamaktadır12. Bu bilgiler, Tahurpa’nın yakınlarında su kaynaklarının bulunduğunu ve Arinna’da olduğu gibi13 bu kentte de Arinna’nın Güneş Tanrıçasına tapınıldığını göstermektedir. Bayramın dördüncü gününde, kralın Hisurla kentine gelmesi ile kutsal kurbanlar14 nehrin önüne yığılmakta ve bu işlem bayramın 16.gününde yinelenmektedir15. Kral aynı gün Nirhanta kentinde yine ırmak kıyısında tören yapmaktadır16. Bu bilgilerin yanı sıra, tabletlerde kent adı belirtilmemekle birlikte, ırmak kenarlarında törenler yapıldığı, ırmaklar ile pınarlara ekmek, şarap ve hayvan kurban edildiği; bazı büyü törenlerinin ırmakların yakınında yapıldığı, kralların yakarılarında çeşitli tanrı(ça)lara, pınarlara ve yeraltı sularına seslendikleri kayıtlıdır1'. Hititler’in inancına göre, mağara, in, yer çatlakları, su kaynakları aynı zamanda kötü ruhların yeryüzüne çıkmasına neden olduğundan, bunu engellemek için bu yerlere kan ve içki kurbanı yapılmaktadır18. Hem Arinna'mn Güneş Tanrıçası ile eşitlenen Hatti Tanrıçası Wurusemu’nun19 ritüel içerikli bir metinde bazı işlemlerden sonra pınardan dışarı çıkması hem de Güneş Tanrıçasının kentinin yazılışında PÜ(TÜL) ideogramımn kullanılmış olması J.G.Macqueen yönünden, bu tanrıçanın bir şekilde toprak ve su ile ilgisinin bulunduğu ve pınarların da yeraltına girişi sağladığı şeklinde yorumlanmıştır20. Macqueen'in bu görüşü dikkate alınsa dahi, su ile   ilgili tek tanrıçanın Arinna’nın Güneş Tanrıçası olmadığı bilinmektedir21. Kutsal sayılan ve tanrılaştırılan ırmaklar ve pınarlar aynı zamanda yeraltı dünyası ile yakından ilişki içindedir. Nerik’in Fırtına Tanrısı yeraltındaki annesine “sevgili kaynak” yoluyla inmekte, yeraltı tanrıçası da yeryüzüne aynı şekilde kaynak yolu ile çıkmaktadır22. Çeşitli ritüellerde tanrıçaların ırmaklardan, denizlerden ve pınarlardan çıkmalarını sağlamak üzere etkinlikler düzenlendiği de tabletlerde kayıtlıdır21. Hatti kökenli mitolojik bir metinde Nerik kentinin Fırtına Tanrısı kızarak çukurun (hatlessar) içine çekilir2"4. Genellikle ritüel/kurban çukuru olarak kabul edilen hatlessar yukarıdaki metni değerlendiren Macqueen yönünden ırmakların doğduğu, yer altı sularının kaynadığı bir delik, yani yer altı dünyasına giriş olarak yorumlanmıştır26.

 Pınarlar ve havuzlar, genel anlamda sular Savvuska kültünde önemli bir yer tutmaktadır27. Ağız yıkama ritüellerinde Hepat, Sauska ve Nabarbi’nin sularından söz edilmektedir28. Popko yönünden Alaca Höyük ile özdeşleştirilen Zip(pa)landa kentinin29 Fırtına Tanrısı için yapılan bayram töreninde ISTAR kaynağında (ISFAR-as lulias) içki kurbanı yapılmaktadır’0 Tabletlere göre, tanrıların [heykel(cik)lerinin] yıkanması genellikle bir ırmak veya kutsal bir havuz kenarında g erç e k le ştirilm ek te d irT a n rıla r bazen ırmak veya pınarların yakınında bulunan n^huwasiHerine götürülerek törenler yapılmakta, onlara kurbanlar sunulmaktadır’2. Tunnawi ritüelinde olduğu gibi, ritüellerde ve büyüde kullanılmak üzere ırmak kenarlarından ve pınarlardan çamur (purut-) alınmaktadır’3. Bütün bu bilgiler, adları bilinmese de çeşitli kentlerin yakınlarında su kaynaklarının bulunduğunu göstermektedir. Metinlerde ayrıca, adları bilinen Lawazantiya ve Taurisa gibi kentlerin pınarlarından söz edilmektedir’4. Yukarıdaki bilgilerin yanı sıra tabletlerden, Hitit başkentine yakın olduğu ileri sürülen0 Hanlıanna36, Hattena’7, Katapa’8, Sanahuitta39, Tavviniya40 ve Zip(pa)landa41 kentlerinin de dağlar ve ırmaklarının bulunduğu öğrenilmektedir. Yazılı belgelerde dağlarından, ırmaklarından ve/veya pınarlarından söz edilen kentlerden Tapikka ile eşitlenen Maşat Höyük, Sapinuvva ile eşitlenen Ortaköy ve Sarissa ile eşitlenen Kuşaklı yerleşmeleri, coğrafyaları ile yazılı kaynaklardaki bilgileri doğrulamaktadır42. Başka bir anlatımla tabletlerdeki bilgilerin arkeolojik verilere uyması nedeniyle, Arinna’dan başka yukarıda sözü edilen ve başkente yakın olduğu düşünülen kentlerin de su kaynaklarına yakın bir yerde aranmaları gerekmektedir. Tabletlerde, hangi kent(ler)e yakın olduğu bilinen ve bilinmeyen çok sayıda pınar adına da rastlanmaktadır4'. Bu bilgilerin yanı sıra kazıbilimsel verilerden, yerleşik yaşama geçilen Neolitik Çağ’dan başlayarak, kentlerin büyük bir çoğunlukla, yaşamsal önemi bulunan su kaynaklarına yakın kurulduğu bilindiğinden, birçok Hitit kentinin de bu özelliğe sahip olduğu kabul edilmelidir.

M.Forlanini’ye göre, Ay ala, Alisa, Ilalapiya, Hipuriya, Kurustama, Matila, Mililiya, Palapalasa, Tamisruna, TaSkuriya, Tiwaliya, Tuhi§una, Tusilasi, Zitakapisa kentleri Hattusa’ya yakın   olan Arinna’nın44 çevresinde bulunan kentlerdir43. Bu kentlerin bir kısmının adından başka şimdilik herhangi bir bilgimiz bulunmamaktadır46. Ancak bu kentlerin, su kaynaklarına yakın olmadığı kesin olarak ileri sürülemeyeceğine göre, bu kentlerden birinin Alaca Höyük için aday olamayacağını kabul etmek olanaklı değildir. Bunun yanı sıra, adlarından başka bilgimiz bulunmamasına rağmen, tabletlerde PÜ(TÜL).GAL47, Suppiluliya48 ve Luli[49 gibi kent adlarına rastlanmaktadır30. Bir kült envanter metni olan KBo LIII 91 öy. 7'de PÜ(TÜL) “pınar, kaynak” ile yapılmış'JRl 1 iJ-lı-pa-P\J(TlJL)-az adında bir kent kayıtlıdır. Tabletlerde pınar, çeşme, kuyu, su kaynağı karşılığı olan ve Hurriceden alınmış altanni- nin31 kullanıldığı liRUAltanna adında bir kentten de söz edilmektedir32. Hurrice kaynak anlamına gelen tannan?' ile yapılmış Alalah VII. ve IV. kata ilişkin tabletlerden URUTarmanna, URUTarmanaSe kentlerinin varlığı bilinmektedir34. Bütün bu örnekler, adının yazılışında pınar bulunan tek kentin Arinna olmadığını göstermektedir. Tabletlerde Hattice pınar, kaynak anlamını taşıyan “ura”33 elemanı ile yapılmış kent adlarına da rastlanmaktadır36. Bunlar arasında Atallura, Anzura, K/Ganzura, Gazziura, Kursaura, Husura, Iluhhura, Ilanzura, Samura, Sisura, Tahpatura, Tiliura, Uraluna, Urauna, Zagapura, Zanipura,Zawannura, Zigazhura gibi kentler ile biri liman kenti olan2,7 en az iki, en çok üç Ura kenti bulunmaktadır'8. Bu kentlerin, konumlan adlarının anlamlan ile uyarlı ise, içinde ve/veya yakınlarında pınarların bulunduğu, uyarlı değil ise, bulunma olasılığı olduğu kabul edilmelidir.

Yukarıdaki bilgilerin ışığında Çorum iline bağlı modem köy adları incelendiğinde, birçoğunun değiştirilmiş olmasına rağmen, sonu “pınar” ile biten otuz kadar köy adına rastlanmaktadır’9. Bu köylerin yakınlarında da pınarların bulunma olasılığı çok yüksektir. Bunun yanı sıra, Boğazköy ve Alaca Höyük’ün adında pınar sözcüğünün bulunmaması, adlarında pınar kelimesi bulunmayan köylerde de pınarların bulunabileceğini göstermektedir60. Örnek olarak Boğazkö> merkez olmak üzere Boğazköy ile Alaca Höyük arasındaki kuşuçumu uzaklık yarıçap olarak alındığında, başkentin kuzeydoğusunda 600 kadar, adları belirtilmiş pınar, sürekli ve sel tipi akarsular ile adları belirlenmemiş 250 kadar sel tipi akarsuyun bulunduğu görülmektedir61. Bu nedenle, TJattusa'ya bir gün içinde gidilip  dönülebildiği kabul edilen ve haritada merkezi Boğazköy olan 25km. yarıçaplı çember biçimindeki alanın, içinde Alaca Höyüksün de bulunduğu W lük bölümünde su kavnaklannın bol olduğu yerin sadece Alaca Höyük olduğunun ileri sürülmesi olanaksızdır. Aynı şekilde Arinna kentinin adının “p ın a r’ anlamına gelmesi neden gösterilip, sadece Alaca Hövük'te pınarların bulunduğu62 düşünülerek Arinna'nm Alaca Höyük ile özdeşleştirilmesi olanaklı değildir Bu özdeşleştirmeye esas kabul edilen görüşlerden biri, Arinna kentinin üattusa'nın hangi yönünde yer aldığı bilinmediği halde, kesin olarak başkentin kuzeydoğusunda aranması gerektiği görüşüdür. Fakat bu görüşün dayanağının bilimsel olmaması, dikkate alınmayan ancak göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir noktadır.

Arinna kenti ile özdeşleştirilen Alaca Höyük’te üç yerde pınar bulunmaktadır. İkisi, yerleşmede6' (Şek. 1-2) üçüncüsü, Sfenksli K apfnın güneyinde ve kapıya yaklaşık 1200m. uzaklıktaki Hitit barajının bulunduğu Gölpınar'dadır64. Höyük’ün yanından geçen Horamözü. Karakavaözü'ne karışarak Sungurlu yakınlarında Budaközü ile birleşmekte daha sonra Kızılırmak’a karışmaktadır0. Çorum il sınırları içinden geçen Kızılırmak’ın bu ildeki uzunluğu 182km.dir. Kemallı ve Dığ çaylarının döküldüğü Sungurlu ilçesinden geçen Budaközü, Delice ırmağına, Delice ırmağı da Kızılırmak’a dökülmektedir. İlin diğer önemli suyu Yeşilırmak'ın kolu Çekerek ırmağıdır. Sungurlu'ya yakın olan dere ve çaylar, Kızılırmak'a karışan  Budaközü çayına dökülmektedir. Dere ve çayların bir bölümü Alaca Suyu’na, buradan Çat suyuna, daha sonra Amasya ili topraklarında Yeşilırmak’a katılan Çekerek ırmağına dökülmektedir66. Çorum il merkezinin kuzeyinde yer alan Eğerci ve Kösedağı’ndan inen dere ve çaylar ile Çomarbaşı ve Sıklık derelerini sularına katan Derinçay, Ovasaray yakınlarında Eskiekin deresi Yılgmözü, Hatap çaylarının oluşturduğu Ahiilyas deresi ile birleşerek Çorumsuyu adını almaktadır. Çorumsuyu Cemilbey ilçesi topraklarında Alaca suyu ile birleştikten sonra Çat suyu adını alarak Çekerek67 ırmağına dökülmektedir. Çekerek ırmağı Ortaköy ilçesi topraklarının bir bölümünü suladıktan sonra, Aşdavul deresi, Karahacip deresi, Özdere, Ortaköy deresi, Yük deresinin suları ile beslenerek Amasya ili topraklarına geçmektedir68. Tapikka (Maşat Höyük)’nm da içinde yer aldığı bölgede Yeşilırmak’m önemli kollan Kelkit ve Çekerek Irmağı (Zuliyas)’na dökülen dere ve çaylar bulunmaktadır69. Ayrıca Hitit devrinde Anadolu’nun bugüne göre daha çok ormanlık olduğu ve bu nedenle daha çok yağmur aldığı bilinmektedir0. Bu bilgiler ışığında, çok sayıda Hitit kentinin bol su kaynaklarına sahip olabileceği göz önünde tutulmalıdır. Bunlardan Boğazköy'ün yakın çevresinde kazıları kısmen yapılmış Eskiyapar höyüğü yakınında da pınarlar bulunmaktadır71 (Harita 1). Eskiyapar höyüğü, Boğazköy’ün 25km. kuzeydoğusundadır72. Başka bir anlatımla Eskiyapar da Alaca Höyük gibi başkente yakın bir Hitit yerleşmesini temsil etmektedir.

........................................
Boğazköy'ün, örnek olarak seçilen Alaca Höyük yönündeki, yakın çevresinde Eskiyapar dışında da pınarları bol olan yerler bulunmaktadır. Alaca Höyük’ün güneyinde Çelebibağı köyü yakınlarında (Harita 2), güneydoğusunda Kıcılı ve Külah köyleri yakınlarında (Harita 3), Alaca ilçesinin güneydoğusunda Kayabüget (Kayabüvetyte (Harita 4), bu ilçenin güneybatısında Velet ve  Dedepmar köyleri yakınlarında (Harita 1), Boğazköy'ün
kuzeybatısındaki Küçükhırka ve Büyükhırka köyü çevresinde (Harita
5-6), Alaca Höyük’ün güneybatısındaki Ekmekçi köyü çevresinde de
(Harita 7) çok sayıda pınar bulunmaktadır. Kültür Bakanlığı’nca, imar
planı çalışmaları kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında, Alaca
Höyük’ün güneydoğusundaki Karamahmut köyü sınırları içinde
saptanan Büyükdere höyüğü köyün 5 km. güneydoğusunda, Kaletepe
höyüğü ise, köyün doğusunda bulunan kayalıboğaz yöresindedir. İki
höyükte de Hitit çanak çömleklerine rastlanmıştır. Kaletepe
höyüğünün çok yakınında pınarlar bulunmaktadır (Harita 8).
Yukarıda, yakınlarında pınar bulunduğu belirtilen yerlerden
Çelebibağı’nda (Kötüköy) Hitit İmparatorluk Devri’ne ilişkin
hiyeroglifli düğme biçiminde iki mühür bulunmuştur6. 1994 yılında
Boğazköy’ün kuzeydoğusunda Emirler köyünde Hitit çanak
çömleklerine rastlanmış, Kaymaz köyü yakınlarındaki Külahtepe’de
M.Ö. 13. yüzyıla ait bir Hitit damga mührü ele geçirilmiştir7.
Boğazköy’ün kuzeybatısında Kayabüget köyünün 900m. batısındaki
Demirci höyük98, Büyükhırka köyü yakınlarındaki Kıplanpınarı
Höyüğünde99, Dedepınar köyünün 600m. batısındaki Dedepmar
Höyüğü’ndeIçömleklerine rastlandığı belirtilmektedir Alaca Höyük’ün kuşuçumu
3km. kuzeydoğusunda bulunan Kalınkaya Toptaştepe’de saptanan en
üstteki yerleşim Eski Hitit Devri’ne tarihlendirilmektedir101. Bu
buluntular ve yerleşimler bölgenin Hitit kültürü açısından
potansiyelini göstermekle birlikte yüzey araştırmalarının yeterli
olmayışı102, sürdürülmekte olan kazıların10’ Boğazköy ve Alaca
Höyük ile sınırlı kalması özdeşleştirme çalışmalarını olumsuz
etkilemekte ve noktasal özdeşleştirmelerden uzak durulması
gerektiğini açıkça göstermektedir.

::::::::::::::::::::

61... Aynı bölgede bulunan altı yüze yakın sayıdaki pınarın haritada adları belirtilmiş olanlar şunlardır: 

Akçapınar, Apikpınarı, Cırımınpınan, Çiftepınar, Demircipınan, Dönepınarı, Gölpınar, Gülsümpınan, Gümüşlüpınan, Hacıoğlupınarı. Havuzpınar, Keklikpınarı, Kırantarlapman, Kırkkavakpınarı, Körmutlukpınarı, Körpınar, Nazarpınarı, Ömekpınan, Suderesipınan, Veliciğinpınan, Yenipınar.

Örnek olarak seçilen arazide bulunan ve haritada adlan belirtilmiş, devamlı ve sel tipi akarsular şunlardır: 
Akçakavak Deresi, Akkaya Deresi, Alanoğlu Deresi, Albostan Deresi. Aşağıkaranlık Deresi, Almalı Deresi, Ar Deresi, Aygır Deresi, Bağçak Deresi, Balkaya Deresi, Bayındır Deresi, Büyükdere 1, Büyükdere 2, Büyükdere 3, Büyükdere 4, Büyüksöğütözü deresi, Çamrah Deresi, Cankurtaran Deresi, Combalı deresi, Çağsak Deresi, Çakmak Deresi, Çelebibağyolu Deresi, Çetin Deresi 1, Çetin Deresi 2, Çoğol Deresi, Çorak deresi, Çorluömer Deresi, Çökecik Deresi, Çürük Deresi, Damaklı Deresi, Davalı Deresi, Derin deresi 1, Derin deresi 2, Dereler Deresi, Dikilitaş Deresi, Doğmaz Deresi, Domuz Deresi, Ekşioğlu Deresi, Ergeldioğlu Deresi, Erikliözü, Eskiyapar Deresi, Eşik Deresi, Evrekçanı Deresi, Fındıklı Deresi, Gavur Deresi, Germişekli Deresi, Gıcılı Deresi, Guguk Deresi, Güllüözü, Gürleyik deresi, Hakalmaz Deresi, Hıdırellez Deresi, Horamözü    Deresi. İğdeli Deresi 1, İğdeli Deresi 2, İğdelibel Deresi, Kabalak Deresi, Kale Deresi, Kapanköm Deresi, Karadere 1, Karadere 2. Karadere 3, Karaali Deresi, Karaardıç Deresi. Karaçakır Deresi, Karanlık Dere, Karaöz, Karakavaözü, Katranocağı Deresi, Kavaklı Deresi, Kavakların Deresi, Kayalıboğaz Deresi, Kembeli Deresi. Kemikli Deresi. Kermeli Deresi. Kırım Deresi. Kırkgöz, Kızılgöz, Kızılgüneş Deresi, Kolmahmut Deresi, Koşolu Deresi, Kümdere, Kömyatağı Deresi, Köpüsü Deresi, Köy Deresi, Köyönü Deresi. Kumlueşme Deresi, Kurtdeliği Deresi, Kuruca Deresi, Kuyu Deresi, Kuyumcu Deresi, Kuzukulaklı Deresi, Merdan Deresi. Ozan Deresi, Öküzuçuran Deresi, Öksüz Deresi, Örenyeri Deresi, Pak Deresi, Pazarlık Deresi, Pirinçli Deresi, Salep Deresi, Sankaya Deresi, Suderesi, Suludere, Suluz Deresi, Sürüklü Deresi. Şarlak Deresi, Taşkın Deresi, Tilki Deresi, Topal Deresi, Uzunkuyu Deresi. Uzümlük Deresi, Yakupoğlu Deresi, Yayla Deresi, Yaylayurt Deresi, Yukarıçayır Deresi. 
Nehir ve pınar adlan için bkz. del Monte-Tischler 1978: 523-560; del Monte 1992: 205-212.
.........................////////////////////////////..................


file:///C:/Users/Necati/Desktop/22655%20(1).pdf

ve KAŞKALAR


Kaşkalar (Gaşkalar) Kimlerdir?
http://www.nkfu.com/kaskalar-gaskalar-kimlerdir/

Eski çağlarda yaşamış bir topluluk olan Kaşkalar hakkında kısa bilgi. Kaşkaların savaşları ve yurtları hakkında bilgi.
İlkçağda Orta Karadeniz’de yaşamış yarı yerleşik bir topluluk. Yaşamlarına ilişkin bilgiler Hitit yazılı belgelerinden öğrenilir. Hitit Devleti, kuruluşundan yıkılışına kadar bu yırtıcı toplulukla uğraşmak zorunda kaldı. Merkezi bir yetkiye bağlı olmaksızın bağımsız boylar halinde yaşayan Kaşkalar bazen Hititlerin başkenti Hattuşa’ya (Boğazköy)kadar inmişlerdir.
Hitit Kralı I. Murşili döneminde M.Ö. 1590’da Kaşkaların İç Anadoluya akınlar yaparak kentleri yağmaladıklarıKral Hantili döneminde de kutsal Nerik Kenti’ni ele geçirdikleri görülür. Bu boyları askeri güçle durduramayan Hititler, Kaşka beylerine toprak bağışlayarak Hititlere dost bir topluluk haline dönüştürmeyi ve ekonomik açıdan Hitit ülkesine bağımlı kılmayı da denediler ve bunda da bir dereceye kadar başarılı oldular. Büyük Hitit Kralı Şuppiluiuma (M.Ö. 1380-1345) babası döneminde Kaşkalarla yapılan savaşlarda büyük yararlıklar gösterdi. Şappiluiuma’nın saltanatı süresince de Kaşkalar zaman zaman Hitit topraklarına saldırdılar. Oğlu II. Murşili’nin de Kaşkalarla uğraşmak zorunda olduğu yazılı belgelerden bilinmektedir.
II. Murşili döneminde Kaşkalar ağır bir yenilgiye uğradılar ve kralları tutsak edildi. Muwatalli (M.Ö. 1310-1282), döneminde kardeşi III. Hattuşili (daha sonra kral, M.Ö 1275-1250), Kaşka topraklarına yakın olan Hakmiş (bugün Amasya) Kenti’nde hüküm sürerken, Kaşkaları sürekli yenilgiye uğrattığı gibi ellerinde bulunan kutsal Nerik Kenti’ni de geriye aldı. Kadeş Savaşı’nı yapan Hitit Ordusunun askerleri arasında Kaşkaların da bulunduğu, Mısır Firavunu II. Ramses’in savaşı anlatan yazıtlarında söz edilir.
Kadeş Savaşı nedeniyleIII.Hattuşili Hakmiş’ten uzak kalınca Kaşkalar kısa sürede bu bölgeyi yeniden ele geçirdiler. Savaş dönüşünde III. Hattuşili bir kez daha yenilgiye uğratarak yitirilen toprakları geriye aldı. III. Hattuşili’nin oğlu IV. Tuthaliya dönemine ait bölgelerde Kaşkaların Hitit topraklarına birçok kez saldırdıkları ancak fazla zarar vermeden püskürtüldükleri görülmektedir.