////////////////////////////////////////////////
Şahin bacım ve Paşalı Enişte (Yazıcı

Şahinder- Paşalı
Nuriye ve Zahide ile Birgi deler
..................

Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.



Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.

k ağaca bakar bakar iç geçirirdi.
Anam, kardeşlerim orada diye..
Daha sonra ise ilk torununun ismini, yine Mehduh kor.
Ve O’da, 17-18’ne değdiğinde vefat eder.
Saniye bibim derki;
“Belen tarla’da ırgatlık ederken..
Birisi.
Menduh...
Mennduh..
Menduh..
“ diye çağırır. Gürcü bacım Çatalbaş’a bıraktığı ilk oğlunu hatırlar..
Gürcü bacım bakar ki Büyük hırkalı , başka birisi oğluna çağırıyor. Çok hoşuna gider.
Gelir eve.
İlk gelini hamiledir.Çocuk karnında.
“Eğer erkek olur ise bu çocuğun adı.Memduh olacak..
Adam, Menduh, Menhduh diye çağırırken çok hoşuma gitti.
İlla ismi Menduh olacak” der.
Ve doğan çocuğu Menduh kor..
Ama..
Yıllar sonra..
Memduh büyür.
Sanat sahibi olsun, iş güç öğrensin diye Ankara –Siteler’in yolunu tutar.Siteler’de tam üç yıl sanat öğrenir..
Emine Halasının yanında kalır. Halası çocuklarından ayırmaz..
Fakat..
Tam usta olacakken, hastalanır..
Saniye bibim anlatıyor:
“Menşur, Ankara’ya gitmişti.
Orada görmüş. Üstünde bir çarşaf örtülü yatıyormuş. Geldi, gördüklerini anlatıp ’Menduf çok hasta’ dedi.
Sadık ağam gidip hemen getirdi, Çoruma götürdük..
Anan ile gidip çocuğu Çorum’a yatırdık, geldik.
Başında gelin, mendufun anası duruyordu.
Sonra baban, anan birlikte gittik.
Baban elbise almıştı.
Dışardan gösterip “şu pencere” dedi.
Girdik içeri..
Biz içerigirdiğikmizde;
Menduf, anasına dayanmış, koridorda yürüyor..
Elbiseyi verdik.
Hastaneden çıkıp gelirken..
Yattığı yerden elimizi öptü, bizde onun yüzlerinden öptük.Dedesi ile kucaklaştılar.
Tekrar geliriz diye çıktık köye geldik.
Ertesi gün gidecektik..
Harman zamanı..
‘Bu gün sap getirelim yarın gideriz’ dediler.
Belen tarlaya sapa gitmişlerdi.
Gözler yolda, cenaze gelir diye bakıyorlar.
Sabire, sapın üstünde.
Sadık ağam, ‘ Bak bakalım gelen giden araba var mı? “diyor.
Sabire, “ Yok” diyor. Ama bakıyor ki yamaç tarladan bir araba geliyor.
Onlar harmana çıkıyorlar ki cenazede geliyor, Salih ağamın kapıya..
Bizim evde o gün Sayit teybi açmış türkü dinliyor.
Menşur, gelip dedi ki; Harmana cınganler gelmiş. Gardaşların doğşüyo. .
Şuradan sessizce bir get de bak, niye doğşuyorlar’dedi.
Bende ‘Ne cınganı?..Niye doğşuyorlar ki?’dedim.
Meğer cenazenin geldiğini menşur gormüş.Bana , öylesine söylemiş.
Gittim ki cenaze gelmiş.
Salif ağmın kapıda.
Hızla taputu kaldırıp baktım ki, Memduf’un boğazında kolyesi ile... Menduf, çoktan ölmüş..
Biz gitse idik, cenazeyi biz getirecektik.Ama gidemedik eller getirdi..”
Belen tarlada konan isim.
Bir oruç günü, yaz sıcağında ramazan ayında yine
Hıra dağının eteklerindeki “Belen tarla”da Menduf, ismi anılarak, baki aleme yolcu edilir..
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.