20 Haziran 2007

Mehmet Çavuş' un sülalesi... CODARLAR


ÇODARLAR ...

Dedem MEHMET ÇAVUŞ,
Onun Babası Arifkağ
Bu sülaleye ÇODARLAR deniyor.
 Ulaşabildiğimiz bilgiler şöyle 
Dedem Mehmet Çavuş'un babası  Arif kağ.
Arif kağ, Hüseyin ve Sadık (Şehid ve Hanife bibinin babası  Sakızcı SADIK... )
Arif Kağın in  babası dedemin desinin adı Osman.
"Kırosman" derlermiş.. Onun Babası Hüseyin.

Elimizdeki en eski Osmanlı belgesi de o na yani Dedem Mehmet Çavuş'un  dedesi Hüseyin'e dedeye ait.
İşte o belge:






2 Şaban 1234 (1817) tarihini taşıyan 11. Mahmud


  •  (1808-1839) dönemine ait  
  • bu belge, okunabildiği kadarı ile mahkemede gerçekleştirilen bir satış sözleşmesidir.
    Codaroğlu ve büyük dedem Arif kağın babası,Osman ve onun babası Hüseyin'in isimlerini bir resmi belgede vermesi açısından önemli.
    Peki Ne deniyor bu belgede?

    " Merkez liva olan medine-i Çorum'da mülhak(Çorum şehrine bağlı) Hüseyinağbat (Bu günkü Alaca'nın o zamanki resmi adı) nahyesine tabi Hırka-ı Sagir, kariyesi(Küçük Hırka köyü) ahalisinden CODAR(cudar) oğlu OSMAN AĞA ibni HÜSEYİNşahsi masrafı medine-i mebrure mahkemesinde ((Çorum şehri mrkezindeki mahkeme denmek istiyor)mahkut (akt olunan) meclisi-i şerii şerifi-i envarda (Nurlanmış-yüce  şeriye mahkemesi meclisinin- veya yüce şeriye mahkemesi hakimlerinin)
    ....... oğlu ARİF(Arif Kağ) hazır olduğu halde ikrarı tam ve takrisi kelam edip (açıkça beyan ederek) bana nisbet olunan mecbu (toplam) 9200 guruş kıymetindeki
    80 .......
    60 ... tiftik
    80 res(baş) koyun ve tiftik keçisi
    ve
    60 kiye(kile olabilir, bir ölçü birimi)
    10 adet kıl çuval
    1 res (baş) kısrak
    1 res .... .... ....
    .... res camız öküzü ve dört ...."
    Tarih: 2 Şaban 1234
    2017 tarihine göre hesaplarsak 20 yıl öncesini belgesi 1817 tarihinde yazılmış.

    Okunamayan yerleri biz nokta nokta ile işaretledik
    Bu belgeden anlaşıldığına göre.Arifk ağın , babası Osman ..
    Bunu "Kır Osman " dede olarak biliyorduk.
    Ancak onun babasını bilmiyorduk.
    "Kır Osman" oalarak bildiğimiz "Osman"dedemizin baba isminin " Hüseyin" olduğunu  bu belgeden öğrenmiş olduk.
    Ayrıca, daha düne kadar bölge insanın "Hüseyenova "dedikleri Alaca'nın resmi adının da mahkeme kaydında görüldüğü gibi Hüseyin Abat(hüseyen ova) olduğu görülüyor. 




    Kır Osman:
    Körveli’nin eniştesi..
    Kırosman'ın babası ise Hüseyin..Oğullarından birine, Arifkağın kardeşlerinden biri Hüseyin ismini, yani babasının ismini verir.
    İnsanlar buna Üseyin kısaca ÜSÜK der..
    Ve Üsük, seferberlikte giden 75 yiğit arasırndadır.Ve Şehit Olup dönmeyenler dendir. Elimizdeki en eski belgeye göre köylünün Kır Osman diye çağırdığı Osman ağanın babası Hüseyin, sülale ismi ise "Codar"dır.
    Aşağıda Deliktepedeki tapu bölümünde orjinali verilen Çorum Şeriye Mahkemesinin rumi 2 Şaban1234 (Miladi1817) tarihli mahkeme kaydında Kır Osman, Çorum şehrinin, "Hüseyin Ağbat (Alaca)nahiyesinin Hrka-yı Sagir (küçük Hırka) köyünden Codar (cudar) oğlu Osman ağa ibni Hüseyin"diye kayıtlara geçilmiş.
    Evet Hüseyin oğlu Osman ağanın sülale ismi ' gerek yerel ağızda gerekse resmi belgelerde 'Codaroğlu ''durda.. Birde Codar isimli kardeşi vardır.
    Kırosman’ın kardeşi Codar; askere gider gelmez..
    Köye bir deve kervanı ile gelir..
    Codar, yeğeni ve Kırosman’ın kızı Fadik ile konuşur.
    Akrabalarını, köyü, köylüleri sorar, sorgular.Bilgi alır..Kendini bildirmez. Fadik, amcasını tanımaz bile..
    Fadik, Apılının Hacının ebesidir.. O sırada Arif Kağ, Eskiyapar köyünde “ şahna” lık yapmaktadır. (öşür toplamaktadır)
    Codar, önce Evci’ye gider..
    Oradan Höçük köyüne .. Höçük köyünde bağ kaynatmışlar..
    Oralarda yaptığı konuşmalar üzerine haber gelir.Ama ne zaman?.. Codar’dan gelen haberleri duyunca amcası Codar’ı bulmak için arkasından atlılar salarlar..Bulamazlar. Codar’ın gidişi o gidiştir.
    Kimbilir nereye ve nasıl gitmiş, nelerle karşılaşmış, kimi kimsesi var mı bilen yok.
    Ancak sülale ismi olarak "Codarlar" ismi kalmış.Ta ki Soyadı Kanunu’na kadar. Codar’dan dolayı sülalenin soyadına "Çavdar" denmiş, öyle yazmışlar.

    KIR OSMAN’NIN ÇOCUKLARI

    1. ARİF KAĞ:

    Anası Körveli’nin bacısı ..Ahmet ve Mehmet Çavdarı’ın babaları.. 
    Mehmet Çavdar dan dolayı Ayşe, Sadık-Salih, Saniye’in 
    Ahmet’den dolayı da Osman(53), Fazlı, Arif’ Çavdarların dedeleri..
    2. ÜSÜLÜ :
    Kırdığın babası, Ömer, Medi(Mevlüt), İsmail (Şıh İsmail,- Mevlevi-) ve Hacı Hoca’nın dedeleri.
    3. SAKIZCI SADIK:
    Seferberlikte ŞEHİT olur.
    4. (SEDDAR) MEMİŞ:
    Körülü’nün babası  (SERDAR )  MEMİŞ ..
    Diğer oğlu ETHEM seferberlikte ŞEHİT. (Ethem Körülü’nün kardeşi, Memiş ve Karabekir’in amcaları)
    5. PATIR (ÖMER):
    İskender ve Gılinin (Abdullah) babaları ..( Kıllıoğlak) Çelebi’nin dedesi.. Patır’ın kızı Arife; Emirlere gelin gider. Ferzinin kardeşi Gazi’nin hanımı Anşa onun kızıdır. Arife’den Ömer Atik..Saniye ve Arayıcı Arif olur.

    TOAPAL

    Arif ağın emmisi Topal lakaplı  (Kır Osman'ın kardeşi ... olabilir
    ..
    Topal'ın oğlu Gırdık emmi ve Muhuttin..
    Muhittin, Kırdık emmi ile anadan  övey kardeş. ..  Muhiitin emminin anası aynı zamanda Kiçiğin Halidin de anası.. Kiçik gilden  sonra Topal gile  gelin olmuş..  Ondan Muhittin doğmuş..
    yani Muhittin eminin oğlu  Dursun  Çavdar 
    ile SEAHATTİN Bellek  aynı ebenin torunları..
    Muhuttin emmi  vefat edince  . Hanımı Hacıslüğün SULTAN , Çıraderesi'nden  Mestoğun HASAN ile evendi..
    Mestoğun Hasan ; Hatan ve Halil oğulları ile bizim köye iç güveysi olarak geldi..  Bir kaç sene köyde kalarak sonra Dursun'u da alıp ÇIIRADERESİ'ne gittiler..

    Arif Kağ;
    Köyde 36 yıl muhtarlık yapmış.

    Çorumda Encümen azası ..
    Ve Şahna..
    (Şahna; ismi devletin yetki verdiği -ve devlet adına- ürünün yüzde onunu , yani öşrünü toplayan kişilere deniliyordu)
    Hanımı, Cin Hacının babası Çorum’lunun bacısı Aişe..
    Çocukları ise Ahmet ve Mehmet..Kimse ayakkabı bile bulamazken o ayağında kundura ile gezer..
    Arifkağnın sığırları Karabayır’a gider. Sürekli orada yayılırlar.
    Köylüye, sığır bölgeyi pislik yapmasın diye Karabayır’a davar göndermeyi yasaklar.
    Kendi davarı, Emirler’in Düzyaprak’ta yayılır.Çolak Halil,çobanı.
    Arif Yazıcı, diyor ki,
    “Ben Çolak Halilden duydum. Arif Kağ’ın davarları Düzyaprak’ta, davar bıldırcın yerdi. Demişti” Arif Kağ ölünce, Çolak Halil, Arif Kağ'ın mezarında eşinerek ;
    ” Kalk ağam, sığır Karabayır’a girdi” der.
    Orta yoldan Köse’nin söğüde kadar, tek bir tarla imiş.Tırpan biçenler ekini söktüremezlermiş. Büyük Hırka’dan Ağca diye birisi iyi tırpan biçermiş..Onu getirip biçtirirlermiş.
    Köye gelen cinganlar (Çingeneler), Arif Kağ ile bir at vererek değiştirmişler.
    Meğer at hırsızlıkmış.
    Atın sahipleri gelerek durumu bildirmişler.Arif kağ, çingenlerin peşine düşmüş.
    Çorum -Alaca arasındaki Hatap Boğazı'nda, çadırda yatan cinganı yakalamışlar.Çingandaki atı alıp, sahibelerine kendi atlarını vermiş.Ancak atın sahipleri Arifkağ’a” Bu at sana yakışır”diyerek hediye etmişler.
    Arif Kağ’nın bir "sarı eşeği " vardır.
    Bu eşeğe gerekli malzeme yüklenir, Alaca'ya gönderilir.
    Alaca köye 21 km.
    Eşek hiçbir yerde eğlenmeden doğru Gavur Şükrü’nün kapıya, dükkanın önüne varır.
    Gavur Şükrü, de Arif Kağ’a ne gönderecekse "Sarı Eşeğe" sarar.
    Yola çıkan eşek doğru köye gelir..
    Sarı eşek hiç başında insan olmadan Alaca Köy arısını her defasında gider gelir, yük götürür, yük getirir..
    Arif Kağ’nın iki oğlu vardır:
    Ahmet ve Mehmet.
    Ahmet'e son dönemlerde "Kuzu Baba" derlerdi.
    Mehmet'e de askerde çavuş olması dolayısıyla "Mehmet Çavuş" daha sonraları ise "Coddu"
    Peki bu coddu da neyen nesi?
    Dedem rahmetli Devrenten(Derbent) anbar alır.
    O dönemde ekinleri komak için anbar önemlidir.
    İyi tahtadan ve sağlam olmalı ve iyi bir usta elinden çıkmalıdır.
    Anbar güzeldir.Görenlerin hoşuna gider.
    O güne kadar Mehmet Çavuş diye bilinen, dedeme sorarlar , "Anbarı kimden aldın?" O'da "Coddudan aldım" der.
    Bu nu duyanlar, isim danlarına gider.Garipserler.
    Ondan sonra dedeme lakap olarak coddu ismi verilir.
    Zira Yozgat'a bağlı Derbent köyünde gerçekten coddular diye çağrılan bir sülale ve öyle bir lakap vardır.
    Dedemde anbarı onlardan almıştır.
    Böylece, dedem anbar almakla kalmaz kendisine bizim köylüler bu olaydan sonra Coddu derler. Ounun cocuklarına da "coddular.."
    Tıpkı büyükhırkadaki "Bıdılıç"n lakabanı bizim köyümüzdeki kızına verdikleri gibi..
    Babam Sadık Çavdar’ın 19 Nisan 2007 tarihinde vefatı nedeniyle köye gitmiştim.
    Bir gece eniştem Paşalı’da kaldım.
    Paşalı’nın (Osman Yazıcı.. Babası, küçükken Gazi Osman Paşa sevgisi dolayısıyla dolayısıyla oğlunu paşalı diye sevdiğinden ismi öyle kalmış)babası Arif Yazıcı şöyle söylüyor:
    Ahmet sonradan muhtar olur..
    Doru bir atı vardı.Bindiği ata kimse binemezdi..
    Devretliler, Mandırazlı’yı ekerler. Muhtar Ahmet emmi, ekini köylüye kürekle kürütür.
    Bir daha da Devretli Mandırazlı’ya boyun uzatamaz.
    Yalnız bu kavgada; Üsülü emminin atını gözünden vururlar.
    Mehmet dedeni bacağından vururlar.
    Benim dedemi de hayasından vurdular. Dilidilinin babası camız gibi mankırır.
    Dilidilinin Babası Çolak Halil Devretlileri (Mandırazlıyı ekmek isteyen Derbert köylülerini)  kürekle döver.

    Hiç yorum yok: