Küçük Hırka'nın 1980 başlarında çekilmiş resmi
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.


Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
“CODARLAR”ın kış günleri “HELLE” içmesini
“DANLILAR”ın pilava “PİLOV” demesini “İMAMEVİNİN” misafirle “HEDİK”yemesini Güreşlerde yiğitlerin “POTUR” giymesini Unutamadım Kuşburnundan yapılan EZMEYİ Kış yarısında “AYI GEZME’yi Tavşan sulu “ARABAŞI”yemeyi Ekşi pekmezden “ÇALKAMA”yı Unutamadım Anamın “DÜĞÜL”, ”ÇATALAŞ”ını “HASIDA”yı,”DUTMAC”ı,”TOYGAŞI”nı Hep birlikte kaşıkladığımız “KATIKLAŞ”ını Irgatlıkta Kocaoğlan’da su başını Unutamadım Hökebağları’nda kehribar, kara üzüm asmasını Gençlerin SİN SİN oynayarak bağda yatmasını
Tüm köylerin gelinli, kızlı süslenip gitmesini Kınalı parmakların üzümleri “ÇETEN”e atmasını Unutamadım KARABAYIR’ da kekiğin kokusunu, kekliğin ötmesini Kuzuların “KOMLERDE” analarına katılmasını Koşu mallarının “HOŞOĞLU”nda gece yatmasını ÜRÜSTEM’ in köyden köye hoparlör gibi ötmesini Unutamadım
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Sungurlu Saat Kulesi
Şehir merkezinde Ulu Cami yanında 1891 yılında Kaymakam Edip Bey tarafından yaptırılmıştır.
Mimarı Yozgat Saat Kulesi'ni yapan Yozgatlı Şakir Ustadır. Yapı kare prizma gövdelidir. Gövde silmelerle sekiz kata bölünmüştür.
İkinci kat hariç, her katta, yuvarlak kemerli küçük pencereler yer alır. Kesme taştan yapılan kulenin en üst katında, dalgalı, saçaklı ahşap bir köşk, onun altında dört yönde yuvarlak saat kadranı, onun altında demir parmaklı balkon bulunur.
Saat kulesi çelik halat ve 50 kilogramlık kovalar vasıtasıyla çalışmaktaydı.
Bugün elektronik bir mekanizmaya bağlanmıştır. Kuleye kuzeye açılan yuvarlak kemerli kapıdan ahşap merdivenlerle çıkılır.
Saat mekanizmasını Çorumlu İbrahim Usta isminde birisi tarafından yapıldığı, çanının ise Amasya'da görev yapan bir Alman Konsolos tarafından hediye edildiği söylenir
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
enliklerle bağ buzumu yapılırdı.
Höke Bağları'nda sadece Yekbas'ın bağları yoktu. Çevre köylerin hatta Çorum, Yozgat ve Ankara'dan insanların tapulu bağları vardı.
Belkide bu yöne ile tek örnek köy idi
Farklı köy ve illerin aynı yerde mülk alması, üretim yapması,buluşması bilenen bir şey değildi.
Ancak Yekbas'ta durum bu idi.
Kehribar gibi, bal küpü üzümleri ile dikkat çeken Yekbas,eskiden beri bağlı olduğu Boğazkale'den hep büyük olmuştur.
Yekbas'ta, Höke bağlarında çok bağbozumu şenliklerinde bulunduk.
Bir gün önceden gelerek bağ beklemek ve gece şenliklerine şahit olmak büyük bir zevk idi. Bu konuyla ilgili geniş anlatımı yazmayı planladığımız "Kır At" isimli romanda yer vereceğimizi belirterek, Yekbas'da ilkokul zamanına ait bir anımı paylaşlmak isterim.
Okulumuz ve hocamızla Boğazkale'yi, Hattuşaş yerleşim yerilerini ve dini mekanları olan Yazılı Kaya'yı ziyaret ederek Yekbas'a geldik.
Yekbas ilkokulu çok eski
Bu ziyaret sırasında ilk defa İnönü maskına bu köyde rastladım.Resmi dairelerden
Mustafa Kemal'in resimlerini indiren İnönü, okullara asılması için Mustafa Kemal yerine kendi kellesini göndermiş.
Sarı renkli dairesel bir mağdene(para şeklinde ve pirinç olsa gerek) işlenmiş İnönü kabartması okulun deposunda "demirbaş" olarak duruyordu..
Bu maskın anlamını o dönemde kavrayamamıştık ancak sonraki dönemde ne anlama geldiğini iyice belledik..
Biraz önce Boğazkele Kaymakamlığı bahçesinde rastladığımız Evren Blediye başkanını orada bırakıp, "Netekim" biz tamda 12 Eylül'ün yıldönemende 12 Eylül günü Ankara'ya ulaşmak üzere Yekbas'dan şimdiki adı Evren Beldesi'nden geçip gidiyoruz.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
arkadaşım Halim Yılmaz, şimdi Boğazkale Sivil Savunma Müdürü olarak hizmet veriyor.
bekliyor olmalı..
Yoksa bana mı öyle geldi?
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.

Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
1-
Lakabı:
Memmet Kağ
Şerifin Hüseyin'in Memmet
Buzağcıların Memmet
Her ne kadar kendi anneside Necip Hoca'nın kızı Şerif hanım olsada, babasının adıyla yani Şerefin Hüseyin'in oğlu anlamana gelen Şerefin Hüseyinin Memmet olarak tarif edilir)
Resmi İsmi: Mehmet Öztürk
2-
Lakabı:
Sadık Kağ veya Sadık Ağa
Codunun Sadık
Codarların Sadık
Arif kağnın Memmedin Sadık
Resmi İsmi : Sadık Çavdar
3-
Salif Ağa
Coddunun Salif
Codarların Salif
Arif kağnın Memmedin Salif
Resmi İsmi: Salih Çavdar
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Kim demiş, bu köye turist gelmez diye? İkisi de Lise öğretmeni ve tam 63 yaşındaki İsviçreli bayan Vivian ile bay Walter Uebersax, binmişler jiplerine Edirne, Çanakkale, Konya, Kapodokya üzerinden Hititlerin Başkenti Hattuşa'ya-Boğazkale'ye -ulaşmışlar..
Sonra Alaca üzerinden Alacahüyük'e gidecekler. Oradan Samsun, Trapzon, Gümüşahne üzerinden Van'a inecekler..
Alacahöyük'e giderken Yüksekyayla - Küçük Hırka köyleri arasında yol üzerine şu an Fransa'da bulunan Hidayet Çavdar çeşme yaptırdı. Sadık ağa, bir gün önce Köse tarlada, çeşmenin kaynağındaki kavakları kışlık yakacak yapmak üzere kestirmişti.
Biz onları yüklemek için gittiğimzde çeşmede yabancı palakalı bir araç duruyordu.
Su içmek üzere çeşmeye gittik. Bayan Vivian, taze fasülye yıkıyordu..
Suyumuzu iştik.Biraz tarzanca sohbet ettik.. Sadık ağanın yanına dönerek durumu izah ettik.Adamlar yemek haz
ırlığında diye ekledik.
Rahmetli anam Gürcü hanımın zamanında evinden, odasından misafir etksik etmeyen, geleni yemeksiz kaldırmayan Sadık ağa, Elif karı döneminde misafir yüzü göremez, misafirlere "buyurun" deme kudreti bulamaz olmuştu.
Nede olsa misafirsever ve evde şimdilik Ankara'dan gelen gelinde var.Hatice hanım onlara elbet yemek hazırlar, Sadık ağa eski günleri hatırlamanın keyfini sürerdi.
Hemen "Neden davet etmediniz. O insanlar misafir.Yemek yapmakda ne? Gelsin yemeği bizde yesinler" demez mi?
Dorusu bizde misafiriz.Ve evsahibi Elif anaya tabiyiz..Sadık ağanın tabi olduğu gibi.. O nedenledir ki; turiste olsa köye gelen "Tanrı misafirini" biz davet edememiştik.
Babamın bu çıkışı sayesinde cesaret bulduk. Tekrar yemek daveti için 50 metre ötedeki çeşmeye gittiğimzde bayan Vivian'ın yıkadığı taze fasülye ve kabakları Bay Walter poşete koyuyor,altından delik açılmış poşete koyduğu fasülyeleri sallayarak suyunun "sırkmasını" sağlıyordu. Bay Walter, -içi azda olsa- bayan Wivian'ın yıkadığı fasülye ve kabak dolu poşeti sallarken fasülyeler yere saçılmaz mı? Tam sırası. Çeşmenin üst tarafında, Köse tarladaki taraktöre kesilmiş ağaçları yükleyenlere nazaret eden babamı göstererek; "Boşa uğraşmayın.Amca sizi yemeğe davet ediyor" dedik.. Biraz tereddüt biraz şaşkınlıkla, kendi aralarında konuşup, anlaştılar. Nereye gidecekl
erini sordular, söyledik.
Ve karar verdiler.
"Yemek yemeyiz.Sadece çay içeriz.."
O halde anlaştık.Bay Walter, sür arabayı Sadıkağanın eve.
Harman yerine geldiğimizde, evi mi açık havayı mı tercih edeceklerini sorduk.
Onlar açık havayı tercih ettiler. O halde en uygun yer Şeker Pınarı başı.
Hemde ağaçların serinliği var.
Hatıce hamın, çay ve beklenmeyen tanrı misafirlerine ikram için kolay yiyecekler hazırlığına çoktan koyulurken, "Buyurun Şeker Pınarı'na" dedik.
Önce Codaroğlu ailesinin en küçüklerinden Recep, sandelye için koştururken imdadına sonra Samet yetişerek iki sandelyeyi kapıp Şekerpınarı'na yerleştirdiler.
Bizde zaten Şekerpınarı'na gelmiştik..
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.
Walter, arkelog
Vivian ingilizceci
İkiside lise öğretmeni.
İsviçrede yaşıyorlarmış.
Vivian "İngilizim, İsveçre'de ve İngilterede oturuyoruz" diyor.
Biz az ingilizce ile bir şeyler söyleyip anlaşırken Ramazan ağam geldi.
O, uzun yıllar Fransada kalmıştı.
Dönünce eski özlemi olssa gerek haöyvancılık ve çiftçilik yapmaya başladı.
İki oğlu, Mehmet ve Fatih hala Fransa'da
Diğer oğullarından biri Üzeyir köyde kendi işine yardım ediyor diğeri Ümmet ise Ankara'da
Ramazan ağanın Fransızca konuştuğunu biz bilmiyord
uk.
UEBERSAX'lere Ramazan Ağa'nında uzun yıllar çalışmak üzere Fransa'da İsviçre yakınlarında bulunduğunu söyleyince sanki komşu görmüş gibi bir hayli sevindiler.
Bayan Wivian'in Fransızcası iyi
Ramazan Çavdar, eski yıllardan hatırladığı Fransızcası ile bas bayağı bayan Wivian ile anlaştılar.
Bizde şaşırdık Ramazan ağamın Fransızcasına
"Yanımızda ne cevherler varmışda kımetini bilmiyorumuşuz "diye merakla izledik.
Bu arada Sadık ağa..
Ramazan Ağa diye hitap sözlerini sarf ediyoruz.bunun ne anlama geldiğini bilertemem gerek.
Bizde "ağa" sözcüğü ki şekilde kullanılır.
Birincisi,kendi işinde çalışan, el işinde çalışmadan hayatını kazananlara..
Sadık ağa..
Memmet ağa.. Duran ağa..gibi söylenir.
Bu her köyde çok azdır.Ancak köyün sahibi, büyük toprak sahii anlamına gelmez.
Belki köyün eşrafı demek daha uygun olur
İkincisi ise, bizim köyde yakın zamana kadar "baba" kelimesi edilmezdi. Hele hele babanın yüzüne karşı "Baba" demek ayıptı.
Ancak başkalarına kendini tarif için filanca benim babam denebilirdi.
Baba yerine "Ağa" hitabı kullanılırdı.
Birisine yalın olarak " Ağa" diye hitap etmişseniz "baba" anlamında idi.
En büyük ağbelerede edep gereği, "ağbi denmez" ağa denirdi.Ancak başına ismi konarak..
Mesela
Ramazan ağa..
Necip ağa..
Mustafa ağa
Eğer kerdeşler ve çok yakınlar böyle hitap ediorsa ozaman bu kişi onun ağbisi konumunda yok eğer önismine ağa ilavesi ile hitap eden yabancı ise onun hali vakti yerinde, kendi adına çalışan köyün eşrafı anlamındna gelirdi.
O nedenle biz hala ağbimize Ramazan Ağa diyoruz
Babamızada Ağa..
Başkalarının yanında ağbi ve baba kelimesini kullanıyoruz..
Çorum - Alaca, Küçük Hırka Köyü doğumlu
Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi
1976 yılında teknisyen Asssubay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı.
- Esnaflık yaptı.
- 1996 da Milli Kütüphane’de Mikrofilm Uzmanı olarak çalıştı.
-1997-1999 arasında Akit Ankara Temsilciliğinde muhabirlik, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabirliği ve temsilci yardımcılığı yaptı..
-Serbest Gazetecilik ve 1999- 2006 arasında sürekli olarak Anayurt (Eski ismi Vakit) gazetesinde Başyazarlık ve Köşe yazarlığı yaptı.
-Basın Müşavirliği
e-Milletvekili Danışmanlığı
-İç Anadolu Birliği Genel Sekreterliği’ni yaptı.