15 Ocak 2018

Şahin bacım ve Paşalı Enişte (Yazıcı ) Vedat, Filiz, Fidan, utku bey

















////////////////////////////////////////////////
Şahin bacım ve Paşalı Enişte (Yazıcı 





Şahinder- Paşalı
Nuriye ve Zahide ile Birgi deler
..................




Babam, Anam, Mustafa Eniştem ve Rahmetli Nazik bacım ; Dikmen'de bizim düğündeler






Nazik Bacım
Babam
ve 
Eniştem Mustafa Bozağcı  Sevil ile 
Düğünümüzde Dikmen de 
1982 

////////////////////////////////////////
Mustafa Eniştem  ve Rahmetli Nazik bacım  (Bozacı)  İbiş dayı 



///////////////////////////////


Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, İsmail Bozagcı, Ibrahim Bozagci, Demet Bozağcı, Emre Bozağcı ve Aysenur Dayıbas dahil, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan

yeğenler TOPLANTISI..
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=404331533504955&set=a.102098630394915&type=3&theater
7 Haziran 2019
//////////////////////////////

Görüntünün olası içeriği: 19 kişi, Mustafa Bozağcı, Halime Şahin, Metin Yeliz, Yahya Bozağci ve Emre Bozağcı dahil, gülümseyen insanlar, oturan insanlar
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=402390843699024&set=a.102098630394915&type=3&theater
4 Haziran 2019
//////////////////////////

Necati Çavdar bir video paylaştı.
  • Tekrar İzle
  • Paylaş
  • Mesaj Olarak Gönder

    Hacıbayram
    Tahsin
    Murat
    Ali
    Mustafa
    Daha Fazlası
TC Sevil Bozağcı-Yıldırım, Metin Yeliz ve 3 diğer kişi ile birlikte.
 sadece dile kolay geldi geçti ömürden ben alışamadım. yine bir 23 haziran yine hüzün ve en acısı ben yine seni ziyaret edemiyorum sadece dua etmekle yetiniyorum.geçen yıllar içimdeki ateşi söndürmedi dahada körükledi annem, ben seni çok özledim annemmmm....
Yorumlar


Görüntünün olası içeriği: açık hava
26-21 Eylül 2016 tarihlerinde  İzmir ve Afyon'a giderek
 Yeğenlerimiz
Metin
Zahide
Sevil
ve
Yahya ya misfir olduk
Mustafa enişte ve amca oğlu Necip'ide  evlerinde ziyaret ettik

Menduf!....Menduf!..Menduf!....

İKİ MEMDUH 1963 - 1978
Anam Çatalbaş’tan gelin gelir. Öyle uzaktır ki. Arada ki köy vardır. Köyü burnunda tüter. Çocuk sahibi olmadan da ana evine gitmek yoktur. Adet öyledir.Kucağına alacaksın çocuğu öyle gideceksin ana evine. Hem de en az bir hafta. Davet götürecekler. Çağın imkanlarına göre, hediye ile döneceksin. Ya arkana bir al at takacaklar.Ya bir inek.ya da düve. Hiç değilse bir kuzu Anam kuzusu Memduh’la yola çıkar. Memduh koç gibidir.. Kucağında oğlanla, gelin olup çıktığı köye dönüyor. Ondan bahtiyar kim ola ki?.. Ancak çocuk, hastalanır. Ve ölür.. Kazarlar mezarı, gelin Gürcü’nün yavrusunu vermek için. Küçükhırka’ya haber getirirler.. “Çocuğunuz öldü.Gelin gelininizi alın.” Yıllar yılı beklenen ve üzerine titrenen çocuk ölmüştür. Çıkarlar yola.. Alıp gelirler gelinlerini. Ancak anam, bir daha o köye dönmemeye ah eder. Saniye bibim derki; “ Bir daha o tarafa mı ?...” der ve o tarafa dönüp bakmazdı.(19 Mayıs 2007) Sonra .. Ramazan, nazik..Zebik(Zeynep)Necati. Şahin ..Nazife’ye verir sevgisini. Bu defa oturur tepenin başına.. Çatalbaş’ta yağmur duasına çıkılan tepedeki görülen tek ağaca bakar bakar iç geçirirdi. Anam, kardeşlerim orada diye.. Daha sonra ise ilk torununun ismini, yine Mehduh kor. Ve O’da, 17-18’ne değdiğinde vefat eder. Saniye bibim derki; “Belen tarla’da ırgatlık ederken.. Birisi. Menduh... Mennduh.. Menduh.. “ diye çağırır. Gürcü bacım Çatalbaş’a bıraktığı ilk oğlunu hatırlar.. Gürcü bacım bakar ki Büyük hırkalı , başka birisi oğluna çağırıyor. Çok hoşuna gider. Gelir eve. İlk gelini hamiledir.Çocuk karnında. “Eğer erkek olur ise bu çocuğun adı.Memduh olacak.. Adam, Menduh, Menhduh diye çağırırken çok hoşuma gitti. İlla ismi Menduh olacak” der. Ve doğan çocuğu Menduh kor.. Ama.. Yıllar sonra.. Memduh büyür. Sanat sahibi olsun, iş güç öğrensin diye Ankara –Siteler’in yolunu tutar.Siteler’de tam üç yıl sanat öğrenir.. Emine Halasının yanında kalır. Halası çocuklarından ayırmaz.. Fakat.. Tam usta olacakken, hastalanır.. Saniye bibim anlatıyor: “Menşur, Ankara’ya gitmişti. Orada görmüş. Üstünde bir çarşaf örtülü yatıyormuş. Geldi, gördüklerini anlatıp ’Menduf çok hasta’ dedi. Sadık ağam gidip hemen getirdi, Çoruma götürdük.. Anan ile gidip çocuğu Çorum’a yatırdık, geldik. Başında gelin, mendufun anası duruyordu. Sonra baban, anan birlikte gittik. Baban elbise almıştı. Dışardan gösterip “şu pencere” dedi. Girdik içeri.. Biz içerigirdiğikmizde; Menduf, anasına dayanmış, koridorda yürüyor.. Elbiseyi verdik. Hastaneden çıkıp gelirken.. Yattığı yerden elimizi öptü, bizde onun yüzlerinden öptük.Dedesi ile kucaklaştılar. Tekrar geliriz diye çıktık köye geldik. Ertesi gün gidecektik.. Harman zamanı.. ‘Bu gün sap getirelim yarın gideriz’ dediler. Belen tarlaya sapa gitmişlerdi. Gözler yolda, cenaze gelir diye bakıyorlar. Sabire, sapın üstünde. Sadık ağam, ‘ Bak bakalım gelen giden araba var mı? “diyor. Sabire, “ Yok” diyor. Ama bakıyor ki yamaç tarladan bir araba geliyor. Onlar harmana çıkıyorlar ki cenazede geliyor, Salih ağamın kapıya.. Bizim evde o gün Sayit teybi açmış türkü dinliyor. Menşur, gelip dedi ki; Harmana cınganler gelmiş. Gardaşların doğşüyo. . Şuradan sessizce bir get de bak, niye doğşuyorlar’dedi. Bende ‘Ne cınganı?..Niye doğşuyorlar ki?’dedim. Meğer cenazenin geldiğini menşur gormüş.Bana , öylesine söylemiş. Gittim ki cenaze gelmiş. Salif ağmın kapıda. Hızla taputu kaldırıp baktım ki, Memduf’un boğazında kolyesi ile... Menduf, çoktan ölmüş.. Biz gitse idik, cenazeyi biz getirecektik.Ama gidemedik eller getirdi..” Belen tarlada konan isim. Bir oruç günü, yaz sıcağında ramazan ayında yine Hıra dağının eteklerindeki “Belen tarla”da Menduf, ismi anılarak, baki aleme yolcu edilir..

29 Aralık 2017

ÇAVDAR dan CODARA mı?







Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı


......................
Bizde  bu yasa gereği 
Soyadı  değişikliği için
29 Aralık 2017 Cuma günü,
 2017/70061 sayılı dilekçe ile Nüfus Müdürlüğüne başvurduk.
Çavdar olan soyadımızı  Sülale adı : CODAR  
yapılmasını istedik.. 
İlçe idare kurulunun vereceği kararı bekliyoruz....
Karar, olumlu olur ise Soyadım, sülale ismi olan 
CODAR olacak..



/

19.10.2017
Ad ve soyadı düzeltilmesi
Kişinin iki yıl içinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla, Soyadı Kanunu'na aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilecek.
http://aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/nufus-hizmetleri-kanun-tasarisi-yasalasti/942652
////////////////////
Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7039 sy Kanun 19.10.2017 tarihinde kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanunun geçici 8. Maddesi geçici bir süre ile bazı durumlarda isim ve soyad değişikliklerinin dava açılmadan düzeltilmesine olanak tanımıştır.

Dava Açmadan İsim ve Soyad Değişikliğinin Kapsamı

Ad ve soyadı düzeltilmesi başlığını taşıyan geçici 8. Madde şu şekildedir:
“Kişinin iki yıl içerisinde yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması kaydıyla; 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanununun 3 üncü maddesine aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları, mahkeme kararı aranmaksızın, il veya ilçe idare kurulunun vereceği kararla bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilir.”
Maddede atıf yapılan Soyadı Kanunu’ nun 3. Maddesi ise; “Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç olan soyadları kullanılamaz” şeklindedir.
Düzenlemenin kapsamı ve şartları bu iki madde birlikte ele alınarak belirlenecektir.

Dilekçe İle İsim ve Soyisim Değişikliğinin Şartları:

1- İsim veya Soyisimde İmla Hatası veya Yazım Yanlışı Bulunması:

İsimde yanlış bir harfin kullanılması veya yanlış noktalama nedeniyle anlam kayması bulunması durumlarında bu hata mahkeme kararına gerek olmaksızın düzeltilebilir. İsmin “Mehmet” yerine “Mehmek”, soyadın “Güngören” yerine “Günğören” şeklinde yazılmış olması gibi durumlar buna örnektir.

2- İsmin veya Soyadın İğrenç veya Gülünç Olması:

Düzenlemede atıf yapılan Soyadı Kanunu 3. maddesinde iğrenç ve gülünç olan soyadların kullanılamayacağı belirtilmiştir. Buna göre,  toplumsal kabullere göre yapılacak bir değerlendirme ile objektif olarak isim veya soyadın iğrenç veya gülünç olduğu sonucuna varılabiliyorsa mahkeme kararı olmadan değişiklik yapılabilecektir. Bu durumda yeni bir isim veya soyisim alınacaktır. Ancak dikkat edilmesi gereken konu, buradaki objektif değerlendirmedir. Kişinin kendi adı veya soyadı ile duygusal bir bağ kuramamış olması, kendisinde olumsuz çağrışımlar yapması, sosyal yaşamında başka bir isimle tanınması veya isminin yanına başka bir isim ekletmek istemesi gibi durumlarda mahkeme kararı olmadan isim veya soyisim değişikliği mümkün olmayacaktır.

3- İki Yıl İçerisinde Başvuru Yapılması:

Geçici madde ile dava olmadan isim veya soy isim değişikliği talebi, belli bir süreye bağlanmıştır. Buna göre Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’ nun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl içerisinde bu başvurunun yapılması gerekir. İki yılın geçmesi ile geçici madde de yürürlük süresini doldurmuş olacaktır.

İsim veya Soyad Değişikliği İçin Nereye Başvurmak Gerekir?

Nüfus Hizmetleri Kanunu’ nda değişiklik öngören geçici madde uyarınca isim veya soy isim değişikliği talep eden kişinin, yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne yazılı olarak başvurması gerekir. Yazılı başvuru il veya ilçe idare kurulu tarafından incelenecek ve talebin haklı bulunması halinde nüfus kaydı düzeltilecektir.
İsim ve soyisim değiştirme davaları için bkz. İsim ve Soyadı Değiştirme Davası
Yaş düzeltme davaları için bkz. Yaş Düzeltme Davaları
https://reyhankayisli.av.tr/nufus-mudurlugu-dilekce-isim-soyisim-degisikligi/
//////////////////////////////////

///////////////////////
Soyadı Kanunu:
21 Haziran 1934 yılında kabul edilerek  2 Temmuz 1934 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra 2 Ocak 1935 yılında yürürlüğe giren 2525 sayılı Soyadı Kanunu  İsviçre’den alınmış ve Türkiye’ye göre  düzenlenmiştir.  
Her Türk vatandaşına bir soyadı taşıma zorunlulu getirildi


Soyadı Kanunu’nun ilk 5 maddesi şöyledir;
Madde 1- Her Türk, öz adından başka soyadını da taşımaya mecburdur.
Madde 2- Söyleyişte, yazışta, imzada öz ad önde, soy adı sonda kullanılır.
Madde 3- Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç soy adları kullanılamaz.
Madde 4- Soyadı seçme vazifesi ve hakkı, evlilik birliğinin reisi olan kocaya aittir. Evliliğin feshi ve boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır. Koca ölmüş ve karısı evlenmemiş olursa veyahut koca akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebebiyle vesayet altında bulunuyor ve evlilik de devam ediyorsa bu hak ve vazife karınındır. Kocanın vefatıyla karı evlenmiş veya koca evvelki fıkrada zikredilen sebeplerle vesayet altına alınmış ve evlilik de zeval bulmuş ise bu hak ve vazife çocuğun baba cihetinden olan kan hısımlarından en yakın erkeğe ve bunların en yaşlısına, yok ise vasiye aittir.
Madde 5- Mümeyyiz olan reşit, soy adını seçmekte serbesttir. Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı dolayısıyla vesayet altına alınmış olan reşidin adını babası, yok ise anası, bu da yok ise vasisi seçer.
////////////////////////

KÖKLÜ AİLE ve BİLİNEN SÜLALE İSİMLERİ KALDIRILDI
Bu kanun yürürlüğe girdikten itibaren 2 yıl içinde soyadı almayanlar ve soyadını değiştirmek isteyenlerin taşıyacakları adı hükümet belirleyip nüfusa işlemiştir.
Soyadı Kanunundan sonra  26 Kasım’da çıkarılan 2590 sayılı kanunla ağa, molla, hafız, hoca, efendi, bey, hanım, hanımefendi, beyefendi, hazret, paşa gibi unvan ve lakapların kullanılması yasaklandı.
Soyadı Kanunu ile lakap ve ünvanla anılma dönemi sona erdi ve her aileye bir soyadı kullanma zorunluluğu getirildi. 
Bu uygulama  ile batıyla uyum sağlamak  dense de esas  maksadın   aşiret, kabile ve sülale gibi köklü aile  bağı  ya da asillik belirterek  üstünlük, bİlinmişlik  sağlayan  isimleri ortadan kaldırmak için düşünülmüştü. 
Nitekim unvanlarında ‘oğlu’, ‘zade’ ‘yan’ kelimeleri olanlar bunları soyadlarına taşıyamadı.
O nedenle bizim köyümüzde;
"Codarlar"..
"Mamalılar"..
"İmam evi"
"Zaimoğulları" diye   bilinen  isimleri alamadılar.
Yerine , sırasıyla ;
Çavdar,

Karakaya
Yazıcı ve  ve zor isimleri soyadı olarak verildi.

KAMAL ATATÜRK
Yasa çıktıktan 5 ay sonra 24 Kasım 1934 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İsmet Paşa'ın sunumu ve  oy birliği ile kabul edilen
"Madde:1-KEMAL Öz adlı Cümhur Reisimize ATATÜRK soyadı verilmiştir”.  şeklindeki  2587 sayılı kanunla "Atatürk" soyadı verildi. 
"Atatürk" soyadının  başka birileri tarafından da kullanılabileceğini düşünüldüğünden  böyle bir durumun önüne geçmek için 17 Aralık 1934’te 
“Madde: 1- Kemal Öz adlı Türkiye Cümhur Reisine 24.11.1934 tarih ve 2587sayılı kanunla verilmiş olan ATATÜRK soyadı yalnız tek şahsına mahsustur, hiç kimse tarafından öz ve soyadı olarak alınamaz, kullanılamaz ve kimse tarafından hiç bir suretle bir kimseye verilemez.

Madde: 2- “ATATÜRK” adının başına ve sonuna başka söz konarak öz ve soy adı alınamaz ve kullanılamaz.”diye yeni bir kanun çıkarılarak  bu  isimdeki soyadın başka kişiler tarafından kullanılması yasaklandı.
O yüzdendir ki  Mustafa Kamal’ın kız kardeşi Makbule’nin de soyadı "Atatürk" değil “Atadan” olmuştur.

“ATATÜRK” soyadını kendisi mi vermişti?
Zaman Gazetesi 25 Kasım 1934

halide edip adıvar ile ilgili görsel sonucuHalide Edib Adıvar
halide edip adıvar ile ilgili görsel sonucu
'SOYADI ALMAK BİZE YAKIŞMAZ!'
‘Ben zaten meşhur biriyim, benim gibi birinin soyadı almasına gerek yok..." İlave isme ne gerek var?

Soyadı işini içine sindiremeyenler de olmuş.
Mesela ..
Halide Edip..
 "Soyadı almak, adı sanı belli olmayan insanlara düşer" diye düşünüyor.
Fakat Kamal  Atatürk, haber göndererek mutlaka  "soyadı" almaları gerek diye ikaz ediyor.Bunun üzerine de   kızgınlıklarını belirtmek amacıyla, karı- koca  'Bizim adımız, şöhretimiz malumdur anlamına gelen "Adıvar" soyadını seçiyorlar.

BEN KİMİM?
Aziz nesin ile ilgili görsel sonucuAziz nesin ile ilgili görsel sonucu
Aziz Nesin’in  de soyadı alma  hikayesi için şöyle diyor:
 “Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘eliaçık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldı. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine ‘çevikel’ soyadını almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadlarını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadların yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”

NİHAL ADSIZ:
nihal atsız ile ilgili görsel sonucu
 Nihal Atsız da "lakap "yeterde artar diye düşünür.Soyadı mecburiyeti karşısında da  tepki göstermek için önce ‘Adsız’ soyadını alır.
MEMURLAR KAFASINA GÖRE
Bazı yerlerde insanlar kendileri soyadı seçerken bazı yerlerde de Soyadı yazan memurların ne yazdığı önemli olmuş.
Mesela
bazı yerlerde İstiklal Marşı esas alınarak Korkmaz, Şafak, Hilal gibi soyadlarına kaynaklık etmiş.
 Sungurlu'nun Turgutlu  köylüleri içinde "B" harfi esas alınmış.. Birlik,Billik, Bike, Bikeç gibi "B"harfinden soyadı tahsisi yapılmış....
 Kemal Tahir'in romanına konu olan  meşhur  Katil İlyas'ın köyü Tatlı da da 
Hep verilen soyadı   sarıyerlioğlu, Tatlılıoğlu gibi "oğlu" ile bitirilmiş.
////////////////////////////////////
Bakınız:

  Cumhuriyet Tarihi: Soyadı Hikayeleri- Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali