10 Mayıs 2010

Selahatin BELLEK ve KERVAN



















Değerli oazanımız Murat Danlı ile bizim Selahatin'in (BELLEK) yolu bir gün  Yozgat - Çekerek'in  Kurbağlı  Köyü'ne uğrar.

Bura da Ahi Kerim (Sultan)  Baba yatar.
"Dutluk " denen bölgedeki  dut ağaçları dikkatlerini çeker..
 Çevrede "Kervan" denen ağaçlar vardır. Bu ağaçlar gerçektendesanki kervan konmuş görünümündedir..
Selahatin dayanamaz.
Çıkıp ağaca poz verir..
Biz de bu güzel resmi, Ozanımız Murat Danlı'ın simalar cönkünden (Face book) alarak paylaşıyoruz....
Posted by Picasa
Ne oluyo..
Değerli ozan?..
Selahatin'i ağaca çıkarıyorsun.
Kendin de ağacın dibiini mekan tutuyon...


05 Şubat 2010

Saniye Bibi(Saniye Danlı) Ankara'da

Posted by Picasa

Samet Kaya, Ankara'da

Posted by Picasa
Posted by Picasa

Samet Kaya, Dastarlı Sitesi'nda

Posted by Picasa

Samed Kaya, Nasrettin Hoca ile - Harikalar Diyarı

Posted by Picasa

Samet Kaya, Harikalar Diyarı'nda

Posted by Picasa

30 Ocak 2010

Fazlı Çavdar, vefat etti

Fazlı emim,  Hakk’a yürüdü.

Arif kağ’ın torunu.,
Molla Ahmet’in oğlu.
Ve dedem Mehmet Çavuş’un yaşayan erkek yeğenlerinin sonuncusu;

Codaroğulları’ndan Fazlı Çavdar, 14 Ocak 2010 Perşembe günü vefat etti.
Hastalığı ağırlaşan Fazlı emmiyi Sincan’da 5 Ocak 2010 Salı günü yeğenlerinden Ahmet Çavdar’ı da yanımıza alıp ziyaret etmiştik.

Tek evladı Şerif gelinin kızı Sevgi’nin yanında kalan ve Sincan’da vefat eden hacı Fazlı, aynı gün Küçük Hırka Köyü’nde toprağa verildi.

Övey kızı (Kızı Şerif’in vefatından sonra damadı Hasan Çelik’in evlendiği ) (Yatankavak köyünden) Satı hanım da 10 Ocak 20010Pazar günü vefat etmişti..

Tüm müminlere Allah, rahmet eyleye…


////////////////////////////////////////
Ahmed emmimden Falı emmime geçen ve Döndü nenenin saklayarak torunlarına intikal eden ve  Cavit ile  (Muttalip) Muharrem'in  gönderdiği Osmanlı Tapu kayıtlar:




















NOT:
Muharrem; tapuları, günümüz Türkçesine güzel çevirtirmiş..
Sadece küçük bir hata var.

Rahmeti Arif kağ dedenin dedesi "Hasan " diye okumuş.Oysa biz Hüseyin olarak okuyoruz.. Tarihi olaylar ve anlatımlarda da Gır Osman dedenin babası "Hüseyin" , zaten oğluna da babasının adını "Hüseyin"diye vermiş

Peki hata nerde..?
Osmanlıcada üstüğn ve esre olmadığı için "rahmet ve zahmet" tek bir nokta ile ayrıştığı için zahmet diye de rahmet diyede okunabilir..Hasan ve Hüseyin de öyle..
Bakınız:
https://khirka.blogspot.com/2007/06/mehmet-avu.html