21 Ağustos 2008

Köyün girişinden Kavaklar

Posted by Picasa

Bağlardan Hıra Baba

Posted by Picasa

Yine bağlardan Karabayır

Posted by Picasa

Alaca yolundan Karabayır

Posted by Picasa

bağlardan karabayır

Posted by Picasa

Ağripara'dan köye doğru

Posted by Picasa

Küçük Hırka'ya Alaca yolundan bakış

Posted by Picasa

19 Ağustos 2008

"SEVGİ AĞCI " DİKİMİNE DAVET


"SEVGİ AĞACI " DİKİMİNE DAVET..
Nasip olursa yeğenim Fatih Çavdar’ın düğünü dolayısıyla, Çarşamba günü Alaca- Küçük Hırka Köyünde olacağım. Düğün; 21.8.2008 Perşembe başlayıp. 24.8.2008 Pazar günü sona erecek.
http://www.alacanet.com/Yazilar.asp?yazi=goster&yazine=53 adresindeki ve bir çok yazımda belirttiğim gibi, kuruyan, kavrulan topraklarımıza ağaç dikmenin önemi ortada.
Bu nedenledir ki sevgileri ile beraber büyütmek üzere gençlere “sevgi ağacı” fidanı hediye edeceğim.
Hemen hiç alışık olunmayan bu duruma kimileri gülecek.
Varsın, gülsünler..
Şu an damat dahil, köylünün bu işten haberi yok.
Düğünde herkesin hoşuna gidecek bir anı olması, kimi tabuların yıkılarak güzel bir gelenek halini almasını istiyorum.
Gelin alındıktan sonra düğün evine gelince kızımız Bedia’nın gelinlik, oğlumuz Fatih’inde damatlıkla “sevgi ağacını” toprakla buluşturmasına şahitlik etmek, düğün nişan, cenaze gibi yapılan toplu törenlerde güzel bir işi alışkanlık haline gelmesini teşvik adına; Teşrif ederseniz memnun olurum..
Selam ve saygılarımla..
Necati Çavdar

SEVGİ, AĞACI!
Bediha; Fatih’in gönlünde yer eden, kızımız Fatih; Bediha’nın kalbindeki, oğlumuz
Yıl; 2008. Ay 24 Ağustos. Vakit, tamam Unutulur, geçer gider beklenilen zaman
Bu güne ermek için çektiniz nice zahmetleri Mutluluğa koşmak için yakın edip, uzakları
Davet ettiniz bizleri, mutluluğunuzu görmeye Allah, daim etsin,ulaştırsın sizi gerçek sevgiye
Altın, gümüş taksam; harcanır, gider Para, bulunur. Bu gün var, yarın biter
Bizden size”sevgi ağacı” fidanı olsun hediye Hatırlatsın sevginizi, unutma memleketi diye
“Sevgi ağacını” dikin, doğduğunuz topraklara Çiçek açsın, koku salsın, ulaşsın uzaklara
Düşler takın, yeşili saran güzel dallarına Umut rüzgarları taşısın, gittiğiniz diyarlara
Sevginizle büyüsün, uzansın göklere, Yeşersin, umut olup, dursun meyvelere
Gölge olsun sıcaktan kavrulanlara Barınak olsun, sıcak yuva arayanlara
Sevgiyle dikin, hoş meyveler versin, İlaç olsun derdine derman arayanlara
Sevmek, yürek ister, sevgi uzanır yarınlara Sizde yürek var, sevginizle geldiniz bu günlere
Bulunca uygun hava ,su, toprak, fidan Sevgiyle büyür, yeşile bürünür vatan
Sevginiz, umut olup uzansın yarınlara Ağaç olsun, kök salsın nice topraklara
Sevginiz meyve versin, yaşatsın güzellikleri Kokusu sarsın cihanı, fethetsin gönülleri
Temizlesin havayı, sarsın bizim toprakları Rahmete davet etsin yağmur yüklü bulutları
Ağacınızı gördükçe hatırlayın, sevginizi Unutmayın, “sevgi ektiğiniz” memleketinizi
http://www.biriz.biz/rize/karayemis/index.htmbiz/rize/karayemis/index.htm
Çiçek, meyve vermiş...




Paşamız

PAŞA, Edemiz...
Bakmayın siz "değişkliği" kabul görmez ancak geçmez "ınkılap" kanunlarının dediklerine ..
Şapka gibi "takılmayan", valilere "ilbay", hanımları "bayan,"erkekleri "bay "yapan "paşaları bir günde, unvandan ettiği için memlekette "paşa " bırakmayanların yaptıklarına ..
"Bunlara rağmen birilerine "paşa" derseniz, zevkten dört köşe olurlar.
Ama işlemez maddelere gelince milete silah dayarlar.
Memlekette "kanunen" paşa olmadığına bakmayın..
Bizim köyümüzün PAŞAsı var.
Üstelik, ism,i öyle kanunla filan yasaklanamayan cinsten.
Gerçek paşa..
Çok yaşa emi, Paşa ede...
Yukardaki resim;Recep Danlı'nın "muhtarlık" yetkisini son senede kullanmak aklına gelerek; 60 yıldır babamın ekip biçtiği ve doğduğum ev yeri dahil yüzyıllardır ekilen tarlaya "mera" diye şikayeti üzerine gittiğim Küçük Hırka'da 10 Nisan 2009 cuma günü, akşam üzeri çekildi
Paşalık' da YASAL DURUM:
İnkılap Kanunları, devrim kanunları olarak da bilinir.
1961 anayasasının devrim kanunlarının korunması başlığını taşıyan 153. maddesi ile 1982 anayasasının inkılap kanunlarının korunması başlığını taşıyan 174. maddesinde sayılan 8 kanundur. bu kanunların anayasaya aykırılığı ileri sürülemez.
Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyen, ama "takılmayan" delik deşik etmekte beis görülmeyen kanunlar zincirinden biride "PŞALARLA" ilgilidir.
Anayasa madde 174:
Anayasanın hiçbir hükmü, türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve türkiye cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz.
PAŞA DEMEK YOK..
Çünkü yasal PAŞA yok
İşte kanunu:
Kanun No: 259
Kabul tarihi: 26/11/1934
Yayımlandığı resmi gazete tarihi: 29/11/1934
Yayımlandığı resmi gazete sayısı: 2867
Madde 1 - ağa, hacı, hafız, hoca, molla, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi ve hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılmıştır. erkek ve kadın vatandaşlar, kanunun karşısında ve resmi belgelerde yalnız adlariyle anılırlar.
Madde 2 - sivil ve rütbe ve resmi nişanlar ve madalyalar kaldırılmıştır ve bu nişan ve madalyaların kullanılması yasaktır. harb madalyaları bundan müstesnadır. türkler yabancı devlet nişanları da taşıyamazlar.
Madde 3 - askeri rütbelerden adın başına gelmek üzere kara ve havada müşürlere mareşal, birinci ferik, ferik ve livalara general, denizde birinci ferik, ferik ve livalara amiral denilir. generallerin ve amirallerin derecelerini gösteren unvanlarla deniz müşürleri unvanlarının ve diğer askeri rütbelerin karşılıkları ali askeri şurası kararı ve icra vekilleri heyetinin tasdikı ile konulur.
Madde 4 - bu kanun neşri tarihinden muteberdir.madde 5 - bu kanunun icrasına icra vekilleri heyeti memurdur. ............///////////////////////................
Paşaya paşa demek
Genelkurmay Başkanı gazete yöneticileriyle bir toplantı yaptı, bu toplantıda kendisine "paşam" diyenlere de kızdı. "Bana paşa demeyin, Orgeneral Başbuğ şeklinde hitap edin" dedi.Haklı gibi görünüyor. Çünkü, "paşa" demek suçtur.
Suç mudur?
26 Kasım 1934 tarihli devrim yasasına göre, "ağa, hacı, hafız, molla, hoca, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi, paşa, hazret" gibi ünvan ve lakapların kullanılması yasaktır.Ama, gene aynı yasaya göre, "kanun karşısında ve resmi belgelerde" ...
Yani, o günden beri, günlük hayatında birbirine "bey" ya da "hanım" diye seslenen her Türk vatandaşı suç işlemiyor. Herkes birbirine "bay" ya da "bayan" demek zorunda değil.Benzer bir devrim yasasına göre, şapka giymek zorunludur. Hıncal ağabeyin arkadaşı Ertekin dışında hepimiz sürekli suç mu işlemekteyiz?
Hayır.
Bu "lakap ve ünvan" konusunda bürokrasi o kadar hassastır ki, bazı paşalar, pardon generaller, 1934 öncesini anlatırken Atatürk'ten "Gazi Mustafa Kemal Paşa" şeklinde sözedilmesini bile hoş karşılamazlar ve kızarlar. Sanki Mustafa Kemal Atatürk, "Ali Rıza Atatürk" ile "Zübeyde Atatürk" ün oğludur ve generalliğe de 1881 yılında terfi etmiştir.Yani, "kurtar bizi paşam" demek de yakışıksızdır.
"Sarı saçlım, mavi gözlüm, neredesin" denilebilir, onda bir sakınca yoktur.
Fakat "paşa" ünvanından hoşlanmayanların, kendi aralarında sohbet ederken de birbirlerine "paşa" şeklinde seslenmemeleri gerekirdi...
Bunu hangisi uygular, çok merak ederim.
Demek ki, kanun çıkarmak başka şey, sosyoloji bilimi başka şeydir ve de emirle toplum mühendisliği yapmak zor iştir.Bilime karşı gelirseniz, ortaya otuzlu yılların "Bonjur Bay Lütfullah", "Bonjur Bayan Melahat" gibi komedi unsurları çıkar.
Bu gülünç kalıplar ancak "Lüküs Hayat" operetinde kalmışlardır.Tıpkı, bilime karşı gelerek ortaya atılan "Güneş-Dil teorisinin" de alay konusu olduğu gibi.Bu teoriye göre milattan önce bin iki yüzlü yıllarda yaşadığı varsayılan Mikenai kralı Agamemnon'un adı, Türkçe "ağa memnun" dan gelmektedir. Yengesi Eleni'nin adının nereden geldiği tesbit edilememiştir. Eşi kraliçe Klytemnestra'nın adının klitoristen geldiği tahmin edilebilir ama o da Türkçe değildir. Hani kadının adı "Bızırilla" falan olsa anlayacaktık...Şaka yaptığımı sanıyorsunuz ama aynı teoriye göre İngilizce "O.K." deyimi de Türkçe "ok" ve "ay" dan gelmektedir. Bu ciddi ciddi ileri sürülmüştür.
İleri süren, on dokuzuncu yüzyılda, İngilizcesi zayıf bir Hintli görevlinin, tren vagonlarına tebeşirle "all controlled" ( "hepsi kontrol edilmiştir" ) ibaresinin kısaltması olan "A.C." yazacağına "O.K." yazdığını (yani bunu "oll kontrolled" sandığını), deyimin buradan kaynaklandığını bilmiyordu...
İşte toplum mühendisliğinin bizi getirip bıraktığı açmaz budur.Paşaya paşa denilmesin...
Tamam. Fakat ben, merhum Zeki Müren'e yıllarca paşa demiş olanlar hakkında cezai bir işlem yapılacak mı, onu merak ederim...
Engin Ardıç/sabah/19.09.2008
http://www.8sutun.com/koseyazisi?id=970
Posted by Picasa

18 Ağustos 2008

BÜYÜK HIRKA'dan Küçük ve Büyük DEDELER: HIRA BABA TEPELERİ

Posted by Picasa

Kurttepesi'nden Köyün görüntüsü(Batı yakası)

Posted by Picasa

Alacalı Şair Murat Danlı'nın opjektifinden Küçük Hırka 2008

Posted by Picasa

05 Haziran 2008

Küçük Hırka'da Yas Var.. Kene, canımıza kast etti

Flaş !!! Yine Kene Yine Alaca
Alaca'da 10 günde 3 . kene vakası. İlçemiz Alaca'da yaşanan kene vakaları üzüntüye sebep oluyor. Alaca'da 10 günde 3. kene olayının yaşanması halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Tük kurumlarımızı halkımızı bilinçlendirmeye davet ediyoruz.Çorum'da önceki gün çobanlık yapan 5 çocuk babası Osman Cenik'in kene ısırması sonucu bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanarak hayatını kaybetmesinin peşinden bu günde 2 kişi daha kene ısırması sonucu hayatını kaybetti. 2 günde 3 kişinin kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği Çorum’da büyük bir kene paniği yaşanıyor. Çorum merkeze bağlı Turgut köyünde bekçilik yapan Seyit Yalçınkaya ve Alaca ilçesi Akçaköy köyünde Sadiye Kılıç isimli kadın kene ısırması sonucu KKKA virüsü kapmaları sonucu hayatlarını kaybettiler. İlk kene vakası merkeze bağlı Turgut köyünde yaşandı. Arazide uyuyan ve kasığından kene ısıran fakat bir süre farkında olmayan Seyit Yalçınkaya, bir süre sonra fenalaştı. Ateşi yükselen ve sürekli kusan Yalçınkaya, burnu ve dişlerinin kanamaya başlaması üzerine Çorum Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan tetkikler sonunda kene tarafından ısırıldığı belirlenen Seyit Yalçınkaya Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan kontrollerde Yalçınkaya da KKKA virüsüne rastlandı. Kaldırıldığı hastanede 4 gün boyunca hayatta kalma mücadelesi veren Yalçınkaya önceki gece hayatını kaybetti. İkinci ölüm olayı ise Alaca ilçesinden geldi. Arazide madımak toplayan Şadiye Kılıç, kene tarafından ısırıldı. Vucuna yapışan keneyi kendi imkanları ile çıkardan Şadiye Kılıç (68) bir süre sonra rahatsızlanarak Çorum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada kendisini yapılan sağlık taramasından sonra kene tarafından ısırıldığı ortaya çıkan Kılıç, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada durumunun iyice ağırlaşması sonucu Ankara’ya kaldırılan Şadiye Kılıç, tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti. 2 günde üç kişinin kene ısırması sonucu hayatının kaybetti Çorum’da vatandaşlar büyük tedirginlik yaşıyor. http://www.alacanet.com/Haberler.asp?haber=goster&haberne=707 .............. Alaca'dan Keneye Bir Can Daha Çorum'un Alaca ilçesine bağlı Küçükhırka köyünde çobanlık yaptığı sırada kene tarafından ısırılan ve götürüldüğü tedavi merkezinden OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen Osman Cenik (42), müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Bu arada, Osman Cenik'in eşi Badegül Cenik'in (36) de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı şüphesiyle tedavi altına alındığı öğrenildi. Bir süre öncede yine Alaca'da meydana gelen kene ısırması olayında Satı Deve isimli bayan hayatını kaybetmişti.

NOT :

BU HABER YANLIŞLIKLA VERİLMİŞ:

Çünkü eşi vefat etmemiş, daha sonra köyü terk ederek anası evine dönmek zorunda kalmıştır. KÜÇÜK HIRKA YASA BOĞULDU 04 06 2008 Alaca İlçesi’ne bağlı Küçük Hırka Köyü’nde çobanlık yapan ve kene tarafından ısırılması nedeniyle kaldırıldığı Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren 42 yaşındaki Osman Cenik’in ölümü Küçük Hırka Köyü’nü yasa boğdu. 5 çocuk babası Osman Cenik’in cenazesi, yaşamını yitirdiği Samsun’dan bir ticari taksi ile köye getirildi. Akşam saatlerinde cenaze namazı kılınırken, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) virüsü riski nedeniyle cenaze araçtan çıkarılmadı. Osman Cenik’in cenazesi köye gelmeden önce sağlık görevlileri mezarlığı ilaçladılar ve gerekli önlemleri aldılar. Cenaze Küçük Hırka’ya geldiğinde de özel kıyafetli görevliler tarafından toprağa verildi. Öte yandan, KKKA şüphesi ile Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altında tutulan Osman Cenik’in eşi Yeter Cenik’in sağlık durumunun da ciddiyetini koruduğu öğrenildi. http://www.corumhaber.net/content/view/6643/494/ ................ KENE ISIRMASI SONUCU HAYATINI KAYBETTİ Çorum'un Alaca İlçesine Bağlı Küçük Hırka Köyünde Çobanlık Yapan 5 Çocuk Babası Osman Cenik, Kene Isırması Sonucu Hayatını Kaybetti. Çorum'un Alaca ilçesine bağlı Küçük Hırka köyünde çobanlık yapan 5 çocuk babası Osman Cenik, kene ısırması sonucu hayatını kaybetti. Küçük Hırka köyünde çobanlık yaparak geçimini sağlayan Osman Cenik'i bir hafta önce hayvanları otlatırken kene ısırdı. Keneyi koparan ve durumu ailesine söylemeyen Osman Cenik, dün aniden fenalaştı. Çocukları tarafından önce Alaca Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Cenik'in, sevk edildiği Çorum Devlet Hastanesi'nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'na (KKKA) yakalandığı tespit edildi. Daha sonra Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Osman Cenik, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Osman Cenik'in ölüm haberi köyde büyük üzüntüye neden olurken, köye gelen sağlık görevlileri cenazenin toprağa verileceği mezarlıkta ilaçlama yaptı. Görevliler daha sonra köydeki ahırları ve hayvanları da ilaçladı. Akşam saatlerinde köye getirilen Osman Cenik'in cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından sağlık ekiplerinin gözetiminde toprağa verilirken, mezarlık kireç dökülerek dezenfekte edildi. Bu arada eşiyle birlikte rahatsızlanan Yeter Cenik de kaldırıldığı Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi'nde KKKA şüphesiyle tedavi altına alındı. Kaynı olan Osman Cenik'in köyde çobanlık yaptığını ve kenenin ısırdığını sakladığını belirten Badegül Canik, "Köyün mallarını güderken dağda kene ısırmış, bize söylemedi. 2 gün önce başım ağrıyor dedi, daha sonra dün akşamüzeri fenalaştı, eşim doktora götürdü. Çorum'dan Samsun'a göndermişler, bu sabah ölüm haberini aldık. Kaynımla birlikte yengem de rahatsızlanmıştı, onu da hastanede gözetim altında tutuyorlarmış" diye konuştu. Özgür (4), Emre (11), Fadime (16), Döndü (15) ve Medine Cenik (17) adlı çocukları bulunan Osman Cenik'in, kene ısırdıktan sonra kimseye söylemediği ortaya çıktı. (ES-BÖ-NÇ-Y) (İhlas Haber Ajansı) 03.06.2008 00:00 http://www.ozgurhaber.com/yonlendir.php?id=2209849&i=Haberler.com&b=Kene-Isırması-Sonucu-Hayatını-Kaybetti

............

KENEYE 2 KURBAN DAHA

Çorum'dan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı Kuşkusuyla Samsun'a ve Ankara'ya Sevkedilen 2 Kişi, Tedavi Gördükleri Hastanelerde Öldü. Çorum'dan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı kuşkusuyla Samsun'a ve Ankara'ya sevkedilen 2 kişi, tedavi gördükleri hastanelerde öldü. Çorum'un Alaca ilçesinde, hayvanlarını otlatırken kene tarafından ısırılan ve kaldırıldığı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde önceki gün yaşamını yitiren Osman Cenik'den hastalık mikrobunu kaptığı belirtilen ve aynı hastanede tedavi gören eşi Badegül Cenik'in (35) de yaşamını yitirdiği bildirildi. 5 çocuk annesi olan Cenik'in cenazesinin, Alaca'nın Küçükhırka köyünde toprağa verileceği öğrenildi. Öte yandan, Alaca'nın Akça köyünde de önceki gün önce Yozgat Devlet Hastanesi'ne, ardından da Ankara Numune Hastanesi'ne sevkedilen bir kişinin daha Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedeniyle öldüğü bildirildi. Bu arada 2008 yılı içinde Çorum'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından ölenlerin sayısı 7'ye yükseldi. Haber Yayın Tarihi: 04 Haziran 2008 Çarşamba Saat 21:04 Haber Yayın Tarihi: 04 Haziran 2008 Çarşamba Saat 21:04 http://www.haberler.com/keneye-2-kurban-daha-3-haberi/ http://www.alacanet.com/Haberler.asp?haber=goster&haberne=703
//////////////////
Yorum
Bütün vefat eden iman sahiplerine..Ve köylümüz Osman'a ve hanımı Badegül bacıya Allah, rahmet etsin. Şehitler defterine yazar inşallah. Bu vesile ile söylemek isterim ki bu bir milli felaket olmuştur. İlgililerin, devlet denen cihazın bu meseleye "milli felaket" olarak bakması, ona göre tedbir alması gerek. Kene vakalarındaki artışın ve tehdidin boyutu memleketi bir uçtan bir uca saran DOMUZ sürülerinin günden güne artışı ile ilgisi var mı, bailmiyoruz.. Ancak üzerinde düşünülmesi gerek.. Asırlar boyu öküz, camız, koyun, keçi üzerindeki kenelerden insanlar;-daha çok haşir neşir oldukları halde -bu denli etkilenmiyordu. Acaba kendisine zararı olmadığı halde, insanlara zarar veren çeşitli virüs taşıyan DOMUZ ların etkisi yok mudur? Buna "milli felaket" olarak bakmalı dedim. Rahmetli Osman Cenik kardeşimiz ya da başkaları bu illete bilerek ve kendileri isteyerek yakalanmadılar. Hele Osman, milli ekonomiye katkıda bulunmak ve nafakasını çıkarmak üzere köyün sığırlarını otlatıyordu. O, araziye çıkmayıp da ne edecekti? .. Çıktığında nerede oturup, nerde gezecekti?..

42 yıldır nereleri dolaşmışsa oralarda gezmek durumunda idi. O, ne tatil yapıyor, ne de zevk için dağ-taş, dere- bayır geziyordu. Keneye kapılmasında bir ihmalinin olmadığı açık Doktorların, tıbbın da bu konuda şimdilik yetersizliği ortada. O halde, devletin, milletin bu işe "Milli Felaket" olarak bakarak, çalışarak üretim içinde ve işinde olanların mağduriyetini azaltacak tedbirler almalı. Çocuklarını ele güne muhtaç etmemeli.. Etmemeli de, Fırat kenarında otlayan koyunu kapan kurttan dolayı Medine'de sorumluluk hisseden Ömer'ler gerek.. Ve ilahi adalete hesap vereceğini bilen yürekler..

Allah yeni acılar göstermesin.
Necati Çavdar
................
ÇORUM'DA KENE CAN ALDI
Turgay Ayhan

http://video.yahoo.com/watch/2797877/8114742

21 Mayıs 2008

03 Nisan 2008

Gazeteler- tv

KÜÇÜK HIRKA ve illerin ' Detaylı nüfus bilgilerini görmek için''

Küçükhirka Köyü Nufusu:
Toplam: 379
Erkek: 181
Kadın: 198
Kaynak:
http://report.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnks=&report=bucak_koy.RDF&p_il1=19&p_kod=3&desformat=html&ENVID=adnksEnv
Haritada üzerine tıkladığınız illerin nüfus bilgilerini öğrenmek ister misiniz?
http://www.tuik.gov.tr/jsp/duyuru/upload/adnks_Harita_TR/HaritaTR.html
ÇORUM:
Toplam Nüfus: 549 828
Kadın: 277 886
Erkek: 271 942
İlçelere göre şehir ve köy nüfusları
İlçelere göre şehir ve köy nüfusları
Çorum Merkez:
Toplam: 243.600
Erkek:120.464
123.136
Alaca
Toplam: 40.770
Erkek: 20.257
Kadın:20.513
Şehir: 22.590
Köy:18.180
Bayat
27.032
Boğazkale
5.696 Dodurga
8.292 İskilip
42.476 Kargı
17.050 Laçin
7.058 Mecitözü
20.689 Oğuzlar
7.930 Ortaköy
9.711
Osmancik
45.730
Sungurlu
64.631 Uğurludağ
9.163
Ayrıntıları Görmek için:
http://report.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnks=&report=turkiye_ilce_koy_sehir.RDF&p_il1=19&p_kod=1&desformat=html&ENVID=adnksEnv

20 Kasım 2007

KÜÇÜK HIRKA KÖYÜ HARİTASI


Küçük Hırka köyü haritasını görmek isterseniz Aşağıda verdiğim linkle ulaşabilirsiniz:
http://www.maplandia.com/turkey/corum/kucukhirka/ http://www.fallingrain.com/world/TU/19/Kucukhirka.html

http://www.turkcebilgi.com/alaca,_k%C3%BC%C3%A7%C3%BCkh%C4%B1rka/haritasi
Çevre köylere uzaklıkları:
Emirler (6,4Km)
Kicik (3,6 Km)
Kalecikkaya (8,2 Km)
Percem (6,8 Km )
Buyukhirka (5.0 Km)
Baltasarilar (10,2 Km)
Cihanpasa (9,2 Km)

////////////////////////////////////////////

Küçükhırka Köyü Nerede ve Hangi İlçeye Bağlı?

Küçükhırka Köyü Çorum ilinde yer almakta olup, Alaca Köyleri semtinde bulunan Küçükhırka Köyü Alaca ilçesine bağlıdır.Küçükhırka Köyü haritası konumu ise 40° 2' 40.2360'' Kuzey ve 34° 41' 39.4296'' Doğu gps koordinatlarıdır. Küçükhırka Köyü bağlı olduğu Alaca ilçe merkezine 19 kilometre mesafe uzaklıktadır. Küçükhırka Köyü Çorum şehir merkezine mesafesi ise yaklaşık 60 kilometredir.

Küçükhırka Köyü Haritası Yakınında Bulunan Yerler

Küçükhırka Köyü çevresinde bulunan çeşitli yerler ve Küçükhırka Köyü ile arasındaki mesafeler.
https://www.haritatr.com/kucukhirka-koyu-haritasi-m30c4
YerMesafe
Küçükhırka0.1 km
Yüksekyayla2.5 km
Hırkababa Tepesi2.5 km
Ziyaret Tepesi3.1 km
Suludere4.2 km
Taşocağı Tepesi4.1 km
Tuztaşı5.8 km
Akçiçek4.9 km
Emirler5.3 km
Büyükhırka5.7 km
Gölpınarlar7.4 km
Kalecikkaya7.9 km
Çomar8.5 km
Perçem6.5 km
Hattusa7.2 km
Mehmetbeyli7.7 km
Çatalbaş8.9 km
Külâh10.5 km
Yazılıkaya Açıkhava Mabedi8.8 km
Boğazkale Alaçahöyük Milli Parkı7.9 km

22 Haziran 2007

Küçük Hırka Köyü'nden ŞEHİTLER...


Köyümüzden seferberlik ilanı ile giden 75 yiğitten tam elli tanesi dönmez.

Kimi Çanakkalede, Kimi Filistinde, Kenan diyarında yani kanal harbinde


Kimi Basra'da

Kimi galiçyada kalırlar.

Kimi de Kafkas dağlarında

Yada Allahüekber dağlarında toprakla buluşurlar.

Küçük Hırka Köyünden hemen her evden bir iki hatta altı kişinin can verdiği, tam elli ŞEHİT'in isim isim listesi ve hikayeleri ile çok yakında burada bulacaksınız.niz, kimi amcanız,

Kimi dede

Kimi dayınız..
KÜÇÜK HIRKALI ŞEHİTLER:


Birinci Cihan savaşı başlar. asra, Bağdat..Yemen, Hicaz, Mekke, Medine..Filistin, Suriye, Şam, İstanbul, Edirne için.. Çanakkele’ye ... Kanal Harbi için Kenan Diyarına(Filistin’e), Yemen’e .. Galiçyaya, Kafkaslara, Allahü Ekber Dağlarına yola çıkanların kimi kardeş kimi yeğen kimi, arkadaştır.


 

Osmanlı, seferberlik ilan eder.

Eli silah tutan askere alınır.Ya da çağrılır.
Küçük Hırka’dan (Hırkaisağir) tam 75 delikanlı yola çıkar,vatan, din, iman müdafaası için. Anadolu, Trakya, Balkan, Kafkas, Filistin, Musul, Irak Cephesine koşarlar.Kimi Yemen'e Kimi de Galiçyada savunma yaparlar.
Kiminin çocukları, eşleri kiminin yaşlı anaları babaları kalır geride.Ama onlar giderler. Geriye sadece 25 kişi döner.



Tam elli kişi Şehit verilir.. hanedir ki? Her evden ŞEHİT verilir. Kiminden bir kiminden iki, üç.Kiminden altı.. . Bir çok Şehit yakınları ile görüşüp teyit ettirdik.Ulaşamadıklarımızda oldu. Eğer elinde bilgi belge olan var ise, bize ulaştırdığında yayınlamaya hazırız.

O zaman köy, kaç hanedir ki?
Tam 75  kişi gider, 50 kişi dönmez, dönemez.
Bu kahramanları yad etmek, gelecek nesillere aktarmak üzere yaptığımız çalışmada isimlerin çoğunu, Arif Yazıcı’dan aldık. Anlatanların sözlerine sadık kalmaya çalışarak bu 50 şehidin kimliklerini bir şeref levhası olarak sitemize koyarak, sizlere arz ediyoruz.

1- Codarlardan Arif Kağ’nın kardeşi SAKIZCI SADIK. 
Sadık, Arif Kağ ile ana baba bir kardeştir.
Arif Kağ’ın diğer kardeşleri ile baba bir anaları ayrıdır.
Sakızcı Sadık diye bilinen dedem Mehmet Çavuş'un amcası askere gittiğinde Mevlüde hanım ile evlidir.
Sakızcı Sadık’dan iki kız kalır..
Büyük Hırkalı Takavit’in (Tekaüt) hanımı olan Kepi ve Küçük Hırka’da ceniklerden Kore Gazisi olan Bayram’ın anası Hanife..
Birisi daha sonra Büyük Hırka'da amcası oğlu Takavit ile evlenecek olan Kepi,
Diğeri Ceniklerin gelini olacak olan Hanifedir.
Babaları askerde kalşdığı için yetim Hanife Dedem Mehmet Çavuş'un evinde büyür.
Orada gelin olur.
Ve e aynı evden gelin gittiği için aslında babamı büyüten kişi.
Babam doğunca Kepi ve Hanife’nin Şehit Babası ve dedemin amcasını hatırlatsın diye Dedem Mehmet Çavuş, oğlu Sadık Çavdar'a amcası Şehit Sadık'ın ismini verir.
O nedenle evin kızı olan Hanife, babasının ismini taşıdığından Sabire- Mehmet çiftinin yeni doğan çocukları Sadık'ı çok sever. Adeta sırtından indirmez. Onun için babam Sadık , ona “bacı “der.Her bayram önce onun eli öpülürdü.
Büyük Hırka’daki diğer bacı Kepi, Büyük Hırka'da oturan Codarlarla aynı sülaleden olan Takavit ile evlenir..
Amca kızı Kepi, anamın annesi Nuriye’nin kız kardeşi Kuruş ile aynı evde kumalar.
Takavit'in daha önce bir hanımı vardır. O hanımın ismi "guruş"tur.
Guruş'un hiç çocuğu olmadığı için üzerine bizim Kepi kızı kuma olarak alır.
Ondan Sadık, Memmet ve  İlyas doğacaktır.
Guruş ve Kepi kuma ama ama kardeş gibi. Yaşarlar.
Kepi’de doğan oğluna Şehit Babası Sadık ismini verir.
Böylece Sadık ismi hem kızı Kepinin oğlu hem de şehidin yeğeni Mehmet Çavuş’un oğlu ile yaşatılır.
Babam Sadık Çavdar büyür. Evlenecek yaşa gelir.
Büyük Hırka'da gelin olan Kepi, kuması Guruş'un kız kardeşi Çatalbaşlı olan ve o zamanlar dal gibi çok zayıf olduğu için "çöp kız" lakabıyla bilinen Nuriye hanımın kızı Gürcü hatunu tavsiye eder.
Böylelikle Arif Kağ'ın Şehit kardeşi Sakızcı Sadık'ın Büyük Hırka’da gelin olan. kızı Kepi hanım, kardeşi Hanife'nin bakıp büyüttüğü Küçük Hırka’daki amca oğlu babam Sadık Çavdar ile kuması Guruş hanımın yeğeni olan Çatalbaş Köyü'nde ki anamla(Gürcü hatun ile), evlenmesine aracılık eder.
Böylece Küçük Hırkalı Mehmet Çavuş'un oğlu Sadık İle Çatalbaş Köyünden Nuriye hanımın kızı Gürcü hatun evlenirler.
Sakızcı Sadık, Şehit olduğu için dul kalan Karacalı(Mevlüde), çok sonraları babası öldüğü için annesiyle birlikte Çampaşa’dan dede köyüne taygeldi olarak dönen Derebağ ile evlenir.
Daha doğrusu genç Derabağ, yaşlı sayılacak duruma gelen Karacalı’ya (Mevlüde’ye ) iç güvey girer.

 2-   Yine Codarlardan Arif Kağ’nın yeğeni, kardeşi Memiş’in oğlu ETHEM..    Körülünün kardeşi Ethem, çok babayiğit biri imiş.

3-4-İğe’nin uşakları KADİR ve SALİF..

5- Ememhasan’ın İsmail’in babası MISA.. Musa; Bu gün Ankara’da yaşayan Recep, Çakır(Musa), Mustafa ve Aziz Sürücü ve Apığın Emine’nin dedeleri..

 6-  Civrizlerden MEMMET. in babası ve anası çok yaşlı idi. Babası köy imamı ve Subay ve Dilidili’nin emmileri idi. Mehmet; Köşker’in damadı idi. O şehit olunca tarlaları Ceniklere kaldı.
7-Çerkezin ŞEKİR.   Şakir; Çerkezin Hasan’ın kardeşi...    Derebağ’ın kaynatası
          8-Paklagözlerden SALİF... Askere gidenler arasında Sabire  ebenin sadece kocası değil,  Salih ve Seyit isimli  iki kardeşide vardır.
Seyit gelir Salih gelmez...Seyit  dayı, Efe Memmet'in babasıdır.Garagödek Emini’nin dayıları..Sabire ebemin kardeşleri Seyit ve Salih, birlikte askere giderler.
 Salih’in karısı Zeynep, Salih askerde iken başkasına kaçar. Ancak Salih’de şehit olduğundan dönmez köye..
Daha sonra mı?
Bir gün Selimiye kışlasında iki kardeş çeşme başında karşılaşırlar. İkisi de asker elbisesi ile olduklarından tanımak zor olur.   Salih, Seyit’i yüzündeki benden tanır. Bir daha da göremezler bir birini.. Ancak sonra Seyit’e arkadaşları, “Ağbin şehit oldu” der. Şehit Salih’den Saniye isimli bir kız kalır. O'da ölür.
Sabire ebem, küçük oğluna Salih ismini vererek abisini hatırlarken küçük kızı İhsan Danlı’nın hanımı, Sait’in anası Saniye’ye de y eğeninin ismini koyarak yaşatır. Efe Mehmet’de bu gün Fransa’da olan kızına aynı ismi koyar.Sabire’nin diğer oğlu Sadık’ise zaten amcası Arif Kağnın kardeşi olan bir başka Şehit’in Sadık’ın ismini taşır..
GAVUR KIZI KURTARDI
Seyit dayının gelini Fadimiş (Efe Mehmet’in anımı Fatma Kaya) diyor ki ” Yem işenli de ırgatlık işlerken hem anlatır hem ağlardı.Askerlik hatıralarını, harpte yaşadıklarını çok anlatırdı.Çok ağlardı.. Derdi ki; “ Atların pisliklerindeki arpayı toplar yerdik.Beni bir gavur kızı, sakladı.Beni besledi..Yaralarımı iyileştirdi. Yaşamamı sağladı.” Köreybin Arif’de aynısını söyleyerek” O anlatır, dinleyenler ağlardı. Hem ağlar, hem ağlatırdı” diyor.

 

  9-  Atcı MEMMET..          Atıcı Mehmet, Mıncık lakaplı Mustafa Çoban’ın babası..

 

10-ALİ..         Ali,     Kel Salif’in babası..Sefer ve Ali’nin dedesi.

 

11- İZET..                İzzet, Çomağhasan’ın oğlu Takavid’in kardeşi idi. Çomağhasan’ın İzzet diye bildiğimiz Muhtar Recep Danlı’nın babası, şehit İzet’in ismi verilen yeğenidir.

 

12-  Körveli’nin kardeşi .(Adını alamadım) ?... Cideli (Hacı Ahmet Danlı'nın ) babası Akif...

 

13-  Hambalın Mehmet’in Emin’in babası SÜLÜK..     Sülük(Süleyman), Ankara’ya göçerek vefat eden, Emin Efendi’nin ( Emin Anbar’ın) babası..




14-  Alibağ gilden HAMZA ...
Cumbalak Halil’in oğlu ..Cumbalağın Hüseyin’in babası Mustafa’nın kardeşi.

15-  Kör Eyibin babası ARİF..           (İmamoğlu Arif)
Torunu Arif Yazıcı diyor ki:  İmamoğlu Arif, Çanakkale'de kalmış. Bana onun ismini vermişler.Anası Şerif karı vardı. Oğlu şehit olanlara maaş veriliyordu. Maaş aldı. Şerif karı kocası ölünce kaynına varmış. Dolapları oymalı kocaman bir “Odası” vardı. Büyük oda da derlerdi. (10 Nisan 2009)


16-  VESELAĞA..
17-   AŞIK HÜSEYİN ..
Çocukları İbiş ve Ömer- Gabartalı-Ceylan’ın babaları Rahmetli Gırhaydar’ın-Haydar Ceylan-dedesi gabartalının babası .
Ankara’da yedek parça işi yapan rahmetli Eşref’in dedesi.. Ve Mahmud'un Alinin, Buzağcıların İbiş’in karısı , Mustafa Eniştemin anası Leyla bibinin  kardeşi ..

18-19-20-21-22-23-  Keleyiplerin evinden tam 6 kişi..
Ve altı kardeş gider, gelmez.. AĞBAŞ HALİL, HALİM , APIK, LOĞMEN, MISTIK, ARİF

AĞBAŞ HALİL: Yağınlarının -iki omuz arası-beşer karış geldiği söylenen yiğit mi yiğit Halil, şehit olunca, Kel Eyip, iç güveyi girmiş ..
HALİM :Ağbaş ile Halil ayrı kişide olabilir.Halim diyende var.Halil ile Ağbaşı birlikte ananlarda var.
MISTIK


 24- Şemili’nin YUSUF.. Şehit olunca kaynı Bekir ile evlenir ve oğluna Şehit kocasının ismi Yusuf adını verir.Tantılı’nın (Mustafa Özbahar) babası..Sonra anası Kitili Fadime kaynı Bekir’ile evleniyor.Ankara’da yaşayan Yusuf Özbahar’ın anası.. Kitili Fadime, kocası Yusuf



 
25- Düğdülü’nün babası OSMAN...      Alaboyunun Osman denen bu genç çok babayiğit biri imiş..

26-27- 28- Köse’nin iki oğlu ÖMER , ?
 Ve Köse’nin kardeşi PULLU
 Bir evden tam üç kişi.. Pullu, aynı zamanda Arığın kardeşi. Pullu’nun adı İbrahim olabilir.Kesin ismini bilemediler. Karısı Yozgat’ın Bayraktar köyünden. Kızı deli kızdı.Anası alıp Bayraktar’a götürdü. Pullu’nun yeğenleri Köse’nin Halil’in kardeşleri...Birisi Ömer diğerini bilemediler. Çocuklardan birisi dedem Mehmet çavuşla askere gidiyor ve şehit oluyor.


 29-  İpeğin Ali’nin (Ali Zor’un) dedesi.. ?                 Köyün bugünkü yerine ilk kazmayı vuranlardan "Zaimoğlu" gilden.. Deli Elifin İpek’in Ve( ipeğin Ali'nin babası) İbrahim'in babaları..
İbrahim, İstanbul'a gider.. Orada yalnızdır.
O nedenledir ki;
"Dünya dolu malımız kaldı.
Benim Kimsem yok"

Not: İpeğin Ali dayının oğlu ve angara da yaşayan  Çelebi Zor'a  Mehmet Dedem (mehmet çavuş, demişti ki "  Köyün bugünkü yerine ilk kazmayı vuranlar;  "Zaimoğlu imiş..Sonar başka sulaleler  geldi "
 babanı  ziyaret ettiğinde  bunu bir sor konuyla ilgili ne biliyor.
Şubat 2019 da (Zaimoğularından )  Çelebi Zor, aradı..Alaca'ya babamı ziyerete gittim. Senin sorduğunu  babama anlattım..
Ali Zor (İpeğin Ali   Şuan 89 yaşında) Dedi ki.."Zaimoğlu, köye ilk kazma vuran kişi.. Boğazköyden gelmişler.. Sonrada Danlılar ve Codarlar gelip, köye yerleşmişler.. Hatta  ev  yerlerini Zaimoğlu göstermiş" 


30-31 -  Zaimoğlu’nun (Dayday Ahmet’in) iki oğlu , ŞAKİR ve ARAP32-  Hebib’in (Habib Danlı)babası HANİFİ..                Şehit Hanifi, Arif Kağın damadı, Mehmet dedemin eniştesidir. 
 Habib Danlı, büyük oğlu Hanifi’ye ismini babasından dolayı verir.Arif Kağın kızından y ani dedem Mehmet Çavuş'un bacısından Habib dayı ve Haşim  Özbaharın hanımı Emiş doğar..
Şimdi,  elmalıya varmadan Güllüözündeki çevriğin üstü Bağ, baba malı olarak Emişe verilir. Haşim  dayıgile bu vesile  geçer..

33-34 - Necip Hoca’nın iki kardeşi APIŞ ve ARİF     Apış, Adil ağnın babası ve Elige karının kocasıdır.Adı Apdullah’tır da yerel ağız olarak Apış denir. Kızı Anşa, Karayayık ile evlendirilir. İhsan Eniştemin -İhsan Danlı-babası Necip hoca, ortanca oğluna Arif ismini kor. Kambur Dubuş’un Refik’in karısı ve Fransa’da yaşayan Sahriye’nin basanın ismi, amcası, şehit Arifin isimdir.   
Küçük Hırkadan Deli Hasanın Hüseyinin (Hüseyin Tahta) anası Kara Leyla ile Kıcık'tan(Yüksek Yayla köyünden ) İbalı dayının hanımı Şehit Apış'ın kızlarıdır.

35-     Körmıstığın babası ŞEKİR..

36-    Körvelinin oğlu AHMET, Mahmud’un babası.. Halit ve Mehmet Danlı'nın dedesi.. ..?.... ?... 

Diğer kardeş, Ciddeli’nin babası Akif, çok sonra Yemen’den gelir ve köyde geldiği kış ölür.Yemen’den gelen oğlu Hacı Ahmet –Ciddeli-, hala Sungurlu’da yaşıyor. Ahmet’in Yemenli hanımı ve kız çocuğu ise yolda , Kzıldeniz’i geçerken vapurda ölür.Cenazeleri Cidde’ye defnedilir. O yüzden yetim olarak köye gelen çocuğa baba adı Ahmet ismi ile hem "Hacı"ismi ilave edilir hem de "Ciddeli " diye sıfat verilir.

37-38-     Emmehasan’ın Ömer çavuşun iki kardeşleri, Halil Efendinin torunları .. İki kişi.. İsimlerini bilemediler.



39-   Durmuş oğlu KÖR ÜSÜK..        Körüsük, Gumarabı'nın emmisidir.


40-   Hamdi Berat'ın( Cımbıdı Hamdi))babası ARİF Hoca..
Arif hoca, bölgenin büyük alimlerinden Derviş Efendi’nin torunu.Hamdi dayı, yetim kalıyor.Ömer ağa-Gabartalı- anasının üstüne iç güveyi giriyor. Hamdi dayı, Ankara Mamak’a yerleşip orada vefat etti.Büyükoğluna baba ismini adını vermiş..

           43- Tacıkırığın (Bekir çavuş’un) babası AHMET (?)     Tacıkırığın Dedesi, meşhur Bekir Kağ'dır..
41-42-   Çollunun oğlu: HACI ve Cinni İSMAİL Çorlu yada çollu diyorlar. Şerefin Hüseyin’in anasının kardeşleri diyenlerde var. Hacı, Şerifin Hüseyin babası, Mehmet kağın dedesi..İsmail ise şerifin Haseyin’in amcası ve Şerif’in ilk kocası..O ailede iki Şerif var. İkinci Şerif, Mehmet kağ’nın anneleri Necip Hoca’nın kızı ve Şehitlerin hanımı Şerif’in gelini..
            44-  Kiçik Halit’in babası..
Osman ...( Daha önce ismini alamamıştım.. Torunu Gazi'nin vefatı nedeniyle  başsağlığı için Selahattin Bellek'i arayınca sordum..  Şehit, dedesinin adının Osman olduğunu söyledi.. 27 Mart 2022 Pazar)

             45-     Minikhasan’ın, Osman (haylulu)’nun babası ÜSÜK Diğer kardeş; Hacı İzet’in babası Mehmet çavuş gider ancak geri gelir.




46- Memiş’inoğlu  Gamber’in Memiş’in kardeşi GAMBER Sabire ebemin ilk kocası. Hiç çocukları olmamış. Genç yaşında kocası ŞEHİT olduğu için dul kalan Sabire hanımı, 13 yıl savaştıkdan sonra istiklal harbinin bitişi ile köye dönen Mehmet dedem almış.

           48 – 49-         Haniğin Ömer’in iki kardeşi:OSMAN-AHMET




50-         Ümügün ÜSÜLÜ..       Ümüğün Sultan karısı..   Alibaz’ın ve Tacıkırık’ın kaynanası..
Arif ağa derki: çok zengindi. Ve "Üsülü gelir" diye bekler ve ağlardı. Kızı elliüçün karısı idi, Kürtler kaçırmış ve dağda kadını vurmuşlar.

 




Arif Ağa Anlatıyor:
- Taş Bekir gidip gelmiş.
- Askere gidenlerden Mamalı, kaçarak eşkıyalık yapmış.
- Çolak Halil’de askere gider. Ve döner. Geldiğinde anlatırmış ki, biz harp ederken birde düdük çalınır. Paydos denir. Harp kesilir, taraflar, karşılıklı olarak hastalarını, ölülerini kendi taraflarına taşır. Hatta istirahat ederler. Sonra harbe başlarlardı.

Babam (kör eyip)anlatıyordu:
Yaylak’da kuzu güdüyordum. Jandarmalar 75 kişiyi köyden toplamışlar, götürüyorlar. İçlerinde benim babamda var.  Askere gidenler bana yaklaşınca, babam onlardan ayrıldı.  Yüzümü öptü.  Gidiş o gidiş..

Torunlara çağrı yapıyoruz!!!..
75 Yiğidin gittiği Kurt tepesi istikametine her giden için birer çam ve birer bayrak , Ve dönenler içinde karşı tepelere birer çam ve birer bayrak dikmeye Var mısınız?..

ZAİYAT KAYIT BELGESİ



Seferberlik ilanı ile Küçük Hırka’dan gidip de dönemeyen kahramanlardan Süleyman oğlu Mehmet’in ( Emin Anbar’ın babası) künyesi ile ilgili bilgiler Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müdürlüğü’den alınan bilgileri aşağıda sunuyoruz.

Dedesine ait bu bilgileri ulaştıran torunu Mustafa Anbar’a teşekkür ederiz..
Ve..
Elinde bu tür bilgi ve belgesi olanların yayınlanmak üzere ulaştırmalarını dileyerek
1 inci Dünya Savaşına ait 5 inci Kolordu 2 Numaralı Zayiat Kayıt Defterinden kaydı çıkartılmıştır.

Sayfa NO: 208

Sıra No: 478

Sınıfı :Piyade

Kolordu :5

Alay :4

Tabur :3

Bölük :1

Rütbesi :Nefer

Adı . Süleyman

Baba Adı : Mehmet

Memleketi : Çorum

Köyü :Hırka-i Sağir


Doğum Tarihi: 1302

Askerlik Şubesi: Alaca-Çorum

Ölüm Sebebi: Lekeli Humma'dan

Ölüm Yeri: Ankara Merkez Hastahanesi

Not: Kayıtlarımızda yükümlünün doğum tarihi "1305" değil, "1302" olarak yazılıdır. Bu zayiat kayıt belgesi "1 inci Dünya Savaşına ait 5 inci Kolordu 2 Numaralı Zayiat Kayıt Defteri" kayıtlarına göre düzenlenmiştir.Yukarıda kimliği yazılı şahsın bunlardan başka kaydına rastlanmamıştır.©2,ŞUBAT 2007

Cbdulfah KEMANECİ Svl.Me. Belge Arş.Uzm.

Belge Arş/Bzın