hıra da BİR EV
CODAOĞLU Hacı Sadık ağa konağı
müze ev
AKM (Anadolu Kültür merkezi )
.jpg)
HIRA’NIN KALBİNDE: BİR UMUT VE KÜLTÜR VAHASI
"Kuru ağaca can veren Mevla, istese neye vermez ki..."
Hoş geldiniz... Şu an sadece bir bahçeye değil, Necati Çavdar’ın mısralarında hayat bulan bir hayale adım atıyorsunuz.
Sol yanımızda Büyüköz üzerinden Kızılırmak’a selam duran sular, sağ yanımızda Hattuşa’nın kadim topraklarından geçip Yeşilırmak’a kavuşan dereler... Burası, Anadolu’nun sularının iki büyük deryaya ayrıldığı o kutsal düğüm: Küçük Hırka (Hıra).
Karşınızda yükselen Hıra Dağı, zirvesindeki Hıra Baba ve Küçük Dede ile yüzyıllardır bu toprağın bekçiliğini yapıyor. Hemen altımızda, yerin yedi kat altından süzülüp gelen Şeker Pınarı, Turfan’dan Anadolu’ya taşınan o kadim "Karız" hikayesini fısıldıyor kulağımıza.
Bu tek katlı, yeşil boyalı ev; Necati Bey’in "Cana can katıyor" dediği o Mor Salkım’ın gölgesinde bir sığınaktır. Burada kitapların kokusu, bahçedeki Gülistan’ın rayihasına karışır. Seyri Bedai tepesinden bakınca görülen o uçsuz bucaksız manzara, aslında Necati Çavdar’ın şu mısralarının ta kendisidir:
"Dallara mor mor salkımlar asıldı, Sandıklar içinde en asildi. Görenlerin sözü nefesi kesildi, Ahir ömründe Mor Salkıma aşık..."
Bu müze ve kütüphane; bir kökten bin umut çıkaranların, taşı toprakla, kelamı gönülle birleştirenlerin yurdudur
.......................................................
Codaroğlu Hacı Sadık Ağa Konağı
yaşayan müze
yaşayan ;
100, 70 ve 45 yıllık
Anasm ve rahmetli bacılarımızn göz nuru el emeği kilimler..
Bahçesi ; Morsalkım ve güllerle GÜLİSTAN.
Ahırı, Kütüphane
veee
tepesi SEYRİBEDAİ..
İsteyen otursun İsteyen Kullansın..
Fakattt
Hayattaki 6 kardeşten tek bacım bizi silmiş ve kimi yeğenler;
"Satmaya, yok etmeye , ocağı tümden söndürmeye" karar vermişler..
Ne demiştik ;
"Bizimkisi bir hayal, niyet "
Kimi, yaşatır
Kimi; yıkar.
Yok, eder.
Herkes kendine yakışanı yapar...
Allah, Kerim...
Hüküm; O'nun
Varlık, O'un
::::::::::::::::::::::::::::::::
ANADOLU KÜLTÜR MERKEZİ (AKM)
- ÇODAROĞLU SADIK KAĞ KÜTÜPHANESİ
- Dam TARİH ve KÜLTÜR MÜZESİ - Resim - Fotograf
- SEYR-BEDAİ
- Sadık ağa Konağı
- Balkan -Çanakkale - İstiklal Harbi Gazisi Mehmet Çavuş makamı
- Şeker Pınar'ı, karız sitemi
- Antik çeşme
- HIRA Hür akademi
- Gülistan
- Botanik ve Lavanta bahçesi
- Gürcü Hatun AŞ evi
::::::::::::::::::::::::::::::::
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0qh25z6GPJZuNjeNkb3yJx6M1bCovfJhTNkeWeVRLqwxsQsVKh2rBsNVvkeKpoyACl?notif_id=1787735097581669¬if_t=feedback_reaction_generic&ref=notif
..................................
[28/8 17:26] Vedat Yazıcı: Bugün tapuya gittim adliyeye gittim Pazartesi günü mahkemeye veriyorum ihalende satışa çıkacak
[28/8 17:26] Vedat Yazıcı: Konu bitmiştir
,,,,,,,,,,,
22/8 14:58] Mehmet bozac: Ben tüm araziyi sattiracagim
[22/8 14:58] Mehmet bozac: Parası olan alsın...22.08.2026
.........................
YAHYA BOZAĞCI: Biz bu ay sonu sonrası bu konu ile alakalı ortaklığın giderilmesi davasını açıyoruz bilginiz olsun 22.08.2026
........
Cin hacı babamın tarlasına saldırdı.
Recep danlı ve Satılmış Arpalığa saldırdı.
Bacım ve yeğenlerim de temelli babamın evine saldırdı.
Bu ağır geliyor..
Cin hacı ile mahkeme evrakları hala arşivimde ...
Recep danlı ve Satılmış ağbimi hapsettirdi..
Nazife , vedat ve diğerleride beni mahkemeye verecekler miş.
Cin hacıyı ve recebi geçtiler.
Utanmıyorlar
////////////////////////////////////////////////////////////
...........................................
SEYRİ BEDAİ..
ARİF KAĞ OĞLU H. Mehmet Çavuş..
bazı kendiliğinden yetişen
alıç, ahlatgibi ağaçlar budandı
kimi ağaçlara meyveli diye kıyamayıp budamayı erteledim
Köse tarlamızın baındaki bu ahlatı budadaım.
gelin arabasında değişiklik var
daha önce diktiğim meşe v e mazının çevresini temizledim
Daha önce korusun diye mazı ve taaa eryamanda saksıda ürettiği meşe fidanını karamuk bükü içine dikmitim
zamanla büyüdüler ..Ancak çevresi karamuk bükü ile iyice sarıldı ve yoğun karamuk gölgesi güşeşsiz bıraktı. Çok nem oldu.
aırı nemden korumak için ağaç diplerini temizledim.
Ve çevredeki yabani ağaçları daha iyi gelişsin diye budadım..
Bayram da diktiğim çam türü fidanları köyün mallarına yedirilmiş.
Onları daha İYİ GELİŞSİN DİYE BİR HAFTA AKŞAM SABAH SULADIM
VE karamuk çalısı ile korumaya aldım.
FAKAT BİR HAFTADA ANCAK BİTİRDİM. O sıcakta canım çıktı
///////////////////////////////////////////////
Bir Garip Hanımefendi
"Ah dedem ah" deyip inliyor
////////////////////////////////////////////////
HIRA DAĞINDA YAĞMUR
??????????????????????????????????????
Çampaşa.. (Cihanpaşa) ya gidiş
Evragcı;
Yozgat Cihanpaşa (çampaşa) köyundenehmet ustanın eseri
ve
HIRA AKM ye hediye Müzelik..
Mehmet usta, köye 380 tane yapıp hediye ettim diyor.
Kabak ağacindan bir küçük bir de büyük yapmış.
Büyüğünu Yüksekyayla (kıcık) köyünden dağlarin kralı Kerim ağaya söz verdiği için AKM ye küçük evrağacini hediye etti.
Evrağcı :
Yarın köye geleceğim bir yere gitme hayırlı cumalar allah izin verirsr
·
Gönderi SahibiKöyde cuma namazı kilinmiyor
Cuma için
Ya kıcık ya da BHIRA da olacağiz
Necati Çavdar niye hayırdır hocamı yokkı salim abim kıldırır geliyor bak hayırlı cumalar olsun inşallah
·
Gönderi SahibiEvet, imam izinde
Cemaat , tatilde
Hayırlı Cumalar
·
Gönderi SahibiEmin ile tanışıp sohbet ettik
Resmini başka bir zaman paylasacagiz
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid02bkD4u9SSCkRbZaHqYoV1AZFu5w4JomWW7iSiZqQL1yKjMQhsPcc63eSe72Ss4Mtml
......................
Emmi oğlu Avcılar kralı Codaroğlu Seyit ,
Meşe mobilya ustalarından Mehmet ağanın misafiri olduk.
Resimleri yeğenimiz Enes bey çekti..
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0ihQwgcpXB9YBU6D5xnE6WrLru9m1pF66xiviZF5APRnUNvGtrPKRyj3N3qFjnHuml
ÇIRADERESİ
Emimin hanımı Sultan nenem ana tarafından Çampaşalı..
Nenemin anası Elmas ebe , Çampaşada Badıllıgilden.
Babası medrese hocası imiş.
Codarlardan rahmetli dedem Mehmet çavuşun ağbiis Arif kağın büyük oğlu Ahmed,
ve Gamberlerden İbrahim çampaşaya okumaya gitmişler.
Ve Çampaşadaki medereseyi bitirdikleri için
Molla Ahmede ve Molla ibrahim lakabını almışlar.
Arif kağın iki oğlu var Ahmed ve Mehmet.
Ahmet , okuduğu için askere alınmamış.
Dedem Mehmet çavuş askere giderek taaa İşkodra, Yanya, sonra selanik. Balkan harbi
Çanakkale harbi
İstiklal harbi derken tam 13,5 yılda dönebilmiş..
..
Medrese hocası , kızı Elmas'ı Molla ibrahime vermiş.
Elmas Ebe bizim köye Hıra'ya gelin gelmiş.
Sultan nenem ve Nuretin dayının babaları Gamberlerden Molla İbrahim vefat edince de Codarlardan Arif kağ oğlu Ahmet emmim ( Molla Ahmed) ile evlendi.
...
Elmas ebeden dolayı Nenemin yeğenleri Mehmet ve Ziya delikanlı iken sık sık bizim eve gelir giderler idi.
Tüm bunları yad ettik.
Yaşlı amca ( Musa çankaya'nın emmisi ) Çampaşa medresesi ve mederse alimi Çampaşalı Molla İbrahimi anlattı.
Mezarlığı "otağçede , cami yanında . Gitsek gösteririm de .."dedi.
Çampaşalı mehmet ağanın evdeyiz..
Karşımızda koca kaya altından gelen buz gibi su..
Resimde
en ilerde çampaşadan Badılıların yeğeni emmi oğlu Seyit ..
Onun yanında Ankara Siteler Meşe mobilyadan arkadaşı , şimdilerde Evrağaç ustası Mehmet ..
Necati çavdar
ve Musa çankaya'nın Emmisi Şevket Çankaya
mehmet ağanın evin karşısındaki kaya. Zamanında kayadan parçalar alınırken kovca kaya kütlesi düşer ve bir adam ölür..
ÇIRADERESİ
Çampaşa eski camii. yenilenmiş..
ve bir konak
Çampaşa da eski camii yanında YSE nin yaptırdığı çeşme alnına soku şeklindeki taşı yerleştirmişler.
.........................
Çampaşaya gitmek için
Kıcık - Yüksekyayla yolu ile Kirazlının ardından
Çıraderesine indik.
Oradan Sungurlu- Yozgat yolunda Devret - Derbent
Baltasarıları' dan Çampaşa- Cihanpaşa' ya geçtik.
((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((((
Mezarlık ziyaretinden
))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
Musanın tepe yaşa Musanın Pınar denilen yere
KEskiden Anbar soyadı olan Musa dayının Kıcıktan gelip bizim köyde evlendiği içi aldıkları Ambar soyadını bırakıp Kocakaya soyadını alan
Musa dayının gelini SENEM hanıma eski evlerinin bölgede ev yapıyorlar.
Uğrayıp "hayırlı olsun" dedim.
Gerçi kimse yoktu.
biz niyetimiz yerine getirdik.
Sonra da medi emminin oğlu Abdullahîn yaptırduığı köşke indim.
Karşıda Mustafa ile SELAMlaşıp Mursel ile biraz muhabet ettik..
Abdullah Çavrad'ın yeni yaptırdığı köşkten..
Senem hanıma yapılan köşk
======================================================
MOR SALKIM
Ankara da Terasımızı süsleyen Morsalım; baba ocağında boy versindiye Küçük Hıra'ya
Codaroğlu Sadık Ağa konağına götürdük.
Kurban Bayramın da diktik.
Ancak diğer güller, çiçekler ve de fidanlar gibi sahipsiz kaldı.
İlla ev diye diretenler,
Baba, dede mirası diye mahkemelere koşanlar malesef bir tas su dökmediler .
Morsalkım resmen kurumuş.
Ancak dibindeki diğer çiçekler çok canlı idi.
Sular isek Morsalkım , sular isek belki canlanır diye köyde kalarak bir hafta akşam sabah suladım.
Allaha'a şükür canlandı.
Dipten Uç verdi ..
Rahmetli ağabeyimin armutların oradan getirdiği suyu da başına çeşme gibi yaptım..
..
Önce Allah'a sonra karşı köşkün sahibi Seyit ağa ya emanet etim.
Umar ve dileriz.
Codaroğlu Sadık Ağa konağının en güzel çieçek, güllerinden biri olurt.
Ha.. Kime kalacak
kime kalırsa kalsın.
Biz Hak rızası ve baba ocağı tütsün diye çaba sarf ediyoruz.. Kim öle kim kala..
İlla dünya diyenler düşünsün..
baharda dikilen güller
Bahar da dikilen güller. Çogu insan boyunu aşan otlar arasında kaybolmuş. Kimide kurumuş..
bunlardan bir kaçı canlı kalmış..
Mor salkım kurumuş. Dibindekiler canlı kalmış..
Mor salkım kurumuş. Dibindekiler canlı kalmış..
ve başına çeşme getirdik..
Seyit ağa ve torunu enes
Arif kağ ardıçlarını , peysaj da kullandım. Geleceğim son gece sıra ile altı tane diktim . Yanlarına papatya ektiğim saksıları koydum.
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Karşi mavi köşkün sahibi
Avcılık talimindeler
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0svsS94eR8bQG64vic3L3JHSKps19HPy8tRZ1jQE3dwt2xprbQYYYuuvJZbS9Cp3nl
))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
Seyri bedai altında HIRA da TAŞLAR
HIRA'da taşlar..
===============================
SAİT TARLA SÜRMERYE BAŞLADI:
"Agbim vefat ettiğinde
Oğulları "amca dedemin mirasini pay edelim" dediler
..
Necip ile nazifeye soyledim.
Şu an kimse yok hepsi gelisinde dediler.
Fakat herkesi toplamak mümkün degil.
Pay edene kadar
Necip - Nazife "siz Ekin
Kime ne miktar düşüyor ise herkese ayrı ayrı gönderin" dedik.
Necip, " ben başkalarınin tarlasını da ekiyom..
Bende herkesin İBAN nina haklarına düşeni gönderiyorum ..Size de öyle yaparım " dedi..
Nazife kabul etmedi.
..
"O zaman tarlaları altı kardeşe pay edelim..
İsteyen istediğine ektirsin " dendi.
"Tarlaları
Necip bildiği için altı kardeş için 6 parçaya bolsun çetele atalım kime nere düşer ise onu istedigi gibi kullansın..
Çetele sonucuna razı olmayan olursa Necati ve Ramazan'a düsen yerleri alsın " dedik
Necip paylaşımı yaptı.
Fakat
Agbeyim kayıni cabbana Hasandan 4 dönüm tarla almış
Tapusu agbime ait.
Necip efendi , "yilarca biz ektik orası da hesaba katılacak yoksa Ramazan agbimin çocuklar fazla aliyor" diye işi bozdu.
'Arkadaş fazla alan yok
Tapuda bamamiz- dedemiz Sadık ağaya ait ne ise onu pay edeceğiz " dense de
Mehmet ile Kavga edip evden kaçtılar.
..
Tarlaları yıllarca ettiler kimseye bı şey vermediler..
Üstelik Necip ile Nazife ;
Nazik ve Zebik bacımin çocuklarının vekaleti biz de diye diretiyorlar.
...
Tarlalar bir yıldır boş..
Perşembe günü motorla kıcık köyüne giderken
Bekir
Daymin oğlu Sait geldi.
"Senin hisseyi ben ekeyim dedi"
Bende
"Benim Tarlam yok.
Tarlalar ,
Babamın üstüne .
Hepsi ortak.
Ancak şöyle olur
Hepsini eklersin
icar karşılığını her hissedara hak gecirmeden pay edip paralarini gönderilsin " dedim
Hak gecirmeyecegine dair söz verdi.
Ben de ek dedim.
..
Tarlalar paylasilana kadar bu yıl
Dayimin oğlu Sait ile
Dönümüne 4 çinikten anlaştık..
Tahmini 100 dönüm ekse 400 cinik ekin eder.
Necip 240 cinik ekin verecekti.
Ama Nazife razı olmadı.. Tarlalar boş duruyor.
O hakkını kaybetti.
..
Dolayısıyla bu yıl Sait ekecek ..
Her çocuğun
Hissesine düşen miktarı ayrı ayrı gönderecek.."
tabi engellenmez ve de Sait ,işi yapar ise
Şimdilik bir çizgi attı.
Bende oraya daha evel götürdüğümüz kavun tohumlarını ektim.
Ya tutar ise
..
Çıkar sa kime nasip ise o yesin




::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Köyde 14 Ağustos günü çokkk soğuk ve
Hıra dağı hep dumanlı idi.
:::::::::::::::::::::::::::::::
)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
İBİKÇAM Japon Bahçesi..
14 Ağustos 2026 cuma günü
Maksadımız Hıra da Anadolu Kültür Merkezi ne kalan tadilat için gitmek.
ve..
Daha önce diktiğimiz gülleri, fidanları sulamak.
cuma günü olduğu için Cama namazı kılınacak
köyde iamam olmadığında kılınıp kılınmadığını bilmiyoruz.
En iyisi Boğazkale de kılmak.
Vakte henüz 1,5 saat var.
En iyisi internetten gördüğümüz İBİKÇAM Japon bahçesine gitmek.
Gittik- Gördük..
keşke daha temiz tutulabilse ..
illa temizlik ila temizlik.
Batı da Aygar dağı ile Doğuda Hıara dağı arasında
Kayalıboğaz vadisinde
Hatuşa asıl şehir merkeiz batısında havası hoş bir yer.
vaktiniz var ise uğrayın deriz..
////////////////////////////////////////////////////////////////////////
(((((((((((((((((((((((((((((((((
BOĞAZKALE DE
14 Ağustos 2026 Cuma günü Hıraya giderken
Hitit başkenti Boğazkale'de
Cuma namazı kılınması ve de müze ziyaretine ara verdik.
Bir zamanlar ki 100 yıl önce Hitit başkentini ziyarete gelen japon prensi ve ona eşlik eden Osmanlı şehzadesinin NAMAZ kıldığı Boğaz kale ağları olan Dulkadirlerin yaptırdığı camii.
Rahmetli babam der idi ki " O camide şehzadenin hediyesi sancak ve seccade duruyor"derdi.
şimdilerde yenilenmiş..
ne sancak kalmış ne seccade.
Yalnız caminin genç imamı " Eskiden kalma bir secade olduğu söyleniyor. Ancak nere gitti bilinmiyor" diyor.
Ve müze ilk defa 1969 da Alaca Şehit Nedim Tualtay ortaokulu olarak Tanju korel lakaplı coğrafya hocamız öncülüğünde gezdiğimiz Bağazkale müzesini yeniden gezme imkanımız oldu.
Müze görevlileri burası 1963 de açıldı. Siz üç yıl sonra burayı ziyaret etmişsiniz diyor..
İşte ziyaretten fotolar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder