21 Şubat 2020

Küçükhırka’da “mera” mağduriyeti gideriliyor .............Çorum Yayla Haber Gazetesi



Küçükhırka’da “mera” mağduriyeti gideriliyor

Çorum'un Haber Kaynağı, Çorum'un Dünyaya Açılan Penceresi http://www.yaylahaber.com.tr/alaca/kucukhirkada-mera-magduriyeti-gideriliyor-h113656.html

Çorum Yayla Haber Gazetesi

Küçükhırka’da “mera” mağduriyeti gideriliyor

ÖZEL HABER: 
Ebru ÇALIK Çorum’un Alaca İlçesi’ne bağlı Küçükhırka Köyü’nden Necati Çavdar isimli bir vatandaş, yaptığı açıklama ile köylerde yıllardır yaşanan “mera” konusundaki isyanını dile getirmiş ve konuyla ilgili haber 2014 yılı Şubat ayında Yayla Haber ile Alaca Lider Gazetesinde yer almıştı. “Bir köylünün mera isyanı” başlığı altında yayınlanan haberimiz ses getirdi. Konuyla ilgili Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve hukuki süreç sonuçlandı.  Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve Alaca Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava kapsamında yapılan soruşturma ve incelemenin ardından yaşanan mağduriyetin giderilmesi yönünde karar çıktı. Söz konusu karar temyizden onay aldı. Kaymakamlığa verilen dilekçede; Küçükhırka Köyü köyiçi mevkiinde 2217 nolu meranın bir vatandaş tarafından traktörle sürüldüğü, meraya tecavüz ve müdahalede bulunulduğu belirtilerek, bu durumun men edilmesi, mağduriyetin giderilmesi, köylünün hakkının teslim edilmesi istendi. Ayrıca mağduriyetin giderilmesi için mahkemeye de suç duyurusunda bulunuldu.
 HABERİMİZ SES GETİRDİ
 2014 yılı Şubat ayında Necati Çavdar ve diğer köylülerin yaşadığı sorun, gazetede şu şekilde haber yapıldı: Türkiye’de kadastroya yeni geçildiği dönemlerde, bir takım eksikliklerden dolayı arazilerin, gerçeğin dışında tapuya geçtiğini söyleyen Necati Çavdar, daha sonraki mirasçıların olayın farkına vardıklarında işi işten geçtiğini, kayıtların kesinleştiğini ve akabinde de mera konusunda bir takım sıkıntıların baş gösterdiğini ifade etti. Köylerinde yıllarca ekilip-biçilen bir tarlanın kaymakamlık kararıyla ve mahkemeler vasıtasıyla mera olarak işaretlendiğini ileri süren Necati Çavdar, hem köylülerin mera konusunda yaşadıklarını anlattı, hem de meraların vasfının nasıl olması gerektiği noktasında düşüncelerini paylaştı. Necati Çavdar, köylülerin “mera” konusundaki yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Dededen-babaya yıllarca ekilip biçilen araziler bu yanlışlıklar dolayısıyla kıyısından köşesinden ya hazine üzerine ya da meraya kaydedilmiş durumdalar.  Kişinin 15 dönüm arazisi var. Bunun 5 dönümünü kişiye, 5 dönümünü Hazineye, kalan 5 dönümde "mera" olarak kayda geçirilmiş. Bakıyorsun tarlanın yanında ne mera var, ne otlak.  Hatta tarlanın tam ortası kasten "mera" yapılmış. Elbette köylünün hayvan otlatacağı mera olmalı. Hatta meralar büyük çapta olmalı.  Ancak bugün kasten yapılan yanlışlıktan dolayı bir avuç tarla, bahçe bir köşesi "mera" yazılmış. Şimdi ise, oldu ki seçimlerde karşı karşıya geldiniz, ya da oy verme ihtimaliniz yok. Mührü eline geçiren muhtar, dededen - babaya yıllarca ekilip biçilen araziler için Kaymakamın kapısını çalıyor. Elinde çağın teknolojik donanımı olan kaymakam hiç araştırmadan yazısını yazıyor. İlçelerde ‘harcırah’ için kapı gözleyen memurlar koşuyor köye. Eee tapuda küçük bir bölüm, ‘mera’ kaydedilmiş.  Kaymakam, ‘zilliyete’ vs. bakmadan derhal "meni- müdahale" kararı verip, kişileri savcılığa gönderiyor. Kaymakamın bu kararı ‘yargı denetimi’ dışı olduğundan durdurulma imkanı yok. Böylece acil meseleler için kullanılması gereken ve padişah da olmayan yetki ‘Kaymakam kararı’ olarak uygulanarak zulme- hasede, kine dayanak yapılıyor.  Yıllarca dededen- babadan kalan toprağını eken kişiler, köy içinde rezil ediliyor, maddi ve manevi sıkıntıya giriyor, boş yere ilçe-köy arasında koşturup duruyor, üretimden uzaklaştırılıyor.” Kendisinin yaşadığı Küçükhırka Köyü’nde de mera sıkıntısı olan 150 civarında tarlanın bulunduğunu anlatan Çavdar, “Şikâyet yoksa insanlar ekip biçmeye devam ediyor. Şikayet varsa perişan ediliyor. Öyle ki aynı babanın çocukları aynı tarlayı ortadan bölüşüyor. Şikayet birsine yapılıp, devlet peşine takılırken, diğer kardeş güzelce aynı durumda olan tarlasını ekip biçiyor” dedi. Kendilerinin deden kalma babalarından kendilerine intikal eden 300 yıldır ekilip biçilen tarlanın 499 metresinin "mera" kaydına alındığı için yıllarca çabaladıklarını belirten Çavdar, kendileri gibi, devlet  organlarını keyfi uygulamalarına alet eden bir takım devlet görevlilerinin mağdur edilen, arazisi boş yere yatırılan, ceza davaları ile yıldırılmaya çalışılan onlarca insanın olduğunu ileri sürdü. Meraların gerçek anlamına kavuşturulması için; mera ile ilişiği olmayan ve büyüklüğü 5 dönümü geçmeyen arazilerin "mera" vasfından çıkarılması gerektiğini dile getiren Necati Çavdar, “böylece kıt kanaat geçinen ve hala üretimde olan köylünün morali bozulmamış, üretime engel olunmamış, devlet görevlileri boş işlerle uğraşmamış, mahkemeler yıllarca süren dava dosyalarına boğulmamış, ilçelere gönderilen stajyer hakimler, savcılar bilemedikleri konuda sıkıntı çekmez ve araştırma inceleme yapmadan tayin dönemi sonuna konuyu sarkıtmaz ya da bilgi, vicdan, kanun yerine mübaşirler elinde oyuncak olup ‘kes-yapıştır’ kararları ile insanları mağdur etmemiş olurlar. Köylüyü ek gelir kapısı görenlerin ve de köydeki hasımların zulmünden köylü kurtarılmış olur. Böylece millet - devlet küslüğü giderilmiş olur” şeklinde açıklamada bulundu. 
YETKİLİLER HAREKETE GEÇTİ, MAĞDURİYET GİDERİLDİ Söz konusu haber, yetkilileri harekete geçirdi. Dönemin milletvekili Salim Uslu’nun da girişimleri üzerine yeniden kadastro çalışması başlatıldı. Kaymakamlığa verilen itiraz dilekçesi ve mahkemeye açılan dava ise mağduriyet yaşayan köylülerden yana sonuçlandı. Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve Alaca Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava kapsamında yapılan soruşturma ve incelemenin ardından yaşanan mağduriyetin giderilmesi yönünde karar çıktı. Söz konusu karar temyizden onay aldı. Gerekli inceleme, soruşturma ve değerlendirme sonucu; başvurunun kabulüne, mütecavizin mevcut ikinci tecavüz ve müdahalesinin önlenmesine karar verildi.  Yayla Haber

Çorum'un Haber Kaynağı, Çorum'un Dünyaya Açılan Penceresi http://www.yaylahaber.com.tr/alaca/kucukhirkada-mera-magduriyeti-gideriliyor-h113656.html

Çorum Yayla Haber Gazetesi
///////////////////////////////////////

Küçükhırka’da “mera” mağduriyeti gideriliyor

http://www.alacalider.com/tarim/kucukhirkada-mera-magduriyeti-gideriliyor-h2160.html

Küçükhırka’da “mera” mağduriyeti gideriliyor

////////////////////////////////////////


ÖZEL HABER: Ebru ÇALIK

Çorum’un Alaca İlçesi’ne bağlı Küçükhırka Köyü’nden Necati Çavdar isimli bir vatandaş, yaptığı açıklama ile köylerde yıllardır yaşanan “mera” konusundaki isyanını dile getirmiş ve konuyla ilgili haber 2014 yılı Şubat ayında Yayla Haber ile Alaca Lider Gazetesinde yer almıştı.
“Bir köylünün mera isyanı” başlığı altında yayınlanan haberimiz ses getirdi. Konuyla ilgili Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve hukuki süreç sonuçlandı.
Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve Alaca Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava kapsamında yapılan soruşturma ve incelemenin ardından yaşanan mağduriyetin giderilmesi yönünde karar çıktı. Söz konusu karar temyizden onay aldı.
Kaymakamlığa verilen dilekçede; Küçükhırka Köyü köyiçi mevkiinde 2217 nolu meranın bir vatandaş tarafından traktörle sürüldüğü, meraya tecavüz ve müdahalede bulunulduğu belirtilerek, bu durumun men edilmesi, mağduriyetin giderilmesi, köylünün hakkının teslim edilmesi istendi. Ayrıca mağduriyetin giderilmesi için mahkemeye de suç duyurusunda bulunuldu.

HABERİMİZ SES GETİRDİ
2014 yılı Şubat ayında Necati Çavdar ve diğer köylülerin yaşadığı sorun, gazetede şu şekilde haber yapıldı: Türkiye’de kadastroya yeni geçildiği dönemlerde, bir takım eksikliklerden dolayı arazilerin, gerçeğin dışında tapuya geçtiğini söyleyen Necati Çavdar, daha sonraki mirasçıların olayın farkına vardıklarında işi işten geçtiğini, kayıtların kesinleştiğini ve akabinde de mera konusunda bir takım sıkıntıların baş gösterdiğini ifade etti.
Köylerinde yıllarca ekilip-biçilen bir tarlanın kaymakamlık kararıyla ve mahkemeler vasıtasıyla mera olarak işaretlendiğini ileri süren Necati Çavdar, hem köylülerin mera konusunda yaşadıklarını anlattı, hem de meraların vasfının nasıl olması gerektiği noktasında düşüncelerini paylaştı. Necati Çavdar, köylülerin “mera” konusundaki yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Dededen-babaya yıllarca ekilip biçilen araziler bu yanlışlıklar dolayısıyla kıyısından köşesinden ya hazine üzerine ya da meraya kaydedilmiş durumdalar.
Kişinin 15 dönüm arazisi var. Bunun 5 dönümünü kişiye, 5 dönümünü Hazineye, kalan 5 dönümde "mera" olarak kayda geçirilmiş. Bakıyorsun tarlanın yanında ne mera var, ne otlak.
Hatta tarlanın tam ortası kasten "mera" yapılmış. Elbette köylünün hayvan otlatacağı mera olmalı. Hatta meralar büyük çapta olmalı. Ancak bugün kasten yapılan yanlışlıktan dolayı bir avuç tarla, bahçe bir köşesi "mera" yazılmış.
Şimdi ise, oldu ki seçimlerde karşı karşıya geldiniz, ya da oy verme ihtimaliniz yok. Mührü eline geçiren muhtar, dededen - babaya yıllarca ekilip biçilen araziler için Kaymakamın kapısını çalıyor.
Elinde çağın teknolojik donanımı olan kaymakam hiç araştırmadan yazısını yazıyor. İlçelerde ‘harcırah’ için kapı gözleyen memurlar koşuyor köye. Eee tapuda küçük bir bölüm, ‘mera’ kaydedilmiş.
Kaymakam, ‘zilliyete’ vs. bakmadan derhal "meni- müdahale" kararı verip, kişileri savcılığa gönderiyor. Kaymakamın bu kararı ‘yargı denetimi’ dışı olduğundan durdurulma imkanı yok.
Böylece acil meseleler için kullanılması gereken ve padişah da olmayan yetki ‘Kaymakam kararı’ olarak uygulanarak zulme- hasede, kine dayanak yapılıyor.
Yıllarca dededen- babadan kalan toprağını eken kişiler, köy içinde rezil ediliyor, maddi ve manevi sıkıntıya giriyor, boş yere ilçe-köy arasında koşturup duruyor, üretimden uzaklaştırılıyor.”
Kendisinin yaşadığı Küçükhırka Köyü’nde de mera sıkıntısı olan 150 civarında tarlanın bulunduğunu anlatan Çavdar, “Şikâyet yoksa insanlar ekip biçmeye devam ediyor. Şikayet varsa perişan ediliyor. Öyle ki aynı babanın çocukları aynı tarlayı ortadan bölüşüyor. Şikayet birsine yapılıp, devlet peşine takılırken, diğer kardeş güzelce aynı durumda olan tarlasını ekip biçiyor” dedi.
Kendilerinin deden kalma babalarından kendilerine intikal eden 300 yıldır ekilip biçilen tarlanın 499 metresinin "mera" kaydına alındığı için yıllarca çabaladıklarını belirten Çavdar, kendileri gibi, devlet organlarını keyfi uygulamalarına alet eden bir takım devlet görevlilerinin mağdur edilen, arazisi boş yere yatırılan, ceza davaları ile yıldırılmaya çalışılan onlarca insanın olduğunu ileri sürdü.
Meraların gerçek anlamına kavuşturulması için; mera ile ilişiği olmayan ve büyüklüğü 5 dönümü geçmeyen arazilerin "mera" vasfından çıkarılması gerektiğini dile getiren Necati Çavdar, “böylece kıt kanaat geçinen ve hala üretimde olan köylünün morali bozulmamış, üretime engel olunmamış, devlet görevlileri boş işlerle uğraşmamış, mahkemeler yıllarca süren dava dosyalarına boğulmamış, ilçelere gönderilen stajyer hakimler, savcılar bilemedikleri konuda sıkıntı çekmez ve araştırma inceleme yapmadan tayin dönemi sonuna konuyu sarkıtmaz ya da bilgi, vicdan, kanun yerine mübaşirler elinde oyuncak olup ‘kes-yapıştır’ kararları ile insanları mağdur etmemiş olurlar. Köylüyü ek gelir kapısı görenlerin ve de köydeki hasımların zulmünden köylü kurtarılmış olur. Böylece millet - devlet küslüğü giderilmiş olur” şeklinde açıklamada bulundu.
YETKİLİLER HAREKETE GEÇTİ, MAĞDURİYET GİDERİLDİ
Söz konusu haber, yetkilileri harekete geçirdi. Dönemin milletvekili Salim Uslu’nun da girişimleri üzerine yeniden kadastro çalışması başlatıldı. Kaymakamlığa verilen itiraz dilekçesi ve mahkemeye açılan dava ise mağduriyet yaşayan köylülerden yana sonuçlandı.
Recep Danlı’nın Alaca Kaymakamlığına verdiği itiraz dilekçesi ve Alaca Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava kapsamında yapılan soruşturma ve incelemenin ardından yaşanan mağduriyetin giderilmesi yönünde karar çıktı. Söz konusu karar temyizden onay aldı. Gerekli inceleme, soruşturma ve değerlendirme sonucu; başvurunun kabulüne, mütecavizin mevcut ikinci tecavüz ve müdahalesinin önlenmesine karar verildi.
Ebru Çalık
//////////////////////////////




15 Şubat 2020

YEKBAS da bir ( tarım) Prof, Çavuşun İsmet


Ahimesud Alsancak mahallesi
Alsancak Cad
Alsancak kırtasiyeye 'de bir Yekbaslı

Çevremizde oturan  İçra dairesinde çalışan  Yekbaslı bir hemşehrimiz var
İzmir'den  gelen kayıncosu ile ziyarete geldiler..
Hoş beş yaptık
İbrahim'in hazırladığı kahveyi içerken muhabbet koyulaştı.
Ebemin  akrabası babamgilin dayı diye büyük saygı gösterdiği Sülayman dayıyı andık
Küçükken evlerinde kaldığımı Ali isminde bir oğlu ve kızları olduğunu söyleyince
Ali ağbi çok iyi insandı..
Kanser olup erken yaşta Süleyman dayıdan önce vefat etti dediler.
 eniştemiz olur dedikleri  Süleyman  dayının hanımı Seyran  ebenin değerli bir insan  ve kendilerine de akraba  olduğunu söylediler
Süleyman  dayının damadı Hasan  Gavurgacıdan bahsedince
onlar dört kardeş.
Hasan ve Hüseyin birde köyde  gardaşları var.Diğeri Angara da ama biz küçükken geldiklerinden onu tanımıyoruz dediler..
.........
Köye sık sık gelerek bizde kalan ve benim odada birlikte çok kaldığımız Tavuğun Durmuşu andık
O hala yaşıyor dediler..
Zaten köyde Gelinbacımın cenazesine Süleyman dayının damadı Hasan ve kardeşi Hüseyinle  gelmişti..
.................
bu arada bilmediğim  ilginç şeylerde anlattılar.
Köylerine Rumeli muhacirlerinin gelerek yerleştirildiğini.Sonra da bunların  Bursaya taşındığını.
belki bir kaç aile kalmıştır dediler.

 Yekbas'da bir PROF..
 ÇAVUŞUN İSMET
Muhabbet arasında bir adamdan bahsettiler ki yazmaya değer.
Köyde Çavuşun İSMET diye bilinen kişi, aslen Erzurum gömeni (KAFKAS MUHACİRİ ) diyorlar..l
ve anlatıyorlar..
Çavuşun İsmet, Erzurum işgal edilince (Rusya tarafından) biizm köye gelip yerleşmiş.
daha elektriğin bilinmediği herkesin gazla aydınlatıldığı zamanda onun elektriği vardı.
Öğtermenlerimiz bizi onun eve götürür..
Bakın bu elektrik
Bu lamba..Şöyle çalışır diye anlırdı.
Muhacir İsmet, rüzgarla çaılşan elektrik düzeneği yapmış.. İki katlı evini onunla aydınlatırdı
Galiba muhacir gelirken parayla  zengin gelmiş.
Herkesin yerden toprak damlı evi olduğu zamanda iki katlı evi vardı
Köyde iki katlı tek ev onundu
.........
ekmesi biçmesi tarımla uğraşması da farklı idi..
Kimse de traktör yokken onda  traktör vardı.. Hemde gazla çalışırdı.. Hala o traktör duruyor.
Millet ekini tırpanla biçerken  Çavuşun İsmet de acayip yukardan aşağı dönen bir makina ile biçerdi.
Onun  tarımla  uğraşması çok farklı ve teknik idi.
O işleri çok iyi biliyordu.
Teknik aletlerle tarım yapmayı, tarım tekniğini  geldiği yerde görmüş olmalı.
Hatta galiba tarım  Profösör imiş .Ama işgalden kaçarak biizm köye, Yekbas'a gelmiş..
Çoculalrından biri İşbankası müdürü idi.





13 Ocak 2020

Bekir dayım Ankara şehir hastanesinde

Bekir dayım  Ankara şehir hastanesinde
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, oturuyor

///////////////////////////////////
15 Ocak 2020
Sait'in Sincan da ki evde










07 Ocak 2020

3 Ocak 1932 - Çorum ve Yozgat Kürtlerinin dağıtılmasına dair Mustafa Kemal imzalı kararname.(mustafa Alım'dan)

3 Ocak 1932 - Çorum ve Yozgat Kürtlerinin dağıtılmasına dair Mustafa Kemal imzalı kararname.

27 Aralık 2019

Sıcak hava banyolarının büyük faydaları

Sıcak hava banyolarının büyük faydaları

https://www.thaqafnafsak.com/2018/09/%d8%ad%d9%85%d8%a7%d9%85%d8%a7%d8%aa-%d8%a7%d9%84%d9%83%d8%a7%d9%88%d8%a7-%d8%a7%d9%84%d8%b3%d8%a7%d8%ae%d9%86%d8%a9-%d8%aa%d8%ac%d8%b1%d8%a8%d8%a9-%d8%a8%d9%81%d9%88%d8%a7%d8%a6%d8%af-%d8%b1%d8%a7.html


Bir dağa tırmandıktan sonra deneyebileceğiniz en iyi şeylerden biri Antik ilinde bir macera yapmak ve Kayak Inn'de Tebao Nehri'nin yanındaki yükseltilmiş bir bölgede Kawa sıcak banyolarının bulunduğu Tebao bölgesine gitmek. Geleneksel sıcak banyolardan farklı olan eşsiz bir deneyim, bazıları için çılgın görünebilir, ancak farklı deneyim 1996'da ortaya çıkmasından bu yana birçok turisti yaptı, çünkü gezginlerin özellikle seyahat yapmak için art arda iki gün geçirerek yüksek bir rahatlama dozu almasına yardımcı oluyor. Tibiao, Filipinler'in Batı Visayas bölgesinde Antik ilinde yer almaktadır

Kawa sıcak banyosu nedir?

Antik Tibau eyaletindeki Kawa Sıcak Hamamı, Tibau Nehri'nin tadını çıkarmak veya şelalelerden kaçmak için kürek çekerken karşılaşabileceğiniz kasları ve eklem ağrısını yatıştıran cazibe merkezlerinden biridir ve bu şehirdeki maceracı turistler için tamamlayıcı bir deneyim olarak sunulmaktadır.
Kawa, dökme demirden yapılmış çok büyük bir kase için kullanılan bir terimdir ve su, vücut sıcaklığına uyması için nispeten düşük bir sıcaklıkta ısıtmak için içine yerleştirilir ve turist, ılık su elde etmek için daha fazla su koyabilir veya sadece ısıyı biraz yükseltmek gerekebilir. Sıcaklığın vücudunuz için uygun olmadığını bulduğunuzda, doğrudan kawa'dan atlayabilirsiniz.
Kawa banyoları dağların ortasında ve nehrin yakınında yer aldığından, size rahatlama, heyecan ve heyecan deneyimi yaşatır.Kawa banyolarında kullanılan su kaynak suyudur ve bazı çiçek yaprakları ve zencefil dilimleri yerleştirilir ve kawa kabının çok kalın olduğundan ve cildinizi yakmadığından ve yüzdükten sonra endişelenmeyin Bir nehir veya dağ tırmanışında sıcak bir kawa banyosu gerçekten rahatlatıcı bir banyo. Su yavaşça ısınacak, böylece suda rahat ve rahat hissedeceksiniz ve yaklaşık sıcaklık aralığı 96 derece Fahrenheit - 105 derece Fahrenheit.
Sıcak su banyosunun tadını çıkarırken göz önünde bulundurulması gereken en önemli şeylerden biri, vücudunuzu atlamadan önce kawa'ya yavaşça sokmaktır ve vücut sıcaklığı yavaşça düzenlenir, böylece şoktan muzdarip olmaz ve sıcak kawa banyolarında oturduktan sonra duş almak asla tercih edilmez.
Su sıcaklığı gerekli dereceye ulaştıktan sonra, su buharlaştığında kokulu yapraklar, çiçekler ve bitkiler eklenir, bu da harika bir dekorasyon sağlar ve aynı zamanda sizi bekleyemeyen asidik bir kokuya sahiptir.
Sıcak su vücudu, güzel kırsal manzaraları ve aromatik buharı uyarır.Sıcak kawa suyunu tatmaya karar verirseniz, yağları ve tuzları birlikte tatmanın tadını çıkaracaksınız ve başka iğrenç şeyler de olabilir.

Oraya nasıl gidilir?
Manila'dan Caticlan Aklan şehrinde bir saat 10 dakika süren Godofredo P. Ramos Havaalanı'na uçabilirsiniz ve Antik il arabayla 82,6 km (1 saat 30 dakika) uzaklıktadır.
Iloilo City'den 172 kilometre uzaklıkta bulunan Tibau, şehirden arabayla yaklaşık 3-4 saat sürüyor, böylece Iloilo City yolunda çalışan otomobil ve kamyonları alabiliyorsunuz.
Caticlan şehrinden Tibau bölgesi 93 km uzaklıktadır ve araba ile 2-3 saat sürmektedir.

Sıcak kawa banyolarının faydaları:

Kawa banyoları çok popülerdir, çünkü tıpkı kaplıcalarda yüzmek gibi bir dizi terapötik fayda ve özelliğe sahiptirler: ve evde sıcak bir hamamın faydalarından daha fazlası
 Vücut yorgunluğunu azaltın:
Tibau bölgesindeki bir turist gezisi sırasında yüksek düzeyde stres yaşarsanız, bir adrenalin pompalama aktivitesi olduğu için Kawa spa küvetlerinde rahatlatıcı bir maceranın tadını çıkarabilirsiniz. Sıcak banyo, vücudun stresli kaslarını sakinleştirir ve uzun süre stres ve yorgunluktan muzdarip olan zihni sakinleştirir ve bazen sıcak banyonun tadını çıkardıktan hemen sonra uyumak için çok fazla iten suyun içine bir grup bitki yerleştirilir. Ne Fas banyosu ve faydaları ve nasıl için evde çalışmak?

Vücudu detoksifiye etmek:
Sıcak kawa banyosu detoks çevresinde çok popülerdir, çünkü ılık su vücudun daha rahat hissetmenizi sağlayacak endorfin salgılamasına yardımcı olur. Ilık suya batırıldıktan sonra, kaslar suya eklenen yerel bitki ve çiçeklerin kokusu ile rahatlayacaklardır. Soğuk bir banyonun faydaları vücudunuz için çok önemlidir
 Kaygı ve stresden kurtulma:
Anksiyeteden kurtulmak için uzun süredir kullanılan bazı otlar vardır, bunlar sıcak suya eklenir, örneğin lavanta, zihin rahatlaması sağlar ve böylece vücudun yaşadığı stresi azaltır. Suda lavanta yağları ve banyo tuzları kullanırken, stresi azaltmanıza yardımcı olur. Sorunlarınızın bitmeyeceğini bilmelisiniz, ancak onlarla daha iyi başa çıkabileceksiniz. Vücudu ılık su banyosuna daldırın
 Soğuk algınlığı ve sinüs problemlerini ortadan kaldırın:
Soğuk algınlığı ve sinüs problemleriniz varsa, kawa banyolarında bulunan okaliptüs bitkisi, rahatsız edici soğuk hislerden kurtulmanıza yardımcı olur. Nemlendirici su ve okaliptüsün sinüs geçişleri üzerindeki etkisi böylece serbestçe nefes alabilir.
 Ülser ve kas ağrısının tedavisi:
Vücut toksinleri basit günlük yaşamda saklayabilir ve vücudu sıcak bir kawa banyosuna batırırken ve bu toksinlerden kurtulmak için Epsom tuzları ile banyoya daldığında. Sıcak su, kan akışını iyileştirmek ve kan basıncını düşürmek için kan damarlarını genişletmeye yardımcı olur, böylece kas gevşemesi sağlar ve rahatsız edici ağrıyı ortadan kaldırır.
Cilt problemlerini tedavi etmek:
Kaşıntılı cilt, kuru cilt ve kawa banyolarında banyo yağı kullanmak gibi sorunlarınız varsa, cildinizi nemlendirmeye yardımcı olur. Kuru cildiniz varsa, uzun süre suya ihtiyacınız olmaz, ancak uçucu yağlar cildi besler.

Kan dolaşımını teşvik edin:
Sıcak kawa banyolarında kullanılan su, kalsiyum, sodyum bikarbonat dahil olmak üzere çeşitli farklı mineraller içerir ve sıcak su emerken, bu mineraller cildinize sızar ve dolaşım ve oksijen akışını iyileştirir.
Ağrı kesici:
Kronik kas ağrısı veya artritiniz varsa, ancak sıcak kawa banyolarına batırırken ağrıyı etkili bir şekilde iyileştirebilirsiniz. Bir çalışma, mineral kawa banyolarının ağrı ve kas yorgunluğunu hafiflettiğini, yüzdürmenin yanı sıra eklem desteğini doğal olarak teşvik ettiğini göstermiştir.





https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150095357732700&set=ms.c.eJwzNDA0NTCwNDU2tTAyMzI3MNAzhIuYmxuDRAB9bQb8.bps.&type=3&theater

Fotoğraf açıklaması yok.

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150095358262700&set=ms.c.eJwzNDA0NTCwNDU2tTAyMzI3MNAzhIuYmxuDRAB9bQb8.bps.&type=3&theater

Fotoğraf açıklaması yok.


Hoyrat eller malesef  kitabeyi  SÖKMÜŞ
KIRANlar bahtiyar olur mu ki


13 Eylül 2019

Küçük Hırkada ilk televizyon seyri

Küçük Hırkada ilk televizyon seyri

Yüksekova'dan  izinliyiz fakat artık dönmemek üzere ayrılıyoruz.

Onun için tüm eşyalarımı da getirdim..
İran'dan Tv vs geliyor
Yolda ya da  dağda yakalansa "Kaçak" diye  muamele ediliyordu..
Oysa şehirde serbestçe satılıyordu.
Dileyen istediği kadar alabiliyordu..
Bende bir samsung marka çift  hoporlörlü steryo teyple
Ogeneral markalı 31 ekkran siyah beyaz tv almıştım..
Yüksekova  da  Türkiye televizyonunu  çok zor karlı bir şekilde çekiyordu.
Köye  getirdim oradada öyle.
o zaman köyde elektrik yok..
Tv nin akü girişi var, akü ile çalıştırıyoruz.
Bir cuma  günü 12 Eylül sabahı  DARBE ile uyandık..
....
Radyo Kenan Evren'in Tv den canlı olarak açıklama yapacağı duyuruluyor
Ev de de tv var
Karabekir emmim  ve  bir çok genç gelerek birlikte TV den Kenan Evren'in  Darbe açıklamasını seyreyledik.
Bu küçük Hırka'da ilk tv seyri idi

İlgili resim

08 Eylül 2019

ecel ve ölüm

Ömür, ister uzun isterse kısa olsun
Ahiri; Ecel. Hayırlısıyla son bulsun
Her anımız hayır, İman; yoldaş olsun
Bize RAHMET kılanlara, SELAM olsun


Not:
Bu gün bazı dostlar vefatımızı duymuş/duyurmuşlar...Cümle hayır dua edenlere SELAM olsun
Necati Çavdar
5 Eylül 2019
Fotoğraf açıklaması yok.

Fotoğraf açıklaması yok.